King Crimson – Red

kingcrimson_Red.jpg

Bu kritik 26 Nisan 2015’de kaleme alınmıştır.

Çok zor bir işe kalkıştığımın farkındayım. Özellikle sabahleyin siteyi açtığında “Oha Red’i sonunda biri yazmış” deyip heyecanla kritiğe tıklayanların beklentilerini karşılayabilecek bir kritik yazamayacağıma eminim. Bana kalırsa bu albüm öyle bir buçuk sayfalık bir yazıyla da asla anlatılamaz. Yine de böyle bir şaheseri siteye kazandırmak için böylesi zor bir işe el atmaya kararlıyım.

“In the Court of the Crimson King” efsanesi ile başlayan yolculuğun yedinci ve bazıları için son durağı olan “Red”, KING CRIMSON’ın 70lerde yaptığı son albüm olmakla birlikte, grubun kariyerindeki en önemli albümlerden biri niteliğinde. Zaten KING CRIMSON ile ilgili şu zamana kadar okuduğum kritik, yorum, makalelerin tamamında aynı sorun mevcut; hiç kimse KING CRIMSON’ın en önemli albümünü seçemiyor. Tabii ki kişisel yoruma dâhil olan bir durum olduğunun farkındayım ancak, 70’ler ve 80’lerde aktif olan hemen bütün progresif rock gruplarının bir albümü diğerlerinin üstüne çıkabiliyorken, söz konusu KING CRIMSON olduğunda hiçbir şekilde fikir birliği oluşmuyor. Bence bu da KG’yi diğer gruplardan ayırabilen hoş bir özellik. Bana en önemli albümleri sorulacak olsa şu dönem “Red” derim, geçen sene sorsalar tartışmasız “Lizard”  derdim. (acaba “Lizard”ı mı yazsaydım dedim şimdi içimden hatta)

“Red”in bazıları için son durak olduğunu söylemiştim, bunun sebebi 1981’de gelen “Discipline” albümü ile birlikte grubun artık farklı yollarda ilerleyeceğinin sinyalini vermesi. Haliyle bu durum, önceki yedi albümün atmosferini seven kişiler tarafından çok olumlu karşılanmıyor, öyle ki “KING CRIMSON “Red”den sonra tamamen bitti” diyen çok büyük bir kitle mevcut. Tabii ki bu grubun sonraki albümlerdeki başarısını etkilemiyor elbette. Öncesinden sonrasından bahsedip albümün kendisinden bahsetmiyorum farkındayım. Ne diyeyim dostlar siz söyleyin? Böyle bir şaheserden nasıl bahsedeyim?

İlk riffinden son bas partisyonlarına kadar her saniyesi nakış nakış işlenmiş, zamanlar ve boyutlar ötesi bir albüm “Red”. Tarihin en iyi şarkılarından biri olan “Starless” gibi başyapıtı barındıran, bununla da yetinmeyip “One More Red Nightmare” gibi kralına progresiflik tanımını yeniden yaptıracak bir şarkıya sahip olan, “Providence” gibi uçukluğa yardım ve yataklık eden bir albüm “Red”. Çoğu insan için 40 dakikadan çok çok daha fazlası olan, yalnızca ‘müzik’, ‘progresif rock albümü’ gibi etiketlere asla sığmayacak bir albüm “Red”. Bir kritik ne ki, bu albümdeki hissiyatı bir köşeye koyup yalnızca teknikaliteyi anlatmaya bir kitap yazılır. Hissiyat ise onlarca romana ilham konusu olur. Tabi böyle ulvi bir müziği doğru bir şekilde aktarabilecek edebiyata sahip olmayınca, yapabileceğim tek şey fazla fazla övmek oluyor. Benim için “Red”, içeriğinden bahsedilebilecek, bir başkasına “şu albüme bi’ kulak ver, kesin beğenirsin” diye tavsiye edilebilecek bir albüm değil. Progresif rock müziğin en kült albümlerinden birinden bahsediyoruz. Dinlememiş olanın kendi kişisel tercihidir artık.

Tabi KING CRIMSON’dan bahsedip hiç Robert Fripp’den bahsetmemek olmaz. Yaratıcılığın bir sınırının olmadığının adeta yaşayan kanıtıdır Fripp. Kendine has gitar akordları, çalma biçimi, müziğin her biçiminde kendini belli eden eşsiz üslubu ile tam bir üstinsandır. Grubun her şeyi olmakla birlikte, her dönemin en kaliteli müzisyenleriyle çalışıp, şarkıları birlikte yazmıştır. “Red” de böyle kolektif bir çalışmanın ürünüdür. Öyle ki albüme adını veren “Red” şarkısı dışındaki bütün şarkılar, o sıralar gruba dâhil olan John Wetton ve Bill Bruford ile birlikte yazılmıştır. Bununla birlikte birçok konuk müzisyen albümde yer almış ve her şeyin sonunda ortaya, çıktığı günden buna on binlerce insanın hayatını değiştiren, binlerce gruba ilham kaynağı olan, efsaneler efsanesi “Red” çıkmıştır.

Sitedeki kritiklerin son cümlesini okuyup notlarını kontrol edenlere kısaca özetleyeyim; albümü övmek dışında kayda değer hiçbir şey yazmadım. İyisi mi siz okumak yerine albümü açıp dinleyin. Ben de yeni KING CRIMSON albümü için gün saymaya devam edeyim.

100/100

Ozan Turakine

Carnac

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir