The Black Dahlia Murder – Servitude
Merhaba.
Mayıs – 2022’de Nocturnal yazısını yazarken içimde bunun benim kalemimden çıkacak son The Black Dahlia Murder (TBDM) yazısı olacağına dair bir düşünce vardı. Ekstrem metalin son 20 yıldaki en düzgün, enerjisi ve metal aşkıyla insanı mest eden karakterlerinden biri olan Trevor Strnad kendi canına kıymış, metal dünyasını yasa boğmuştu. Açıkçası grubun buradan geri döneceğini düşünmüyor, devam etmeyeceklerine inanıyordum ama tabii insan ömrü boyunca o kadar çok hata yapıyor, o kadar defa haksız çıkıyor ki kurucu kadrodan geriye kalan tek eleman konumundaki gitarist Brian Eschbach’in mikrofona geçeceği, 2008-2016 arası TBDM’da pena sallamış Ryan Knight’ın gitar tarafına destek atmak üzere geri geldiği ilanıyla birlikte yola devam kararı alınması, o kadar da şaşırtmadı. Hatta aile büyüğü vefatı sonrası bir çatıda toparlanan aile bireyleri benzetmesi üzerinden içimi ısıtan bir tarafı var, ne yalan söyleyeyim.

Şaşırtıcı olan şeyse ortaya çıkan iş daha çok. Servitude‘un anıya saygısızlık boyutunda bir ticari manevra olmayacağını tahmin ediyordum, fakat gerçek anlamda iyi, kaliteli bir albüm olmasını da beklemiyordum açıkçası. Her şeyden önce odadaki file işaret edip Brian Eschbach’ı konuşalım. Alıştığımız çizginin dışına çok taşmadan, Trevor’ın kendine has kırçıllı, tiz çığlıklarını belli oranda aynalamayı başararak ilk dinlemede yadırganmayacak, antipatik hissettirmeyecek bir temele oturtmuş vokalini. Tanıdığımız o canhıraş çığlıklar, histeri krizleri bildiğimiz The Black Dahlia Murder seviyesinde gerçekten. Öte yandan brutal/scream geçişleri konusunda her zaman belli bir kalite sunabilmiş Trevor’ın daha hacimli, derin brutal geçişlerini taklit etme konusunda pek de mahir değil Brian. Kimi anlarda denemelerde bulunuyor ama tam da o kısımlarda kulaklar Trevor’ı daha bir arıyor. Bu ufak eleştirinin haricinde Brian cidden güçlü, daha da önemlisi doğru bir performansla duyduğumuz şeyin The Black Dahlia Murder olmasını sağlayarak çok kritik bir iş yapmış. Kurucu gitarist olarak hem Trevor Strnad ile 20 yıla yayılan dostluğunu, TBDM ruhunu çok iyi bilmesini de göz önünde bulundurmak lazım tabii. Vokal konusunu kendi içlerinde çözebilmiş olmaları büyük bir şans bu anlamda.
İşin aslı, Trevor’ın yokluğunun yarattığı dev boşluğun nasıl doldurulduğunun tespiti haricinde Servitude hakkında çok da konuşalacak bir şey yok. Her zamanki gibi gitarların odak noktası olduğu, Göteborg menşeli rif anlayışının Amerikan ritimciliğiyle buluştuğu, akrobatik ve agresif bir TBDM albümü bu. Yarım saati biraz aşan ideal süresi, 28 saniyelik An Intermission haricinde ayağı gazdan çekmeyen sert besteleriyle grubu seven herkesi kolaylıkla tatmin edebilecek güçte. Daha maceracı dönemlerin progresif fikirlerini arayanları hoşnut etmeyebilir, ancak içinde bulunulan durumu düşününce Trevor’ın ardından elemanların fazla açılmama, TBDM sınırlarını zorlamama kararını da doğal karşılamak lazım. Cursed Creator gibi daha groovy, görece kaostan biraz daha uzak bestelere yedirilmiş enfes gitar soloları, tekniğin üst noktalara ulaştığı Transcosmic Blueprint‘in fusion numaraları veya favorim olmayı başaran Mammoth’s Hand‘deki detaycı gitar işçilikleri bir kenara, beste anlayışı ve trafik bakımından şaşırtıcı, geri sarıp bir daha kurcalama isteği uyandıracak fikirlerle karşılaşmak pek mümkün değil.
Bunu bir eleştiri gibi de alabilirsiniz ama dediğim gibi, güvenli bir alanda kalmayı tercih etmeleri çok anlaşılabilir bence. Özellikle Trevor’dan uzaklaşmaya çalışsalar, TBDM gibi tınlamayan şeyler çalmaya başlasalar -ben dahil- topa tutulurlardı muhtemelen. Ryan Knight, ARSIS‘ten bir şeyler taşımış ama Brian’ın tarzına yakın takılıyor çoğu zaman. Brian da Trevor’ın sınırlarını terk etmemiş. Şöyle bir bakınca bu adamların hepsi birbirini senelerdir tanıyor ve bu aşinalık, birbirlerinin stillerine yapılan açık göndermelerle de kendini gösteriyor. Öte yandan önden paylaşılan Panic Hysteria veya Evening Ephemeral‘in kaotik hız tutkusundaki fazla tanıdık fikirler, ilerleyen dinlemelerde biraz tadımı kaçırmadı dersem bu yalan olur.
Sanki bir all-star grubu, TBDM tribute albümü yapmış havası var Servitude‘da. Hangi açıdan baktığınıza göre bu durum pozitif veya negatif bir izlenime yol açabilir ama günün sonunda Servitude‘un Trevor Strnad’ın vefatıyla ilişkilendirilmeden değerlendirilme ihtimali yok gibi. Bu bağlamda ben geride kalanların yeterince başarılı bir iş çıkardığını, Trevor’ın anısına saygılı davranıldığını ve 20 küsür senedir grubu takip eden hayranların içlerini rahat ettirecek, katarsise kavuşturacak bir albüm olarak Servitude‘un değerli olduğunu düşünüyorum. Trevor’ın acısı hala yüreğimizde belki ama onu sevenlerin bir araya gelip mirasına sahip çıktıklarını görmek, bu acıyı azaltıyor.
80/100


