Vishal Naidu – Fragments of Serenity

Merhaba.

2020 çıkışlı Circadian adlı EP çalışmasıyla piyasaya atılan Hint müzisyen Vishal Naidu ile birlikteyiz bugün. Post-rock bestelerinden oluşan kısa EP çalışmasındaki fikirleri sevmiş, fakat biraz kısa ve aceleye gelmiş bir iş gibi hissetmiş, Vishal Naidu adını takip listeme alıp hayatıma devam etmiştim. Beklemediğim bir şekilde tarz değişikliğine giden Naidu, akustik gitar odağında bir neofolk albümüyle olumlu anlamda şaşırttı ve çok sevmeme rağmen uzun süredir yeni eserlerini kurcalamadığım bir türe tekrar dönmemi sağladı adeta.

Bu teknoloji distopyasından, kaotik yaşam akışından uzaklaşıp sakin kafayla yüzünü doğaya dönebilmek bir meditasyon, bir çeşit terapi artık ve Fragments of Serenity, akustik gitarın dinlendirici, sakinleştirici melodilerinin yanına doğal sesler ekleyen, insana huzur veren pozitif bir albüm olarak hem hayat koşturmacasının hem de bam-güm ekstrem metalciliğin stresine ufak bir ara verip soluklanmamı sağladı. Elbette doğası gereği bu müziğin buruk, melankolik bir tarafı da var ama Naidu’nun besteciliği negatif duyguları bastırarak nostaljik bir geçmiş özlemi haricinde yıpratıcı bir ruh raline girilmesini engelliyor; böylece bu terapi seansı geçmişin hayaletleriyle dövüşülen yorucu bir süreçten ziyade çok daha barışçıl ve dingin geçiyor.

Nasıl ki doğada vakit geçirdikçe unutulmuş bir geçmişe ait anıların küçük parçalarını soluyormuş gibi hissederse insan, Fragments of Serenity‘deki parçalar da sık ağaçların arasında çoktan kaybolup gitmiş hikayelerin, hayat kırıntılarının fısıltılarını taşıyor kulaklara. Sakin bir yağmurun arındırıcı etkisiyle kaosu iyileştiren bir dinginlik hali ve doğanın birbirine uyumlu parçalardan oluşan çarklarının sonsuz döngüsünün hipnotik etkisi, 36-37 dakikalık albümü fazlasıyla akıcı kılıyor.

Atmosfer oluşturma konusunda rahatlıkla AGALLOCH, VALI gibi isimlerle karşılaştırabiliriz Vishal Naidu’yu. Organik, canlı prodüksiyonun da etkisi sayesinde ulu, yaşlı bir ormanın tüm katmanlarını tuvale ekleyip zengin bir manzara çiziyor. Gitarındaki kaymaları, vuruşları hissedebiliyor olmanın verdiği sıcaklık bir yana, Whisper of Trees gibi parçalarda hakikaten de ağacın, o ağacın dalındaki kuşun sesi de müziğe karışıveriyor. Finali yapan iki bölümlük In Her Disarray (Fragmented ve Healing şeklinde iki kısımdan oluşuyor) ise, direksiyonu ele geçiren piyano ve keman sayesinde albüme zenginlik katıyor. Vishal Naidu’ya eşlik eden (Enchanted Creek, In Her Disarray II ve Thurnin (Distand Lands) parçalarında beste katkısı vermiş) Aditya Ramesh de elde edilmek istenilen atmosferi çok iyi anlamış görünüyor.

Türün en iyilerinden biri olarak değerlendirememin ve puan kırmamın sebebiyse baştan sona çok akıcı ve rahatlatıcı olsa da tekil olarak parçaların vuruculuk bakımından bir tık düşük kalması. Harika pasajlar ve Whisper of Trees gibi biraz tekrarla hafızaya yerleşen melodiler barındırmasına rağmen şöyle insanı ruhen zirveye taşıyacak, albüm veya parça içerisinde bir katarsis/epifani/climax yaşatacak anların eksikliğini hissediyorum açıkçası. Tabii bu kadar bütünün atmosferine odaklı bir işte bunun olması normal. O da olsa Vishal Naidu’yu rahatlıkla türün dev isimlerinin yanına yazardım.

Fragments of Serenity, dinginliğe ulaşan bir yola küçük taşlar döşeyerek neofolk türünde Hindistan bayrağını da göndere çekmeyi başarmış. Vishal Naidu bundan sonra bu türde mi devam eder, yoksa yine farklı türlerde işlerle mi karşımıza çıkar bilmiyorum ama zaten icracısı pek bulunmayan bir türde bu kadar başarılı bir albüm yapmışken elini çekmez umaırm hemen. Ben de denk gelmişken tanıtmak, üzerine bir şeyler karalamak istedim. Türe ilginiz varsa mutlaka bir göz atın derim. Hatta direkt Bandcamp‘e yönlendirmiş olayım, isteyen desteğini de göstersin Naidu’ya.

85/100


Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

One thought on “Vishal Naidu – Fragments of Serenity

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.