Killer Be Killed – Reluctant Hero

Merhaba.

Tarihin en kaliteli, en özgün death/thrash albümlerinden Arise‘ı ve SEPULTURA‘yı bilmeyen yoktur herhalde. Peki son yirmi senenin açık ara en büyük metal fenomenlerinden biri olan MASTODON‘u, onların Leviathan‘ını? Crack the Skye‘ını? Demek onları da biliyorsunuz… Ya CONVERGE‘e ne demeli? Tarihin en iyi metalcore albümlerinden birine imza atan (Jane Doe), birkaç yıl önce yine muazzam bir albümle kendi sınırlarını daha da genişleten Converge’ü? Eh, onu biliyorsanız zaten THE DILLINGER ESCAPE PLAN adındaki büyük manyaklığı, mathcore efsanesini de biliyor olmalısınız. Siz de her şeyi biliyorsunuz kardeşim, nasıl olacak bu iş?

Neyse, bugün konuşacağımız Killer Be Killed, yukarıda saydığım efsanevi gruplarda yer almış, kimi çoktan efsane statüsüne ulaşmış, kimi de yakın gelecekte muhtemelen efsaneleşecek müzisyenlerden kurulu bir süper grup. Sağ tarafta gördüğünüz dört müzisyen yan yana geldiklerinde zemin bu dörtlünün kolektif billur ağırlığını (bu sitede bunu da dedim ya, daha artık ne olacaksa olsun) kaldırmakta zorlandığı için, kamu yararını düşünerek nadiren bir araya geliyorlar ama geldiklerinde de ortaya enfes (bakınız 2014 çıkışlı Killer Be Killed) işler çıkıyor gerçekten. Haliyle 2020’de yeni albüm yapacaklarını duyurduklarından beri bu yazıyı yazacağım anı bekliyordum ve nihayet Reluctant Hero‘yu evirip çevirip her detayını kurcalayıp bilgisayarımın başına oturmuş durumdayım.

Alternatif ağacının metalcore/groove dalına tünemiş durumda Killer Be Killed ve haliyle hem vokale hem de ritme, devinime önem veren bir müzik yapıyor. En büyük silahı ise dört kişilik kadrosunda üç tane vokal barındırması. Troy Sanders, Greg Puciato ve Max Cavalera üçlüsü, müziğin gidişatına göre mikrofonu ele geçirip şarkıları bambaşka atmosferlere sokabiliyorlar. Sırf bu özelliğiyle bile Killer Be Killed müziğinin dinlenebilirliği çok yüksek. İki gitarda Max – Greg, basta Troy ve davulda da Ben Koller’le zaten diğer enstrümanların işçiliği açısından da kusursuza yakın durumdalar.

Tabii yaptıkları müziğin türünü ve grubun iç dinamiklerini düşününce Killer Be Killed’ın dünyanın en büyük heavy metal grubu olmak üzere yola çıkmadığı, dünyayı değiştirmek gibi bir amaç taşımadığı anlaşılıyor hemen. Dört yetenekli ve belli ki iyi anlaşan müzisyen kafasına göre takılıyor gibi daha çok. Zaten neredeyse on sene önce kurulmasına rağmen daha ikinci albümü anca yaptılar. Hal böyle olunca da mesele daha çok kendi aralarındaki eğlencenin, beyin fırtınasının ve yaratıcı heyecanın müziğe ne kadar iyi yansıyabildiğine geliyor. Bu noktada da Reluctant Hero‘nun kötü bir albüm olduğunu söylemek çok zor.

Reluctant Hero‘nun doğal hissettiren, zahmetsiz rahat bir havası var. Dördü de kendini defalarca kanıtlamış, müzisyenlikleri tartışılmayacak isimler ama bir takım gibi çalışıp birbirlerinden rol çalmadan, homojen bir albüm yazmayı başarmışlar. Zaten kurulduğu günden beri Killer Be Killed’in en ilham verici tarafı bu benim için. Tıpkı ilk albümlerindeki büyük hit Wings of Feathers & Wax‘in ilham aldığı Yunan mitolojik hikayesinde olduğu gibi (Icarus, babasının tavsiyesine uymayıp çok yüksekten uçunca güneş yapay kanatlarındaki tüyleri bir arada tutan bal mumunu eritiyor ve Icarus yerçekimiyle tanışıyor) hiçbir eleman yüksekten uçup gereksiz risk almıyor. Kendi gruplarında tutmuş, çalışan formülleri burada birbirlerine dayatmaya çalışmıyorlar belli ki. O yüzden de Sepultura, TDEP, Mastodon ve Converge gibi isimlerin ihtişamına yaklaşamıyor belki Killer Be Killed ama zaten amaç da bu değil. Herkes iyi yaptığı şeyi yapıp yeri geldiğinde sahneyi arkadaşına bırakabiliyor ve toplam yetenek/yaratıclılık seviyesi çok yukarıda olduğu için de her şarkının her unsuru, her kısmı mis gibi müzisyenlik kokuyor.

Elbette Ben Koller’in masaya sunduğuna emin olduğum (Converge / ALL PIGS MUST DIE arası, bir dakikalık bir çirkinlik) Animus’ta olduğu gibi elemanların kendi köklerini açığa çıkaran besteler yok değil ama (ki onun ortasında da çok net Sepultura selamı çakıyor Ben Koller) her parçada özellikle üç frontman de kendi tarzını hiç de zorlama hissi vermeden parçaya yansıtabilecek alan buluyor bir şekilde. An oluyor Puciato punk-rock ve hardcore haykırışlarıyla tansiyonu yükseltiyor; Max ansızın dellenip Filthy Vagabond‘da yaptığı gibi olayı neredeyse beauty&beast seviyesine çıkarak kadar böğürmeye başlıyor; Troy Sanders ise ağır kapanış Reluctant Hero‘da olduğu gibi istediği anda konuyu daha rock veya sludge taraflara çekip havayı değiştiriyor… Lükse bakın yahu. Akılda kalıcılık / radyo dostluğu taraflarıyla bam-güm metalcilik arasındaki dengeyi de çok iyi yakaladıkları için her kesime hitap eden, rahat rahat dinlenen mis gibi bir albüme dönüşüyor Reluctant Hero.

Aşırı metal olsun, insana antikor testi yapıp kan alsın istiyorsanız Reluctant Hero o kadar da saldırgan bir metal albümü değil. Hatta zaman zaman çok daha rock tabanlı yerlere kaymaktan hiç çekinmiyor. Sivrildiği Animus, Filthy Vagabond, Comfort from Nothing gibi parçalarda bile keskinliği can alıcı düzeylere çıkmıyor ve belki de en büyük eleştiri dayanağı bu yumuşaklığı olabilir. O noktada da zaten elimin altında milyonlarca alternatif varken (ki büyük bir kısmını da bu adamlar yaptılar zaten haha) Killer Be Killed niye cam çerçeve indirmiyor diye hayıflanmıyorum ben açıkçası. Yine de albümü kapatmak için ne kadar bu kadar ağır, neden bu kadar yavaş bir şarkı seçmişler emin değilim. İyi bir tercih değil bu kadar düşük bir noktada sonlandırmak bence. Altı dakika bir de. Herhalde bir daha hayatta açıp dinlemem, haha.

Biraz ısırganlık, biraz da arkasındaki isimlerin hayal ettirdiği düzeyde bir akrobasi veya ekstra bir şov eksikliği (ne demek bu tam bilmiyorum ama anlarsınız bence beni) ve hiç doğru bulmadığım kapanışı haricinde Reluctant Hero gayet keyifli. Bu isimlerin yaptıkları şeyleri seviyorsanız, hele ki Sanders-Cavalera-Puciato üçlüsünün vokallerini beğeniyorsanız gözü kapalı dalın derim. Konuya yabancı olanlara da aynı rahatlıkla tavsiye edebilirim hattai çünkü kimsenin kulağına batmayacağını ve sert müziğe biraz olsun alışkın herkesi belirli ölçüde memnun edeceğini düşünüyorum. Fakat ilk paragraftaki bağlantılara tıklamayı, bu dört ustanın önemli işlerini de kurcalamayı ihmal etmeyin tabii.

81/100


Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

One thought on “Killer Be Killed – Reluctant Hero

  • 10 Eylül 2021 tarihinde, saat 10:20
    Permalink

    Yine bu albüme sardım. Ufak bir sinyalden (gitarın feedback sesi, hıyaaaa nidası) sonra Greg’in dümeni devraldığı kısımlara bitiyorum.

    Yanıtla

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.