Amenra – Mass VI

Tam on sekiz yıllık bir grup olmasına, o yetmiyormuş gibi sludge gibi bir türü şekillendiren gruplardan bir tanesi olmasına, o da yetmiyormuş gibi post-metali dünyanın bu yanında en iyi yapan birkaç gruptan biri olmasına rağmen AMENRA’nın ne denli adanmış olsa da hayran kitlesinin bu denli ufak olmasına anlam veremiyorum. Ama siz elbette buraya benim kafa karışıklıklarımı değil albüm kritiği okumaya geldiğiniz için bunu burada bırakayım. Ehm. WIEGEDOOD, OATHBREAKER gibi tatlı gruplarla birlikte Church of Ra adında bir kolektifin de parçası olan AMENRA, araları gittikçe açılan albümlerinin (veya onların isimlendirmesiyle ayinlerinin) şimdilik sonuncusu olan “Mass VI” ile beş yıl sonra karşımızda.

Aslında son ayinden bu yana geçen beş yılda grup, vokalist Colin H Van Eeckhout’un oğlunun bir beyin tümörüyle savaşması gibi trajedilere rağmen pek durgun sayılmazdı, zira birçok grupla split yayınladılar bu sürede, ki burada size bunlardan bir tanesinin MADENSUYU adında bir grupla olduğunu belirtmeden geçersem çok ayıp olur. Her neyse, “Mass V”tan bu yana geçen sürede grup elbette ki sound’unu tamamen değiştirme yoluna falan gitmiş değil; ancak birlikte çalıştıkları gruplardan da etkilenmiş olacaklarından belki de, yaptıkları işlerin doğal bir evrim adımıymışçasına mükemmelleşmeye çalıştıkları da bir gerçek.

Albümü açan Children of the Eye’ın ilk birkaç dakikasında minimalist bir yaklaşım karşılıyor bizi. Neredeyse ses duymanın bile zor olduğu ilk anların hazırladığı altyapı, sludge’ın hardcore köklerini hatırlatırcasına bir tokatla çarpıyor yüzümüze yaklaşık dört dakika geçtikten sonra. Albümdeki gitar tonlarının ne denli yıkıcı olduğuyla da henüz ilk şarkıdan tanışmış oluyoruz böylece. Yarı melodik bir yapı çoğunlukla korunsa da albümün gücünün üzerinde durduğu iki bacaktan bir tanesi çoğunlukla kendini tekrar eden ve şiddetini hiç yitirmeyen bir gülle gibi karşısındaki duvara (ki bu analojide duvar biz olduk galiba) gerilip gerilip vuran riff’ler.

F740084E-0D55-4F34-931C-8D3D9CD28076.jpeg

Belçikalı bir gruptan geldiğinin altını çizercesine İngilizce, Flemenkçe ve Fransızca şarkılardan oluşan “Mass VI”in dayandığı diğer nokta ise şatafatlı ismini yazmaktan büyük olasılıkla bıkmayacağım Colin H Van Eeckhout’un akıl almaz güzellikteki vokalleri. Grubun türünden bahsedilirken hardcore (bence en iyi ihtimalle post-hardcore olmalı ama her neyse) adının geçmesinin sebeplerinden bir tanesi olarak gördüğüm dalak parçalayıcı brutal vokalleri gitarların ağır tonlarını tamamlarken, özellikle A Solitary Reign’de sahneyi ve sahneyle beraber dinleyicinin ruhunu da ele geçiren yumuşak vokalleri çok; ama çok şey katıyor müziğe.

Şarkıların sert ve yumuşak pasajları arasındaki geçişler, grubun önceki işlerine nazaran çok daha akışkan gerçekleşiyor, ve nasıl bir ruh halinde olursa olsun durmaksızın bir duygu yoğunluğu içinde tınlayan müzikleri bundan çok şey kazanıyor diye düşünüyorum. Van Eeckhout bir kasırganın en şiddetli anları gibi gürlerken de, yalnızlığıyla alakalı bize tane tane sızlanırken de zerre bir samimiyetsizlik hissettirmemeleri grubun önceki işlerinden bu yana geçen zamanda kendi içlerinde bir devrim yapmamış olsalar da atıl duymadıklarının göstergesi gibi. Aslında yıllardır yaptıkları şeyleri, eskisinden çok daha iyi yaptıkları bir albüm yani özünde “Mass VI”.

Yukarıya adını sıkıştırdım ama yetmedi, A Solitary Reign için ayrı bir paragraf da açacağım. Sludge’dan sıyrılıp daha melodik, post-hardcore bir atmosferde yumuşak vokaller ile uzun süre ilerleyen şarkının yavaşça doom’a evrilmesi, sözlerin can yakıcılığı, dile dolanıcılığı anlatılmak yaşanır cinsten gerçekten. Galiba yılın şarkısı oldu benim için diyeceğim ama fazla gaza gelmiş olma ihtimalimden dolayı şimdilik demiyorum. Yıl sonu listemde buna döneceğim tekrar.

Kısacası “Mass VI” gerçekten nefis bir albüm. Öylesine güzel ki, buraya kritik falan yazmayıp yalnızca şarkıları dinlemek için bağlantılar koyup onlar kendilerini anlatsınlar diye bile düşündüm ciddi ciddi. Sonra bunun fazla dramatik olacağını düşünüp vazgeçtim elbette de, siz beni falan bırakın; açın dinleyin bu güzelliği.

95/100

E328C215-AB94-4ADB-B282-2C35A4E6F8E6.jpeg

Ertuğrul Bircan Çopur

Doydum ama aç gözlülükten yiyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir