Car Bomb – Mordial

Merhaba.

2016’da yayımlanan ve grubun bilinirliğini kat be kat artıran, mathcore denilen hadisenin en olgun meyvelerinden Meta‘yı dinlediğimden beri Car Bomb’a saygım ve hatırı sayılır bir sevgim söz konusu. New Yorklu grubun ritim kalıplarına başkaldırıp kafa açan, aynı zamanda da gaddarlıktan, metal olmaktan ödün vermeyen müziğiyle türü içinde önemli bir albümdü Meta.

Haliyle grubun yeni albümü Mordial öncesinde beklentiler yüksekti ama daha albümün çıkmasına bir hafta varken pek çok mecrada Yılın Albümü olarak lanse edilmesi, üstün Alman teknolojisiymiş gibi değerlendirilmesi biraz çekinmeme neden oldu ve Ekim ayı sonunda yayımlanan Mordial‘ı biraz demlenmeye bırakmak istedim. Hayli vakit geçtiğine, ortalık yatıştığına göre bir bakalım neymiş bu Mordial‘ın olayı.

Dinlediği müzik ile belirli bir ruh halinin izdüşümlerini yaşamak, kendini ritme kaptırıp kafasının içinde klipler çekmek, müzikle ruhunu beslemek isteyenlere pek hitap etmiyor Mordial. Grubun devamlı dalgalandırdığı tempo, birbiriyle pek de alakası olmayan kısımlardan oluşan, haliyle bütünlük hissi taşımayan besteler ve djent ile mathcore harmanı abuk bir müzik bu. Elbette arada temiz vokalli melodik nakaratlar veya kafa sallamak için önce oturup matematik hesapları yapmanızı gerektirmeyecek kadar bilindik sularda gezen ritimler yok değil. Ancak müziği bir deney sahası olarak gören, zorlayıcı şeylerden hoşlanan çılgınlar çok daha fazla keyif alacaklardır Mordial‘dan; orası da kesin.

THE DILLINGER ESCAPE PLAN ve MESHUGGAH‘ın biraz tuhaf, yabani, eve akraba geldi mi altına işeyecek bile olsa odasından çıkmayan çocuğu Car Bomb’un Meta ile geldiği seviyeden düşmeden devam ettiği, Fade Out‘un ilk anlarından itibaren anlaşılıyor. En çok Dissect Yourself’te suyu çıksa da albümün sağında solunda denk geleceğiniz ucuz bilim-kurgu filmlerinin ses efektlerini aratmayan lazer ışını sesleri gruba ilginç bir hava katıyor. Elliot Hoffman’ın yahu kaç sayıyor bu herif, dedirten sapkın davul&perküsyon işçiliği ise gerçekten müthiş. Her şarkıyı oturup defalarca dinleyebilirsiniz sadece Elliot’a odaklanarak. Grup ise bolca Meshuggah ilhamının yanında bir şarkıda (Blackened Battery) METALLICA‘yı merkeze oturtup müthiş eğlenceli şeyler çalarken ötekinde tremolo gitarlar ve atmosferik seslerle karanlık yerlere (Eyecide) gidebiliyor. Tabii bu dengesizlik de eğer aradığınız şey buysa Mordial‘ı deliliği yücelten enfes bir albüme çeviriyor.

Buna karşın Mordial‘ın kağıt üzerindeki bu hayli kaotik hali, türe kulağı alışkın olanların yutmayacağı türden bir konfor alanına konumlanmış gibi ve aslında Mordial, türün kalıplarını doğru kullanıp araya da sürpriz unsuru olarak birkaç fantastik şey yedirmiş, bunları da kendini çok yüksekten satmadan sunan bir eser ve kafa karıştırıcı, zor, garip bir müzik barındırsa da aslında yeni, taze bir şey içermediğini söylemek şart.Yukarıda örneğini verdiğim gibi ufak detaylar ve müthiş müzisyenlik insanı şaşırtsa da genel anlamda aboo neler oliy, dedirtmedi pek.

İçerdiği hardcore ve djent unsurları sayesinde saf mathcore gibi görülebilir mi emin değilim ve bu tür hala ölü mü yoksa Car Bomb ve diğerleri diriltti mi bilmiyorum ama Meshuggah ve TDEP’i kendine rehber edinmiş bir grubun, eğer yeterli müzikal donanıma sahipse amacı doğrultusunda yanlış bir iş yapması zor ve Mordial da rüştünü ispat etmiş Car Bomb’un güçlü, etkileyici albümlerinden biri. Türe yakınlık seviyenize göre 5-6 puan daha ekleyip çıkarabilirsiniz o yüzden.

80/100

Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.