Kreator – Krushers of the World
Merhaba.
Son zamanlarda kafamı en çok karıştıran, hakkında ne düşüneceğimi en çok şaşırdığım albüm, Alman thrash metalinin devi Kreator’ın 16. uzun stüdyo marifeti Krushers of the World oldu. Neredeyse 15 gündür günde en az bir defa dinliyorum ve her dinleyişimde biraz daha karışıyor ortalık.

Öncelikle en büyük soru işareti ve belirsizliği, dinlediğim şeyi kategorize etme tarafında yaşıyorum. Bu, bir thrash metal albümünden ziyade bir melodik death metal albümü tınlıyor ve dahası, iyi bir melodik death metal albümü gibi bile tınlamıyor. Ucuz, aşırı cilalı, kök fikirlerin reprodüksiyonundan ibaret basit bir tüketim ürünü gibi tınlıyor. Herkesin parmak bastığı üzere ARCH ENEMY gibi, AMON AMARTH gibi, bazen ACCEPT gibi (bkz. Combatants) kısacası Kreator dışında pek çok şey gibi tınlıyor. Jens Bogren’in kulak dostu olacağım derken ruhsuzlaştırılmış, her gruba aynı şekilde ayar çektiği prodüksiyonu da sağ olsun, hiçbir ayırt edicilik yok gerçekten duyduğunuz şeyde.
Satanic Anarchy adlı garabeti dinlerken War Eternal ve türevlerinin zihinde belirmesi, Loyal to the Grave‘in ilk nakarat sonrasındaki gitarlarında ya bu Almanlar da Cermen’di aslında değil mi diye düşünmemek imkansız gibi. Tamam, Kreator neredeyse 15 yıldır bu tür formülleri, cheesy tabir edilen klişe, ucuz prensipleri büyük bir içtenlikle kucaklayıp konserlerde çalışması garanti fikirlere yönelmekte herhangi bir beis görmüyor; en azından bu esnada Alman thrash coşkusunu, agresifliğini de eksik etmiyordu bestelerde ki biz de çok cart curt edemeden hapır hupur yutuyorduk o hit parçaları. Lakin bugün geldiğimiz noktada Kreator da artık ne olduğunu, ne yapacağını şaşırmış gibi duruyor ve açıkçası dinlediğim şey, diğer her kıstas bir yana, çok samimiyetsiz geliyor kulaklarıma. Hate Über Alles neydi ki Krushers of the World ne olsun diyenler olacaktır bu noktada; vallahi aşırı haklısınız aslında ama işte mesele Kreator gibi ağır bir taş olunca insan umut etmeden, ümitlenmeden duramıyor bazen.
Enerjisi hiç tükenmeyen yüce Ventor’a şükürler olsun ki, insan üstü bir kondisyon ile çaldığı davulları sayesinde bu kara bulutlar dağılıyor bazen. Yıllardır olduğu gibi yine albüm açılışında olabildiğince agresif, hızlı bir parçaya yer verilmiş ve Ventor da Seven Serpents‘tan başlamak üzere her parçada grubu yukarı taşımaya, aslında orada olmayan bir gücü, thrash ateşini açığa çıkarmaya çabalıyor. Tek kelimeden (bu bir eleştiri değil aslında, Kreator bu işi Phobia‘dan beri yapıyor sonuçta) oluşan, sürekli tekrar eden nakaratların altını doldurmak, plagiarism seviyesi tanıdık köprüleri, ben bunu 10 dakika önce de dinlemedim mi ya diyeceğiniz rifleri keskinleştirmek için her şeyi yapıyor. Albümün amasız, fakatsız ve nadir iyi yanlarından biri Ventor şüphesiz.
Pozitif bir özellik mi değil mi emin olamadığım, fakat yazının sanki olumluya giden tarafında bahsetmeye uygun gördüğüm bir diğer konu da yapısı gereği insanın aklına kazınma ihtimalı yüksek bestecilik. Bunu nasıl örneklendirebileceğimden emin değilim, ama bazen boktan ve sentetik olduğunu bile bile McDonalds çeker ya insanın canı, işte onun gibi bir şey. Dinledikçe bir şekilde insanın kanına işliyor bazı parçalar ki zaten amaç tam da bu zaten. Krushers of the World‘ü, cringe hissinden düşüp bayılacak gibi olsam da Satanic Anarchy‘i dinlerken farkına bile varmadan ezberin oturduğunu, eşlik etmeye başladığınızı görüp tıpkı McDonalds burgerini 2. ısırıştan sonra gelen o pişmanlık gibi, ulan ne kalitesiz bir şeye düştük ama bir şekilde de gidiyor işte hissi yaşayabilirsiniz. Anlatabilmişimdir umarım ya. Ne bileyim.
Çok da konuşasım yoktu açıkçası, çünkü hakikaten dinlerken acayip utanmakla birlikte bir yandan da e çok da kötü değil ya, diyorum. Zaten boktan bir his bu, fakat bunu hissettiren Kreator gibi bir dev olunca insanın tadı biraz daha kaçıyor. AŞŞIRI kötü ve cringe sözlere, Deathscream gibi saçmalıklara (1 kişi de çıkıp demedi mi biz niye 4 dakika boyunca Deathscream diye bağırıyoruz abi diye?) girip hem kendi canımı hem sizinkileri daha fazla sıkmayayım. Totalde yine de Hate Über Alles‘ten biraz daha bütüncül, biraz daha dengeli diye 3-5 puan fazla sıkacağım ama Kreator da artık salla başı al maaşı memur zihniyetine bağlamış, devamlı etrafta olsa da pek çoklarında gönül bağını yitirmiş ağabeylerimizden oluşan o uzun listeye eklendi çoktan. Gizli gizli açar dinlerim arada 1-2 şarkısını, dinlerken de ya neden doğru dürüst bir burgerciye gitmedim ki der, kendimi biraz suçlu, biraz da mutsuz hissederim muhtemelen.
63/100


