Kritik

Warfield – With the Old Breed

Merhaba.

DESTRUCTION, WARBRINGER, SODOM gibi isimlerin kalp masajları, SARCATOR gibi yeni yetmelerin heyecanlandıran işleri bir yana, bu yıl thrash metal adına endişe verici bir kıtlık yaşanıyor. Kalite konusu da tartışmaya açık tabii ama nicelik bakımından hakikaten yerlerde sürünüyor bu sene thrash. Kabaca örneklendirmek gerekirse Sputnik listelerinde thrash metal kategorisinde yalnızca 15 albüm listelenmişken tür etiketi konusunda biraz daha geniş takılan RateYourMusic‘te bu sayı 113. Aynı sitede black metal tandanslı, 2025 çıkışlı albüm sayısının 923 olduğunu düşünürsek 2025’in thrash adına pek de verimli geçmediğini söyleyebiliriz herhalde.

Böyle bir ortamda iş biraz da “koyunun olmadığı yerde…” diye başlayan lafa geliyor. Alman thrash temsilcisi WARFIELD‘ın bu sayede öne çıkmayı başardığını düşünüyorum. 2012’de kurulan grup albüm çıkarma konusunda pek de aceleci değil; 2014’te ilk EP, 2018’de ilk albüm ve bu sene de With the Old Breed. Alman ekolünü takip eden, black ve speed metal referanslarıyla serserilik seviyesi yüksek, frontman Johannes Clemens’in Mille Petroza’nın gençliğini anımsatan stili sayesinde çabuk benimsenebilecek ve nostalji puanları toplayabilecek bir thrash çalıyorlar. İlk albüm, bu özellikleriyle thrash camiasında çabuk benimsenmişti ama With the Old Breed‘de biraz daha rafine bir Warfield ile karşı karşıyayız. Prodüksiyon tarafında, Napalm Records transferinin de etkisini olduğunu düşündüğüm bir temizlik, netlik gelmiş gruba.

İlk andan itibaren niyeti belli, old school ruhlu, öyle progresif/teknik mevzulara girmeyen bir thrash var elimizde. Melting Mass ve Apetitive Aggression,, Johannes’in tükürük saçan öfkeli vokalleri ve Matthias Clemens’in hızlı taramalarıyla enerjiyi yükseltirken Tie the Rope gibi parçalar blackened etkileriyle ortamı karartıyor. 7 dakikayı aşan GASP haricinde ortalama 4 dakika süredeki parçalar bu tür için uygun ve yorgunluk, bıkkınlık hissi vermeden akıp gidiyorlar. Fazla tekrar yok, ekstra klişe nakarat kastırmaları yok, ilginç olacağız derken odağı dağıtmak yok; paldır küldür Alman thrash metalinin ortalaması neyse, With the Old Breed‘de de o var. Johannes’in varlığı da, tıpkı diğer Alman devlerinin frontman‘lerinin yaptığı gibi, Warfield’a özgün bir karakter veriyor. Böylece bir retro kopyacılığını aşmayı başarıyorlar.

GASP ise albümün en enteresan parçası olarak biraz farklılık katsa da Warfield’ın düz thrash çalmanın ötesinde pek de bir mahirliğinin olmadığını gösteriyor bence. Biraz black metal, biraz doom, biraz thrash, hatta yer yer senfonik eklemeler derken epik olmak için epey çabalıyor GASP ama sonuç o kadar da görkemli değil. Orta temponun alışageldik thrash fikirleri, çok uzatılmış giriş ve kapanış kısımlarıyla vites düşürüyor bence. Özellikle son dakikasında artık davulcu Dominik Marx’ın ensesine vurasım geliyor bir tane “tamam lan anladık!” diye.

Kısacası With the Old Breed bu sene çıkmamış olsaydı muhtemelen fena değilmiş diyerek bir kenara koyacağım, çok geri dönmeyeceğim bir albüm olacaktı ama 2025’in kurak thrash çöllerinde bir vaha hissi vermeyi becerdiği için ara ara çevirirken buluyorum kendimi. Hal böyle olunca da hakkında bir şeyler karalayıp paylaşmak istedim. Sağda solda 9/10’lar filan gördüm birkaç tane, onu biraz Abdurrahman Çelebi muhabbetine bağlıyorum ama eğer Alman thrash metalininin 30 yıl önceki hallerini seviyorsanız gayet iyi bir alternatif With the Old Breed. Bundan fazlası da değil, abartmayalım.

75/100


Okur puanı:

Ortalama puan 4 / 5. 6

Siteye destek olmak için aşağıdaki düğmeye tıklayıp Patreona göz atabilirsiniz👇
Become a patron at Patreon!

Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.