Klasik Bir Cumartesi: Suicidal Tendencies – Lights…Camera…Revolution

Merhaba.

Suicidal Tendencies, dinlediğim on beş – yirmi gruba benzemeyen diğer her şeyi çöp olarak nitelendirdiğim sivilceli zamanlarımda tanışıp bir kenara attığım ve uzun yıllar bir türlü geri dönemediğim bir isim. Sonradan dönüp baktığında farkına varabiliyor insan ancak; ergenlik gerçekten de insanlığın vebası.

Ergenlik demişken, 17 yaşındaki Mike Muir tarafından kurulan Suicidal Tendencies, dünyanın crossover thrash türünü tanımasında en önemli role sahip isimlerden biri. Grubun kendi adını taşıyan 1983 çıkışlı ilk albümünde yer alan Institutionalized ve I Shot the Devil (ki esas ismi dönemin Amerikan Başkanı Reagen’a ithafen I Shot the Reagen; yuh) bir sürü gruba ilham vermiş şarkılar.

Fakat Suicidal Tendencies, Mike Muir’in tükenmeyen enerjisiyle bir şekilde yoluna devam etse de sıkça dağılmanın eşiğine gelen, defalarca eleman değiştirmek zorunda kalmış bir isim ve onlar için istikrardan söz etmek pek mümkün değil. Yine de inişli çıkışlı diskografileri içerisinde bazı cevherler var ki hardcore punk ve crossover thrash gibi türleri sevenler için baş ucunda durması gereken işler kesinlikle ve 1990 çıkışlı Lights…Camera…Revolution, bu cevherler arasındaki en ışıltılı, en göz alıcı olanı.

Çalkantılı kadrosunun en güçlü olduğu albüm olması bir yana, barındırdığı çeşitlilik ile de o döneme kadar yayımlanan diğer Suicidal Tendencies albümlerinden sıyrılıyor Lights…Camera…Revolution. Grup daha keskin bir thrash metal anlayışı benimsemiş gibi görünse dahi kimi şarkılardaki progresif tatlar, 2003’ten beri METALLICA‘da çalan Robert Trujillo’nun funk sosu kattığı bas gitarının yadsınamaz varlığı ve Mike Clark – Rocky George ikilisinin müthiş uyumlu gitarları, albümü erişmesi zor bir seviyeye çıkarıyor. Bir de tabii hak ettiği değeri pek görmeyen davulculardan Ralph J. Herrera’nın dinamik davulları var ki peyniri sonsuza uzayan Susurluk tostu gibi bir şeye dönüştürüyor albümü Herrera.

Mike Muir’in vokal performansı ve karakteri, grubu muadillerinden ayıran en önemli etken şüphesiz ve bu albümde de henüz ilk şarkı You Can’t Bring Me Down‘dan, özellikle son bölümlerinde, karakterini ortaya koyuyor Muir. Müzikal açıdan hardcore tarafı törpülense de Mike’ın vokallerinde hala o kontrolsüzlüğü, umursamazlığı duymak mümkün. Zaten Parents Music Resource Center (PMRC) düşmanlığını bir nişan gibi göğsünde taşıyor Muir her zaman, haha. Trujillo’nun atipik basları, Muir’in saf enerjiyle beslenen sapık vokali derken Light…Camera…Revolution, iyi bir thrash albümü olmanın çok ötesine geçmeyi başarıyor. Şarkı yapılarındaki değişkenliklere rağmen grubun gazı hiç kaçmıyor ve tutkusunu bir an bile kaybetmiyor üstelik. Ne kadar abuk şeyler denerlerse denesinler, hala kafa sallatıp tepindiriyor Suicidal Tendencies. Bu arada Send Me Your Money‘de şu ikilinin performansına bir baksanıza:

Tabii yanlış anlaşılmasın; Get Whacked‘in hafif MOTÖRHEAD hissi ve Send Me Your Money‘nin hiciv dolu yapısı bir yana, albümün ikinci yarısında thrash vanasını da epey açıyor grup. Özellikle Emotion No. 13‘ün enfes solosunu (sololarını?), Go’n Breakdown‘un ders veren garip gitarlarını dinlemek müthiş bir keyif. Yine de Lights…Camera…Revolution için bir thrash klasiği demek doğru değil ve düz thrash beklentisiyle dinlenildiğinde rahatça burun kıvrılabilir ki müthiş bir albümden mahrum bırakmış olursunuz kendinizi. Tadını çıkarabilmek için biraz daha genişten almak lazım ölçeği, diyelim.

Geç keşfettiğim ve aslına bakarsanız hala tam manasıyla hakim olduğumu düşünmediğim Suicial Tendencies’in en acayip albümü bence Lights…Camera…Revolution ve iyi bir müzik tutkunun cebinde durması gereken albümlerden biri kesinlikle. Alışagelmişin dışında bir lezzet, çiğ görünmesine rağmen konusuna çok hakim çatlak bir ekip; bu Suicidal Tendencies.

100/100


Hey! Yazıyla ilgili düşüncelerinizi yorumlara girmeyi unutmayın lütfen. Metalperver’de olan bitenin bir takdiri hak ettiğini düşünüyor, içeriğinin katlanarak zenginleşmesini arzu ediyorsanız PATREON üzerinden Metalperver’e destek olabilirsiniz. Okuduğunuz için teşekkürler.

Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

3 thoughts on “Klasik Bir Cumartesi: Suicidal Tendencies – Lights…Camera…Revolution

  • 1 Eylül 2019 tarihinde, saat 04:01
    Permalink

    Harbi çok güzel albüm. Grubun son kadrosunda Dave Lombardo da var. Kendisi Kübalı olduğu için elemanları kısa süre önce buraya getirdi (Kerry King ve Tom Araya’nın öyle bedava konserlerle işi olmaz tabii) ve ben de Havana konserlerine eşlik ederek metal konseri denen şeyi hatırlamış oldum. Bir diğer Kübalı Paul Masvidal de gelip Cynic şarkıları çalsa hiç fena olmaz!!

    Yanıtla
    • 3 Eylül 2019 tarihinde, saat 19:26
      Permalink

      Harbiden şu anda Ben Weinman, Dave Lombardo ve Mike Muir aynı grupta.

      Ben Weinman demişken şöyle de bir olay var, ilgilisi varsa yabancıya gitmesin. Dillinger’in son konserinde kullandığı gitarı çekilişle veriyor. Ben de katıldım.

      https://app.viralsweep.com/sweeps/full/b88184-55995&framed=1

      Yalnız gitarın güzelliği…

      Yanıtla
  • 16 Nisan 2020 tarihinde, saat 15:00
    Permalink

    12-13 yaşlarında çekme bir kaset ile tanıştığım bu grup ve albümü A-B yüzleri hatalı şekilde çekilmesi sebebiyle Get Whacked’i ilk Give it Revolution’ı son şarkı sanıyordum. 32-33 yaşında hala ortasından başlatarak aynı headbang enerjisi ile dinliyorum.

    Yanıtla

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.