Sodom – Bombenhagel [EP]

Merhaba.

Genesis XIX ile resmen akıl alan ve thrash dersi veren Alman panzeri Sodom, Frank Blackfire’ın dönüşünü ve bu muhteşem albümü ne yazık ki salgına kaptırdı ve istediği kadar turlayamadı. Haliyle hem şirket hem de grup Sodom isminin hafızalardan çıkmaması için (gerçi böyle bir şey mümkün mü bilmiyorum) harekete geçip araya bir EP sıkıştırmak istemiş gibi geliyor bana. Zaten Angelripper da “Hala nefes aldığımızı, etrafınızda olduğumuzu göstermek istedik. Bir yaşam belirtisi bu, hayranlarımıza hayatta olduğumuzu gösteren bir işaret!” şeklinde özetlenebilecek açıklamaları da EP’nin amacını gösteriyor fazlasıyla. Biz de ne yapıyoruz bu durumda? Bombeyi selamlıyoruz tabii ki.

Kayda değer bir farklılık ve yenilik barındırmıyor aslında Bombenhagel. Grubun köklü geçmişine selam durup yeni hayranlara o görkemli günlerin ışıltısını yansıtmak için tekrar kaydettikleri, Persecution Mania‘nın son parçası Bombenhagel ve iki de yeni besteden oluşan, kısa ve net bir EP ile Luftwaffe’nin avcı lideri Jagdgeschwader gibi ansızın bombeyi kafamıza bırakıp uzaklaşıyor Angelripper mangası.

Eh, Teutonic thrash türünün en istikrarlı grubundan (kusura bakma KREATOR; sen bir ara kötü kötü ettin kendini) da bundan başka bir şey beklenmeli miydi, tartışılır. Frank Blackfire’ın çaldığı ilk Sodom albümü ve Bombenhagel‘in Sodom konserlerinin vazgeçilmezlerinden olması dolayısıyla, bir yeniden kayıt fikri açısından parça seçimi enfes. Üstelik kuru kuru yeniden kaydetmekle kalmamışlar; grubun uzun yıllardır birlikte çalıştığı prodüktör Harris Johns’un konuk solosundan tutun da (şarkının orjinal versiyonunda da yine Johns’un konuk solosu var; bunlar böyle küçük tatlışlıklar hayranlar için) birkaç ufak sürpriz ve güncelleme ile yeni bir deneyim sunmayı da başarmışlar. Tecrübe ve barut kokusu, daha ilk parçadan kendini belli ediyor yine.

Diğer iki parça ise EP’nin esas mevzuları. Grubun hardcore punk köklerine selamlar çakmaya devam eden (Bombenhagel ile birlikte) Coup De Grace paldır küldür ilerlerken davul tarafında hayli punk ritimlerle momentumu daha da arttırıyor. İsmi, yaralı veya acı çeken bir canlıyı, merhamet gösterircesine, vurmak olan bir şarkıdan bekleneceği üzere kendi içinde hafif bir umutsuzluk, çaresizlik de barındırıyor ki tadından yenmiyor doğrusu. 60’ına merdiven dayamak üzere olan Tom Angelripper’ın şöyle bol tükürüklü “Coup De Grace!” çığlıkları da ayrıca enfes.

Her zamanki gibi yine kaydın merkezinde Angelripper’ın vokali var ve son parça Pestiferous Posse‘da da hem bas gitar hem de vokaliyle öne çıkıyor Tom Amca. Ortasındaki alçalma ve akışı hiç bozmayan geçiş oyunlarıyla da Sodom’u hala çok fazla şey sunabileceğini kanıtlıyor bir kez daha.

Genesis XIX sonrası hayranlara çağrı ve yaz festivalleri, turneleri için bir davetiye gibi olması planlanan Bombenhagel, amacını fazlasıyla yerine getirebilecek güçte bir çalışma. Angelripper’ın yıllandıkça lezzetlenen leş vokalleri, Blackfire’ın geri dönüşüyle harlanan ateşte daha da kıtır bir hal almış durumda ve bir an evvel sahnede, mümkünse circle pit‘in tam ortasında bir yerlerde, duymak istiyorum bu parçaları. Thrash seviyorsanız EP deyip geçmeyin; Bombenhagel‘e mutlaka kulak verin!

80/100


Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.