2017’de en beğendiğim albümler (Ozan Turakine)

Son beş yıldan beri ilk defa bu kadar az yeni albüm dinledim. Bu senenin en özet hali bu benim için. Tabii ki yazdığım kritik sayısı da koca bir senede dördü beşi geçmedi neredeyse. Bu manzara benim için elbette hoş değil. Yeni bir şeyler dinlemeyi, toplasan bir avuç adamın bildiği grupları delice övmeyi çok seven ve az çok da böyle tanınan biri olarak koca bir seneyi es geçmek elbette mutlu etmiyor beni. Bari yılsonu listemde beni bu halimle tanıyan insanların beklentilerini karşılayayım diye ve biraz da cidden doğru düzgün albüm dinlemedim diye bu 11 albümün bulunduğu listeyi yapayım dedim. Elbette bu liste uzar giderdi. Sağdan soldan elalemin listelerine en çok giren albümleri buraya sıralardım, kim bilecek hoş, ortamlarda dinledim derdim. Ancak hiç doğru gelmiyor bu bana doğal olarak. Hem bu siteye gönül vermiş okuyucular ve yazarlar olarak en büyük ortak noktamız yeni albümler keşfetmek, bol bol dinlemek ve arkadaş meclislerinde şekil yapmak (swh) olduğu için dinlemiş olduğun albümlerin listelendiği Top 50 listesinden çok, zevkini az çok bildiğin birinin hazırladığı, hiç duymadığın albümlerden oluşan Top 11 daha evladır bence. Aşağıda hiç kimsenin dinlemediğine emin olduğum en az 4 albüm var.

Listeye geçmeden önce bu sene en çok dinlediğim grubun Opeth olduğunu, özellikle Nisan ayı sonrasında hemen hemen başka HİÇBİR grubu dinlemediğimi belirtmem gerekiyor. Bu aşağıda görmüş olduğunuz albümlerin hepsi, dolup taşan Opeth sevgimin arasında nefeslenmek için dinlediğim albümlerdir. Hepsini elbette bolca dinledim ama benim için bu senenin olayı Opeth’den başka bir şey değil onu da belirteyim.

Sizler de bu sene en çok dinlediğiniz ve sevdiğiniz albümleri buradan paylaşabilir, müzikal zevkinizi keşfetmemizi sağlayabilir, kendiniz gibi olan arkadaşlarınızı mutlu edebilirsiniz.

Herkese mutlu 2018’ler.

11 – Black Cilice – Banished from Time

Leş müzikleri seviyorum hiç yalan söyleyemem. Özellikle de bu teknoloji çağında hususi leş müzik yapan adamların elbette bir derdi sıkıntısı vardır. Bazıları bunu her ne kadar “Öcü”, “Leş yiyici” falan hallere girip, zorba müzik kafasında yapsa da, Black Cilice gibi oluşumlar bu dertlerin sıkıntıların boğukluğunu o müziğin içine bu şekilde yediriyor gibi geliyor. Bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar dinlediğim bu albüm, farklılığından çok bu içinde bulundurduğu kasvetle öne çıkıyor. Dinlediğiniz anda aklınıza gelecek ilk cümle “Bu albümün allah belasını vermiş zaten” olabilir.

 

10 – Barshasketh/Outre – Sein / Zeit

Listemde bahsettiğim ilk Split albüm çalışması Barshasketh ve Outre ikilisinin çıkardığı Sein / Zeit albümü. Barshasketh her ne kadar Ophidian Henosis albümünün üzerine çıkamamış olsa da Outre’nin şarkılarından artık kendi kimliklerinin oturduğunu gördüm. Outre’yi bilmeyenler için şöyle açıklayayım. DsO’nun son albümü çıkmadan bir hafta önce muzır arkadaşın teki Outre’nin şarkısını yeni DsO şarkısı diye internete koydu ve bir süre kimse anlayamadı bunu. Aşırı derecede DsO özentisi olan grup bu split albümde cidden kendinden bir şeyler ortaya koymuş ve hoş bir hava yakalamış.

 

9 – Soen – Lykaia

Bu senenin ciddi anlamda en çok sevdiğim albümlerinden biri oldu Lykaia. Her ne kadar sürekli Tool / Opeth kırması bir grup olduğu konusunda olumsuz tepkiler alsa da bu albüm başka. Yapmayın diyorum bunu söyleyenlere. Bal gibi yağ gibi kaymak gibi albüm yapmışlar adamlar. Melodiler olsun, nakaratlar olsun, riffler olsun her şeyiyle uzun yıllar sıkılmadan dinlenebilecek bir albüm. Ayrıca benzettiğiniz gruplar Opeth ve Tool yani. Opeth’e benzeyen bir grup ne kadar kötü olabilir, etmeyin eylemeyin dostlar.

 

8 – Drudkh / Paysage d’Hiver Split

Drudkh split albüm işine girdiği günden beri bir kere olsun üzmedi beni. Böylesi efsane bir grubun hala bir şeyler çıkartıyor olması bile yeterince mutluluk verici bir şeyken. Bir de cidden iyi şarkılarla önümüze çıkması mükemmel değil de nedir? Hiç albüm yapmayacaklarsa yapmasınlar, A Furrow Cut Short zaten çok da iyi değildi. Hep böyle Split devam etsinler, hiç sıkıntı yok.

 

7 – Paramnesia/ULTHA Split

Paramnesia’yı bayağı eskilerden bilirim. Grubu en iyi tanımlayan şey “Tavizsiz Deafheaven” olacaktır. Bu split albümde de pek çizgilerini bozmamışlar, belki biraz daha tavizsizleşmişler denilebilir. ULTHA’nın da şarkısı takdire şayan. Farklı gruplardan benzer tarzda müzikler dinlemenin en güzel yanı, onların bakış açılarını görebilmek, onların yorumlayışındaki değişiklikleri yakalayabilmek. Bu iki grup da kendi müziklerinin içinde kavruluyorlar işte.

 

6 – The Will of Tiamat – Чёрный яд

Hiç yalan yok, albümün kapağını görüp zıpladım direk. Bu kadar iyi bir şey olmasını beklemiyordum. Hatta biraz da sinirle dinlemiştim, niye çalmış güzelim kapağı diye ama albüm cidden bütün fikirlerimi değiştirdi. Sürekli tekrarlayan, arızalı ama dirayetli ilerleyen melodileri seven herkes bu albümü sevecektir. Sene içinde yazmak isteyip yazamadığım, bundan dolayı da en çok üzüldüğüm albüm buydu şahsen.

 

5 – Toby Driver – Madonnawhore

İçinde bulunduğu hemen her şeyi mükemmele çeviren Toby Driver’ın belki de en minimal çalışmalarından biri olan bu albüm, olabildiğine dingin, olabildiğine hafif bir albüm. Kendisiyle İstanbul’da rakı sorfasına oturmam da elbette bu yıl müzik adına yaşadığım en iyi olaydı çok net.

 

4 – IDYLLS – The Barn

Kritiğini yazamadığıma çok üzüldüğüm diğer bir albüm de bu. Post-punk türü çok benlik bir tür değil. Bu türde tek dinlediğim grup IDYLLS zaten. 2014’de çıkardıkları albüm o sene listemde bir numara olmuştu. The Barn albümünün de pek aşağı kalır hali yok. Cidden çok başka adamlar bunlar. Mutlaka dinlenmeli.

 

3 – Ulver – The Assassination of Julius Caesar

Çok fazla bir şey söylemeye gerek yok. Ulver her zaman bir tane.

 

2 – Kind Man – Kindness Ends

Bu sene beni en çok tokatlayan albümdü Kindness Ends. Ayrıca en orijinal albümlerinden birisidir 2017’nin benim gözümde. Kritikte kendisini bolca övdüm zaten.

 

1 – Nokturnal Mortum – Істина

Bu albümün hatta bu grubun önünde saygı duruşunda durmak gerek. Çok bekledim bu albümü ve yalan yok korkarak bekledim. Biraz baştan savma yapıldığında evlat olsa sevilmeyecek bir tür Folk Black Metal. Bu yüzden çok korktum, bunca yıl beklemeleri olumlu mu olumsuz mu bilemedim. Ancak boşuna korkmuşum. Tartışmasız senenin en iyi albümü. 1 Saat 14 dakikanın tamamı dolu, tamamı şahane.

Evet arkadaşlar benim albümlerim bu kadar. Sizler de benim gibi çok az albüm dinlemiş, bu seneye dair çok şey dinlememiş olabilirsiniz. Neyi sevdiyseniz yazın, geri durmayın, bizimle paylaşın.

Ozan Turakine

Carnac

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.