Dead Neanderthals – Womb of God

Merhaba.

Dead Neanderthals ismini daha önce duymadığınıza, haliyle bu yazıyla pek de ilgilenmeyeceğinize eminim ve o yüzden kısa tutacağım ama artık içimden atmam gereken, taşımakta zorlandığım bir yüke dönüştüğü için sizlere bu Hollandalı delilerden bahsetmek istiyorum biraz.

Dead Neanderthals, zaman ve boşluk ile ilgili şeyler çağrıştırıyor bana. Hayır, grubun Hollanda heavy caz müziğinin yeni dalgasını temsil ediyor olması zorlamıyor beni havalı cümleler kurmaya. Fakat sanatın insana yeni bir bakış açısı kazandırmakla mümkün olabildiğini düşünen biri olarak Womb of God dinlerken daha önce hissetmediğim bir şeyler hissedebiliyorum ve hissettiğim şeylerin kafamı allak bullak etmesi çok hoşuma gidiyor.

Aquarius ve Kokke ikilisine saksafonu ile eşlik eden Colin Webster sayesinde toplamda iki saksafon ve bir davuldan oluşan Womb of God müziği, müzikal açıdan hiçbir şey sunmayan bir albüm. Hatta müzik şöyle dursun, bir notanın ne kadar uzatılabileceği üzerine sonu gelmez bir tartışma gibi görünüyor bazen. Ancak nasıl olduğunu gerçekten anlamadığım bir şekilde öyle güçlü bir ses duvarı inşa ediyor ki Facebook sayfasında grubun müziğiyle ilgili yer alan suratınıza fırlatılan bir tuğla şeklindeki açıklama çok yetersiz kalıyor; direkt duvarın, hatta binanın kendisi diyelim biz.

Yalnızca iki parçadan oluşan Womb of God, grubun 2017 yılında çıkardığı dört albümden biri. Anlamsızlaşmaya çok yaklaşan ve gürültü olmasına ramak kala duran bu akıldışı müzik ile bir yılda dört albüm yapmak bile başlı başına bir tür delilik emaresi zaten ama Womb of God özelinde kalalım. Başka türlü açıklanamayacağı için albümle ilgili şahsi tecrübemden bahsetmek dışında bir seçeneğim yok aslında: Minimalizm ile yoğrulmuş iki parçanın ilkinde büyük bir sancı hissediyor ve göz alıcı beyaz bir ışığın altında sonsuzluğa koşturuyorum; ikincisinde ise henüz olanın rahatlığı yerini çok kısa süre içerisinde anlamlandıramadığım, içimdeki vahşi benliğin kontrolü ele geçirerek alarm durumuna geçmeme neden olan bir huzursuzluğa bırakıyor. Eh, bunlar belki bir uyarıcı etkisiyle yazılan sözler gibi gelebilir ama Womb of God’ın kendisi dev bir uyarıcı olduğu için aslında başka bir şeye ihtiyacınız yok. Noise, metal ve cazın bilinçdışını serbest bırakan birleşimiyle Womb of God insanın içinde, orada olduğunu bile bilmediği şeyleri açığa çıkarabiliyor.

Bunu kim dinler, kim taktir eder veya kim ciddiye alıp herhangi bir şekilde içselleştirir bilemiyorum ama benim bu saçmalığı bu sayfaya taşımam şarttı. Dead Neanderthals müzik bile yapmıyor neredeyse ve bu sayfalarda tartıştığımız türden müziğin sunabileceği bir tüketim tecrübesi vaadinde de bulunmuyor. Fakat bir defa kana karıştıktan sonra bu sapkın müziğin tetiklediği fikirlere yeniden ulaşabilmek tekrar tekrar dinlerken buluyor insan kendini. Sonrasında gelip teşekkür mü edersiniz yoksa hayatınızdan çaldığım yarım saat için küfür mü edersiniz bilemem ama bir şekilde merakınızı çektiyse kulaklığınızı takıp sırtınıza yaslanın ve Womb of God’a bir şans verin, yarım saatin sonunda kendinizi çok farklı bir noktada bulacağınıza eminim.

 

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Dead Neanderthals – Womb of God” için 3 yorum

    • 11 Nisan 2018 tarihinde, saat 15:23
      Permalink

      Şu an dinliyorum da, bunlar da hiç akıllı uslu insanlar gibi durmuyor haha. Ben bu gruba dalayım biraz, öneri için teşekkürler.

      Yanıtla
      • 12 Nisan 2018 tarihinde, saat 09:37
        Permalink

        Bu tarz müzikler müziğin bazı insanlar için direk keyif verici madde etkisi yaptığının ispatı ahah. Birkaç yıl önce duysam hayatta dinlemem bunu derdim.

        Ayrıca ben teşekkür ederim. Pek yorum atmıyorum ama neredeyse her gün giriyorum siteye. Elinize sağlık güzel işler yapıyorsunuz.

        Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir