Summoning – With Doom We Come

Konu SUMMONING gibi fazlasıyla kendisine has bir grup olunca değerlendirme kriterleri de buna ayak uyduruyor ister istemez. Orta Dünya’nın, üstat Tolkien’in devasa yaratımının ruhunu başka herhangi bir müzikal oluşumdan katbekat daha iyi yansıttığına gönülden inandığım SUMMONING alışık olduğumuz müzikal normların birçoğunun bir kenarda kalması anlamına gelen şahsına münhasır yapısı içinde öylesine bir ün edindi ki biraz türler üzeri bir konumda artık. Kimi metal dinleyicilerinin keyif aldıkları sınırların dışında kaldıklarını, ilginç bir şekilde bazıları tarafından aşağı dahi görüldüklerini son zamanlarda tecrübe etmiş olsam da bu açılardan bakacaklar için yazılmıyor bu yazı. Seviyorum kardeşim ben.

“Old Mornings Dawn” ile kendi kendisi için yarattığı zincirlerini az da olsa kıran, ya da en azından esneten, SUMMONING orada daha önce hiç olmadığı kadar temiz tınlıyordu ve aslında özgürdü de öncesine nazaran. Eskiden enikonu zindan müziği havası verirken dönem dönem, o albüm grubun en büyük karakteristiği olan epiklikten ödün vermeden, varlığı parlayıp sönen ihtişamın dozunu açıyordu biraz. Klavye tonlarının biraz modernize edilmesiyle SUMMONING yalnızca nostaljik FRP oyunlarının arka planında çalmaktansa daha öne çıkan bir kimliğine bürünme yolunda adımlar atıyordu.

“With Doom We Come” birçok açıdan “Old Mornings Dawn”un izinden gidiyor, hatta adeta ona bir devam albümü gibi bir görev üstleniyor diyebiliriz. Yaptıkları en etkileyici şarkılardan biri olan Tar-Calion ile açılan albüm SUMMONING’in görev tanımı diyebileceğimiz tek melodi/tek rif üzerinden yürüyen ve ufak değişikliklerle bu ana unsurun tekrarlarının epik veya tarihi enstrümantasyonlar ile zenginleştirilmesi çizgisinin dışına çıkmıyor. Şarkı uzunlukları yine hatırı sayılır derecelerde olduğu için bu formülün iyi sonuçlar vermesi de elbette grup elemanlarının becerilerine fazlasıyla bağımlı. Kendilerini defalarca bu alanda kanıtlamış olan Protector ve Silenius ikilisi “With Doom We Come”da bu konuda yine çeşitli savaş enstrümanlarının (veya onların taklidini yapan daha modern üretimlerin diyelim) yardımıyla eksiksiz bir Orta Dünya kasveti yaratmayı başarıyor.

Tıpkı “Old Mornings Dawn”da olduğu gibi “With Doom We Come” da kendilerinden önceki SUMMONING albümlerine nazaran dikkati üzerlerine çekmeyi biraz daha fazla talep ediyor. O bahsettiğim arka plan müziği titrinden sıyrılıyor gibi hissediyorum grup açıkçası; özellikle albümün sonunu getiren Mirklands ve With Doom I Come ikilisi her ne kadar halen fazlasıyla tekrardan oluşsa ve müzikaliteden ziyade atmosfere sırtını dayamaya devam etse de birçok SUMMONING epikliğinden farklı bir “odaklanın bana” talebi içeriyor diye düşünüyorum. Grubu aşağı gören dinleyicilerin belki de bir şeyleri gözden geçirmesine sebep olabilecek bir yaklaşım haline dönebilir bu.

Tüm bunlar iyi güzel de, üç aşağı beş yukarı aynı çizgide olduğu “Old Mornings Dawn” kadar vurucu olduğunu düşünmüyorum açıkçası SUMMONING’in bu sekizinci albümünün. Grup ile ilgili her şey yerli yerinde, şarkılar tek tek bakınca (belki bir iki istisna hariç) gayet en üst kalitedeler; ancak albümün geneli grubun bana evvelden sık sık verdiği tüyler ürpertici ihtişamı yansıtmakta tümüyle başarılı olamıyor. Prodüksiyonun bir şekilde bunda bir etkisi olduğunu düşünmeden de edemiyorum; tamam hiçbir zaman öyle kulaklarımızı şenlendiren, dibindeki taşların bile apaçık seçildiği bir akarsu berraklığında bir tınısı olmadı SUMMONING’in ama gerektiğinde enstrümanların büyümesini sağlayan, atmosferin yalnız hoparlörden ya da kulaklıklardan bize ulaşan ses dalgalarında değil de dört bir yanımızda hayat bulmasını sağlayan o devasalık hissinin müsebbibi güzellikler vardı. Bu defa ise en vurucu olması gerektiğini hissettiğimiz anlar bile bazı yönlerden eksikmiş gibi geliyor. Ya da belki ben sık sık yaptığım gibi olmayacak bir şeye çok fazla anlam yüklüyorum, ne bileyim.

Son kelamda belirtmek isterim ki SUMMONING albüm çıkartsın diye bekleşen kitleden biriyseniz tatmin olacaksınız, ona şüphe yok; ancak “Old Mornings Dawn” sonrası benim gibi beklentileriniz tavanda geziniyordu ise belki ağzınızda azıcık sası tatlar kalabilir. Daha önce SUMMONING sevmeyenlerdenseniz ise belki de gruba yeni bir şans verme vaktiniz gelmiştir. Bir anda aşık olacak değilsiniz gruba elbette; ve fakat bakarsınız sizi şaşırtacak bir şeyler bulabilirsiniz.

80/100

Ertuğrul Bircan Çopur

Doydum ama aç gözlülükten yiyorum.

Summoning – With Doom We Come” için 2 yorum

  • 15 Ocak 2018 tarihinde, saat 21:07
    Permalink

    Bu albüm benim tüm beklentilerimi karşıladı. Karşılamakla kalmadı, üstüne de çıktı. Sizden veya Korhan Tok’tan en çok beklediğim kritiklerden biriydi ama 80/100 beni şaşırttı. Keza ayılıp bayılmanızı, ”lan napmış oğlum bunlar” minvalinde bir kritikle geleceğinizi düşünüyordum 🙂
    Kendi düşüncem, efsaneleşecek bir albüm beklemezken tam tersini bulduğumuz şeklinde. Silvertine, Carcharoth ve özellikle With Doom I Come çıtayı arşa koymuş.
    Bu iki adama müzikal dehalarından, geçmişteki diğer projelerinden ve konuk oldukları/görev üstlendikleri diğer grupların işlerinden dolayı zaten hayrandım bir de üstüne bu yaşta bile hala bu tutkuyu gördüm ya…

    Yanıtla
    • 15 Ocak 2018 tarihinde, saat 21:35
      Permalink

      Eheh, ya inan ki öyle bir kritik yazacak kadar sevme ümidiyle açtım ben de albümü ama olmadı. Muazzam şarkılar var yine elbette, o konuda katılıyorum ama toplamı beklediğim kadar coşturamadı beni.

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir