Drudkh – Борозна обірвалася (A Furrow Cut Short)

Merhaba. Bazı eski kritiklerimi Metalperver’e yüklememiş olduğumu fark ettim ve bunlardan ikisi de Drudkh’a ait. Eh, kimse fark etmeden bu yazıları siteye eklemektense hazır grubun son albümünü incelerken bol bol eski albümlerden bahsettiğimi de göz önüne alarak bu haftayı biraz Drudkh haftası gibi yapalım istedim. İki kritik de albümün çıktığı hafta içerisinde kaleme alınmış, sıcağı sıcağı fikirlerden oluşuyor. Ben de üstkünkörü bir düzenleme dışında sağını solunu pek kurcalamadım yazıların. Drudkh hayranı olmayanlar için de tamamen boş ve anlamsız bir seri gibi olacak ama thats how I roll, bitches. Neyse, buyursunlar efendim:


Bu kritiğin taslağını bir türlü oturtamadım. Ukrayna’yı yakıp yıkan Dombass Savaşı’ndan bahseden iki paragraf yazıyı silip, marka olmanın ne kadar zor bir şey olduğunu açıklamaya çabaladığım cümlelere geçiş yaptım. Daha sonra bu girişi de beğenmeyip Roman Saenko’nun ne kadar kıymetli bir adam olduğunu anlatmaya başlamıştım ki yine tıkandım ve o yazıyı da sildim. Çoğunlukla bir anlık duygu yoğunluğuyla kritiğini yazmaya başlayan ve bir solukta yazısını sonlandıran biri olarak bir albümün kritiğine dört-beş defa baştan başlamak oldukça canımı sıktığı için artık yazı nereye giderse gitsin durmayacak ve lafımı esirgemeyeceğim.

Aslında bu tıkanmaların ve isteksizliğin ortaya çıkmasının tek ve hiç de kötü olmayan bir sebebi var; Drudkh’un Drudkh olması. Kendini gerçekleştirmeyi başarmış, neyi nasıl yapması gerektiğini artık ezberlemiş bir oluşumu nasıl anlatacağımı, ne anlatıp yazıyı ilgi çekici bir hale getireceğimi bilemedim ve hala da bilemiyorum.

Grubun 10. stüdyo albümü olan A Furrow Cut Short‘un nasıl bir albüm olduğunu açıklama zahmetine girmeyeceğim. Çünkü gerçekten anlamsız geliyor. Drudkh hakkında herhangi bir fikre, tek bir fikre sahip birisi bile bu albümün nasıl bir albüm olduğunu daha ilk saniyelerden anlayabilir. Peki onun yerine ne yazacağım? Onu da bulacağız artık bakalım. Dev bir fanboy olarak biraz yakınacağım sanırım.

Drudkh’un Handful of Stars albümündeki, grupla o albüm aracılığıyla tanışmamış eski hayranların gruba pek de yakıştıramadığı müzikal değişikliklerden bahsedeyim. Son albüm Eternal Turn of the Wheel da benim bu değişimden o kadar da rahatsız olmadığımı, hatta Drudkh’un değişecekse böyle değişmesinin öncemli olduğunu belirtmiştim. Sonrasında ise grubun eski bir hayranı olarak aslında Drudkh’dan beklentilerimin farklı olduğunu kendime itiraf ettiğimi de söylemiş ve bu nedenle müziğin tekrar sert bir tabana oturmasından memnun olduğumu belirtmiştim. Şimdi o laflarımı müsaadenizle bir güzel yutuyorum.

Bir önceki albümdeki sertliği ve tempoyu aynen korumuş Drudkh ve artık üstadı haline geldiği melodi kalıplarıyla da benim diyen grubun yapamayacağı seviyede bir iş yapmış. A Furrow Cut Short‘un grubun 10. stüdyo albümü olduğunu göze alana kadar yukarıdaki bu cümle albümün epey nefis olduğunu müjdeler gibi görünüyor. Fakat dinlerken bana neredeyse hiçbir şey hissettirmeyen ilk Drudkh albümü oldu. Neredeyse kuruluşundan beri grubun takipçisi olduğum için hatanın bende olduğunu düşünüp tekrar tekrar dinledim ama sonuç değişmedi. Her dinleyişte Drudkh being Drudkh demekten kendimi alamadım. Fakat dinleme sayım arttıkça, yine kendi içinde olumlu olabilecek bu değerlendirmenin yanına bazı serzenişler eklenir oldu.

Grubun en önemli silahı, tekrar eden ritm bölümlerin üzerinde yükselen harika pagan-folk melodileri ve parçaların birbiriyle olan uyumundan beslenen harikulade atmosferidi. Bu albümde her şey var; bu dediklerim yok. Drudkh’a dair neredeyse her şey var ama hepsinin yalnızca fikri orada; kendisi yok.

Kötü bir albüm değil. Drudkh’un kötü bir albümü yok zaten. Ancak grubun folk tarafının düğünde içkiyi fazla kaçıran akrabalar temalı kapağın işaret ettiğinden daha ağır basmasını dilerdim. Zira Eternal Turn of the Wheel’ın da tek eksiği buydu. Aynı hataya bir kez daha düşmüşler ne yazık ki. Nature, Folklore, Poetry gibi etkilenimleri olduğunu iddia eden, bu iddiasını defalarca ve defaatla, birbirinden harika albümlerle kanıtlayan bu muhteşem grubun bu kadar kuru ve manevi açıdan etkileyicilikten uzak bir albüm yapmış olmasına gerçekten üzülüyorum.

Eğer Blood In Our Wells veya Estrangement dönemindeki folk tabana ya da Autumn Aurora veya Microcosmos albümlerindeki mükemmel atmosfere yakın bir şeyler yapmaya başlamaz ve bir sonraki albümde de bu şekilde devam ederse Drudkh kendi marka özelliğini yitirecek ve ben bu ihtimalin bu kadar ciddi ciddi ayyuka çıkmış olmasından hiç memnun değilim.

Sen de herkes gibi olma be Drudkh. Ne olur be.

72/100

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.