Code Orange – Forever

İyi yapılmış core müziğin hem bize, hem de herhangi bir konserde karşımıza çıkması durumunda çevremizdeki insanlara gerek manevi, gerekse fiziksel olarak ciddi zararlar verebilme potansiyeli olduğuna bu satırlarda değinmiştik daha önce. İşte “Forever”, o iyi yapılmış core müziğin 2017 yılındaki örneklerinden bir tanesi. Pensilvanyalı CODE ORANGE neredeyse 10 yıllık kariyerinde verdiği ışık sayesinde Kurt Ballou ve Jacob Bannon dahil olmak üzere müziğin birçok büyük ismiyle çalışma fırsatı yakaladı ve çoğu otoriteye göre ilk büyük patlamasını da “Forever” ile yaptı. Bendeniz elbette bir otorite olmadığım için “Forever”ı her ne kadar iyi bulsam da bazı yerlerde gösterildiği gibi bir yeni dönem hardcore klasiği olarak göremiyorum.

CODE ORANGE albümde dinleyicinin üzerinden silindir gibi geçme (ya da dinleyicileri birbirlerinin üzerinden silindir gibi geçmeye teşvik etme) amacı güdüyor ve bunu yapmak için yalnızca hardcore ya da metalcore taktikleri kullanmıyor. Daha albümü açan şarkıdan suratımıza ben diyeyim MESHUGGAH, siz deyin GOJIRA şarkısından fırlamışa benzer rifler fırlayınca bunun nerelere varacağını biraz tahmin edebilir gibi oluyoruz. Hemen sonrasında ise Bleeding in the Blur adlı power ballad işin içine giriyor ve belki de tahminlerimizin çok da doğru olmadığını anlıyoruz sanki.

Kısıtlı bir repertuara sahip olması sebebiyle çoğunlukla eleştirdiğim ve bu yüzden de fazla içine girmekte hep zorlandığım core işleri farklı tatlarla zenginleştirmenin her daim iyi bir fikir olduğunu savunabilirim; ancak bu kısıtlı repertuardaki silahları farklı şekillerde kullanarak ortaya alışılmışın dışında bir şeyler koyabilen grupları da ayrıca takdir etmek gerek. İlk dönem TRIVIUM’un çok iyi yaptığını düşündüğüm bu ufak sürprizleri “Forever”da CODE ORANGE farklı bir açıdan yaratıyor. Fazla kullanıldığı zaman tam bir Uzakdoğu işkencesine dönen breakdown’ların miktarını abartmayıp deyim yerindeyse “mikro-breakdown”ları albümün her yerine yerleştirmeleri ve bu sayede dayağın bir sonraki adımının nasıl geleceğini bilemeyen biz zavallı dinleyicileri mütemadiyen diken üzerinde tutan nefis bir gerginlik yaratmaları nefis mesela, her ne kadar bir noktadan sonra fazla yorucu hale geldiği iddia edilebilecek olsa da.

Vokallerin üç üye arasında paylaşılmasıyla bu alanda sürekli dinamik kalmayı başaran grup aynı zamanda müziğine FEAR FACTORY sevenlerin özellikle neşeleneceğini düşündüğüm endüstriyel elementler katmaktan çekinmediği gibi, biz 90’lar (sanırım) çocuklarının ıskalamayacağı grunge tatlarını da Ugly gibi şarkılara yedirmiş de yedirmiş. Bazen bu iş fazla kör gözüne parmak halini alıyor bence; ancak en azından çabayı takdir ediyorum.

Son olarak da albümün şarkı sözlerinin fazla “ergen”liğinin eğer bu işlere önem veren bir dinleyiciyseniz biraz diş sıkmaya sebep olduğunu eklemek zorunda hissediyorum kendimi. Elbette dünyanın sonu değil de insan biraz daha yaratıcı, sırtını klişelere ve çocukça kalıplara dayamayan bir şeyler bekliyor müzikal açıdan oldukça sağlam bir albümden.

Toplamda artıları eksilerine üstün gelen iyi bir albüm “Forever” ancak ne söylendiği gibi çığır açıcı, ne de yılın en iyi albümlerinden biri benim gözümde. Söz konusu yalnızca hardcore olunca bile orada kapı gibi “Howling, for the Nightmare Shall Consume” var mesela. Canlıda etkisinin çok daha yüksek olacağını tahmin ettiğim, albüm kaydında ise gerekli heyecanı ancak bir noktaya kadar verebilen bir kayıt “Forever”.

74/100

a3360928446_10_2000x

Ertuğrul Bircan Çopur

Doydum ama aç gözlülükten yiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.