Voidhanger – Dark Days of the Soul

Merhaba.

Canımın içi, biriciğim AURA NOIR‘in yeni albüm hazırlığı içerisinde olduğunu öğrendiğim günden beri, aksi düşünülemez bir biçimde kendimi yeniden black/thrash metal belasının pasaklı, ter, bira ve sidik kokan kollarına bıraktım bu aralar. Aura Noir’in yeni albümüne neredeyse on günden az bir zaman kalmışken gazımı, enerjimi atacağım harika bir alan sundu Voidhanger da bana, sağ olsun var olsun.

Polonya’nın kült sayılabilecek isimlerinden INFERNAL WAR’dan iki eleman barındıran üç kişilik Voidhanger, 2010 yılından beri aktif ve Dark Days of the Soul, insanlığa savaş açmış bu gaddar grubun beş senelik bir aranın ardından yayınladığı üçüncü uzunçaları.

Henüz ilk saniyeden başlayan punk etkili black/thrash metal taarruzu, albümün son saniyesine kadar nefes almaya müsaade etmeyen bir coşku seli eşliğinde devam ediyor. Türün takipçilerinin tahmin edebileceği üzere blast-beat ile 2/4’lük yardırmacalar arasında gidip gelen ve temponun düşmesine asla müsaade etmeyen azman bir davul, geniş bir yelpaze sunan dinamik gitarlar ve şaşırtıcı bir biçimde söyledikleri rahatlıkla anlaşılan kirli bir vokal kombinasyonuyla saldıran Voidhanger, kendini pek ciddiye almayarak ve eğlenmeyi ihmal etmeyerek black/thrash metalin bence olmazsa olmaz mantığını da çok iyi kavramış. High on Hate veya Hailing the Devil In Me gibi parçaların sözlerine bir bakarsanız ne demek istediğimi daha net anlayabilirsiniz.

Akşam saatlerinde rastgele bir bara girip dünyaları içtikten sonra hesabı ödememek için olay çıkarıp milletin üzerine saldırmak, nezarethanede uyuklarken kusmak ve hiçbir şey olmamış gibi uyumaya devam etmek, sabah olduğunda güneşten gözlerini kısmış bir halde karakolun kapısının önünde bir sigara yakmak ve dönüp karakola orta parmağını göstermek, şeklinde görselleştirebileceğim black/thrash metalin ciddiye alınacak bir yanı olmadığı için ne kadar leş, ne kadar it köpek olduğuna göre değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum ve bu açıdan bakıldığında Dark Days of the Soul sınıfı pekiyiyle geçiyor.

Voidhanger’ı başarılı bulduğum tek konu kendi türünün gerekliliklerini layıkıyla yerine getirmesi değil; grup müziğini çeşitlendirmek adına cesur adımlar atmaktan da çekinmemiş ve örneğin Naprzód Donikąd veya War is Certain, Peace is Not örneklerinde görülebileceği gibi neredeyse doom metal sınırını geçen rifleri ve tempo değişimlerini hiç sırıtmayan bir biçimde albüme yedirmeyi başarmış. Bu noktada albümle ilgili tek eleştirimi de belirtmiş olayım; her ne kadar rif açısından oldukça zengin bir albüm olsa da bestelerin birbirine çok yakın olması aradan bir parça seçip ona bağlanmayı güçleştiren bir unsur. Buna ne kadar takılır, takılmalı mı hatta bilemem ama albümün lokomotifi olabilecek bir parçanın olmaması, tüm bestelerin birbirine benziyor olması ve albümün bir tepe noktasının bulunmaması biraz can sıkıyor. Tabii bunları da yapabilseler AURA NOIR olurlardı zaten. Oh be, bir şekilde yine AURA NOIR övmeyi başardım.

Uzun lafın kısası hem müzikal açıdan tatmin eden, hem kendini ciddiye almayan ve karanlık bir mizah anlayışına sahip hem de olması gerekenin yanına kendinden de bir şeyler katıp farklılaşabilen bir albüm olmuş Dark Days of the Soul. Piyasada bu türü icra eden pek fazla grup kalmadı artık ve gördüğüm kadarıyla yeni dinleyiciler arasında da pek revaçta değil ne yazık ki. O yüzden bu kıtlığın içinde azimle black/thrash yapmaya devam etmesi bile Voidhanger’ı gözümde değerli kılmaya yetiyordu aslında; üstüne de taş gibi albüm yapmışlar, daha ne olsun.

85/100

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Voidhanger – Dark Days of the Soul” için bir yorum

  • 24 Nisan 2018 tarihinde, saat 16:43
    Permalink

    Black/Trash olayıyla hiç alakam yoktur ama bu albümü baya beğendim

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.