Massacre – Resurgence

Merhaba.

Hristiyan anneleri uzun yıllar boyunca huzursuz uykularında tedirgin eden death metal, bir yaşlı cenneti olan Florida’nın Tampa bölgesinden dünyaya yayılırken oradaydı Massacre. 1984’te kurulan topluluk, hiçbir zaman Floridalı o dev isimlerin (OBITUARY, DEATH, MORBID ANGEL…) yanına yaklaşamadı ve istikrarsız, çalkantılı ve zayıf bir kariyer nedeniyle geri planda kaldı ama bu, Massacre’nin death metalin önemli gruplarından biri olduğu gerçeğini değiştirmiyor elbette.

Sayısız kadro değişikliği ve dağılıp geri birleşmenin ardından grubun nihayet yeni bir albüm çıkarabilmesi, olan biteni biraz bilenler için küçük çaplı bir mucize aslında. Death metal vokalistliğinde tüm dünyaya ilham vermiş isimlerden Kam Lee’nin grubun ilk davulcusu Bill Andrews ile yaşadığı dava süreci neredeyse beş senelik bir döneme mal oldu ve onun öncesinde de zaten 1991, 1996 ve 2014 çıkışlı sadece üç albümleri var ki 2014’te çıkan… Neyse. Kısacası bugünlerde kulaklarımıza nüfuz eden Resurgence, hakikaten kelime anlamına uygun olarak Massacre için bir dirilme, canlanma, yerin kat kat dibinden tekrar peydah olma anlamı taşıyor.

Öte yandan eğer bir şey kadim uykusundan uyanıp derin suların dibinden şahlanarak içimizden geçecek ve tüm bu olaylar death metal çerçevesi içerisinde gerçekleşecekse bu genelde Cthulhu olur ki Massacre de H.P. Lovecraft ilhamını hiç gizlemeye çalışmadan Ruins of R’Lyeh‘den Book of the Dead‘e, Into the Far Off-Void‘den Fate of the Elder Gods‘a kadar albümdeki pek çok şarkı ve sözle kendi dirilişini Cthulhu’nunkiyle bir tutan bir anlatı tercih ediyor. Peki Resurgence o kadar görkemli, ürkütücü ve güçlü mü? Kısmen evet.

Öncelikle 1991’de yayımlanmış ve Massacre’yi Massacre yapan From Beyond‘un modernize edilmiş, aşırı planlı ve mekanik bir versiyonunu sunmaya çalışan 2014 çıkışlı Back From Beyond ile Resurgence‘ı karşılaştırmak hiç doğru olmaz; orada MANTAS, Death, SIX FEET UNDER, Obituary gibi dev isimlerde de çalmış iki orjinal Massacre gitaristinin yanlarına farklı bir vokal ve davul alıp grubun adını tekrar parlatmaya çalıştığı ve zerre başarılı olamadığı, piç bir iş vardı. Resurgence ise nihayet grubun haklarını yasal olarak eline alan Kam Lee ve ekibinin kafaca rahatlayışını, elamanların samimiyetini ve aralarındaki organik bağı, death metal sevdasını gözler önüne seriyor.

Bas gitarda daha önce sadece demo günlerinde grupta çalan eski dost Mike Borders, gitarda son yıllarda MEMORIAM‘da yaptıklarıyla gündeme gelen Scott Fairfax ve hepsi daha önce Kam Lee ile çalışmış, death metalin gediklisi birkaç isim ile birlikte Kam Lee nihayet gönlüne göre bir death metal albümü kaydetmeyi başarmış. Elbette 80’lerden gelen, hiç itiş kakışa girmeden direkt kafayı gömerek kavgaya dalan ve Florida death metalinin kurallarını harfiyen yerine getiren bir albüm Resurgence. Orta tempoya yerleşerek sırtını derin brutal vokallere, SLAYER etkili köprülere, ritim akışına ve thrash desteğine yaslamış bu death metali bir kez sevdiyseniz Resurgence‘i de rahatlıkla alır, cebinize koyarsınız. Hele ki Death’in Scream Bloody Gore zamanlarını seviyorsanız hayat size güzel şu anda.

Sansürlü hali bile sakat, uyarmadı demeyin.

Korku ve gore sinemasının garip isimlerinden Jörg Buttgereit göndermeli (Nekromantik filmlerini bilmiyorduysanız şimdiden özür dilerim görecekleriniz için) Return of the Corpsegrinder dışında erken dönem Massacre materyallerinin de ilham kaynağı olan o 80’ler Death havalarını içinize çekebileceğiniz Into the Far Off-Void favori parçalarım. Book of the Dead ise albümün görece hızlı ve thrash ağırlıklı yanlarını görmek için iyi bir seçenek. Solo tarafında ise gitarist Scott Fairfax’ın Memoriam’daki solo anlayışını bilenler, burada onun Slayer/Death arası gidip gelen melodik/kaotik anlayışının ne kadar iyi oturduğunu tahmin ediyorlardır; özellikle albümün daha dramatik parçalarından Whisperer in Darkness‘ta akıyor Scott Bey. Kimsenin kişisel şov çabasında olmadığı belli zaten ama açıkçası Resurgence‘ın bu kadar dengeli çıkmasını hiç beklemiyordum ben. Yine de bir yıldızdan söz edeceksek bunca yılın ardından hala 26-27 yaşındaymış gibi dev bir performans çıkaran vokalist Kam Lee’ye tutmamız lazım spot ışıklarını. 30 sene önceki o Chuck etkili tiz çığlıkları yok tabii (iyi ki de yok bana sorarsanız) ama derin, dengeli bir brutal vokal ile albümü olduğundan kat be kat hacimli kılmış. 55 yaşındayken bu performansını görünce boşa giden yıllarına daha çok üzülüyor insan.

Uzatmayayım, Florida death metali seviyorsanız asla kaçırmayın Resurgence‘ı. Tonları, prodüksiyonu, muhteşem vokali ve akıcı bestelerinin arasına ürkütücü, dramatik anlar eklemeyi ihmal etmemiş sağlam kurgusuyla Massacre’nin kariyerindeki en iyi 2. albüm, ilkinden tam 30 yıl sonra geldi. İkinci bahar için belki çok geç ama eğer Resurgence ayarında albümler gelmeye devam edecekse Massacre için çok önemli bir dönemin başlangıcı olabilir bu. Umarım Kam Lee birkaç albüm daha yürütebilir bu işi.

85/100


Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

2 thoughts on “Massacre – Resurgence

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.