Rotting Christ – Rituals

rituals

Sanıyorum bu biraz sinirli bir kritik olacak. Neden derseniz, buyrun devam edelim. Bir albümden memnuniyetsiz olmak için farklı sebepleriniz olabilir; elbette aynısı benim için de geçerli. Bunlardan bir tanesi karşınızda basbaya kötü yapılmış bir albüm olması olabilir örneğin. Bu durumda sinirlenmeye çok da sebep yoktur muhtemelen, zira belli ki grubun üyeleri ellerinden geleni yapmıştır; fakat olmamıştır. Olabilir. Bir başkası eldeki grubun bambaşka bir yönde müzik yapmaya başlaması olabilir belki, ki bu durumda sinirlenmek artık normal kabul edilen bir durum haline geldi (IN FLAMES diyeyim mi? Demiyorum.). Ben o durumu kabullenmeyi seçtiğim için o da çok rahatsız edicilik içermiyor benim için, o yüzden problem yok.

Peki “Rituals”a, ya da genel olarak ROTTING CHRIST’a neden bu kadar sinirliyim ki? Düşünelim; bundan 14 yıl önce çıkarttıkları “Genesis”i ve şu an karşımızda olan albümü peşpeşe dinledikten sonra grubun müziğinin bambaşka bir yöne gittiğini iddia etmek mümkün değil. ROTTING CHRIST gibi kurucu ikilisi tam 29 yıldır değişmemiş ve 1993’ten beri neredeyse hiç sektirmeden harika albümler çıkartan (bunu açacağım sonra) bir grubun bir anda yaratıcılık damarlarının kesilmesi gibi bir şey de mümkün olmadığına göre, bunu da eleyebiliriz.

Problem şu ki, ROTTING CHRIST müziği sürekli çıkarttıkları “hâlâ iyi” albümlere rağmen, son 10 yıldır sürekli geriye gidiyor. Ve müziğin içindeki yaratıcılığı geriye sürükleyen elementlerin müzik içindeki ağırlığı gittikçe artıyor. Şu anda karşımızda duran “Rituals” en fazla tekrara boğulmuş, mistik ve karanlık olacağım derken sıkıcı ve sakız gibi uzayan hale gelmiş ROTTING CHRIST albümü. Beş dakikalık süresinin yarısını “Hail” şeklindeki ilahivari çınlamalarla geçiren ilk şarkı In Nomine Dei Nostri daha ilk andan ne dinleyeceğimizi önümüze koyuyor zaten. Evet yalnızca beş dakika süren bu “şarkı”, dinlerken 8-9 dakika gibi geliyor, çünkü durmaksızın aynı şeyleri dinliyorsunuz zaten. Gitarlar albümün çoğunda aynı akorları, davulun ritmine eş değerde basmak görevi üstleniyor. King of a Stellar War, Sorrowfull Farewell, If It Ends Tomorrow gibi şarkılar yapmış grubun artık karanlık olacağız ayağına bu kadar repetitif ve kolay işlere kaçması, ağırıma gidiyor. Ha albümün adının hakkını veriyorlar, o konuda şüphe yok!

İşin en canımı sıkan kısmı ise (affınıza sığınarak) bu ayinsel saçmalıklar değil; albümün geri kalanı. Tüm bu tekrarların ve insanın kafasını şişiren ritmik akorların altında, derinlerde hala ROTTING CHRIST’ın yatıyor olması esas canımı sıkan. Grubu uzun süredir takip edenlerin herhangi bir yerde duysa şüpheye yer bırakmadan tanıyacağı, üzerine gotik sos eklenmiş o nefis black metal tonlu gitarlar albümde ara ara kafasını gösterip, bu kristal gibi prodüksiyon ve ses kalitesiyle her şeyin aslında ne kadar iyi olabileceğini kafama vurdukça tüm bu tatsızlığım ikiye katlanıyor. “Genesis”ten beri gittikçe dibe itilen o ROTTING CHRIST özünü bu kadar özlüyor olmak bu albüme bu kadar sinirlendiriyor beni.

Yıllarca burası da dahil olmak üzere birçok platforma yeni dönem IN FLAMES’e (dayanamadım) laf atanlara karşı grubu delice savunduktan sonra böyle bir kritik yazıyor olmam ikiyüzlülük gibi gözüküyor olabilir. Fakat anlatmaya çalıştığım gibi, beni üzen grubun farklı bir yöne gitmesi değil. Aynı yöne gitmeye devam ederken yaratıcılık içeren tüm unsurlarını tek tek geride bırakıyor olması.

Az biraz da objektif olmaya çalışacak olursam, “Rituals” yukarıda sayıp sövdüğüm kadar berbat bir albüm değil. Evet ÇOK fazla tekrar var, evet müzikal yaratıcılık anlamında metal müzik ortalamasının da altında seyrediyor; fakat kendini bir şekilde sonuna kadar da dinletiyor. Az da olsa değindiğim gibi muazzama yakın bir prodüksiyon var ve iyi bir ses sistemiyle dinleyince kendinizi ayin havasının içinde bulmanız hiç de zor değil. Nick Holmes’un misafir vokal olarak katılması da ekstra bir artı puan katıyor elbette.

Netice itibariyle “Rituals” hâlen net bir ROTTING CHRIST albümü, ona şüphe yok. Ama bu yolda devam ederlerse kendi köklerine ait her şeyi geride bırakacakları da maalesef bana kesin gibi geliyor. Ben black metalimi daha çok müzik, daha az ayin olarak almak istiyorum, sizi bilmiyorum.

63/100

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s