Widziadło – Void

Adındaki ortasından çizgi geçen l harfinden tahmin edebileceğiniz üzere Polonyalı bir konuğumuz var bugün. İki kişilik bir proje olan WIDZIADŁO’nun ilk albümü olan “Void”, grup elemanlarının demeçlerine göre neredeyse on yıllık bir çalışmanın ürünü imiş. Martial industrial gibi seveni dışındakilerin “löl” şeklinde tepki vereceği tarzlarda müziklerle dahi haşır neşir olan Zguba ve davul ile gitar işleriyle meşgul T. isimli arkadaşlardan oluşan grubumuz “Void”de atmosferik black metal tabanından başlayıp farklı alanlarda bir gezintiye çıkıyor.Albümün adının da ufak bir ip ucu verdiği üzere “Void” tema olarak kendine uzaysal (var değil mi böyle bir kelime?) ve kozmik bir yaklaşım seçmiş. Yeni bir şeyler yayınlasa da biraz daha övsem diye beklediğim MESARTHIM’e nazaran daha az tekno ve daha yoğun karanlık bir atmosfer barındıran WIDZIADŁO aynı temalarla, aynı türden beslenerek yola çıkıp farklı bir yere varmayı başarmış. Bundaki temel etmen de onlardan çok daha sert bir yaklaşım sergiliyor olmaları.

Bu sert yaklaşımın içinde WOLVES IN THE THRONE ROOM’un güzel bir örnek olarak gösterilebileceği ambient soslu karanlığın izlerini görmek hiç zor değil. Nispeten o tınılarda başlayan ve Gateway ile Beyond Earth and Reason’da geleneksel atmosferik/ambient black metal sınırları (bunun bile gelenekselinin olduğu yıllara vardık cidden ha) içinde kalan “Void”in dakikaları ilerledikçe ise albümün rengi gittikçe daha işin içinden kaybolmaya başlıyor. Yakalamak istedikleri uzay, boşluk (aslında “boşluk” tam karşılamıyor verilen hissi, “hiçlik” daha iyi bir çeviri olabilir) ambiyansını ciddi şekilde benimsiyor WIDZIADŁO. Halo’ya vardığımızda işin tüm bu ambiyans kısımlarından sorumlu Zguba’nın bu tarz müziklerdeki tecrübesi iyiden iyiye kendini göstermeye başlıyor.

 

 
Eğer ki MESARTHIM genel manada işleriyle uzayda bir yolculuğu temsil ediyorsa, bunun karşısında “Void” uzayda hiçliğin ortasındaki çaresizliği, kaybolmuş umutsuzluğu temsil ediyor. Creation ve Entering the Void gitarların temposunun da giderek yavaşlamasıyla black metalden sıyrılıp karartılmış bir funeral doom’a doğru süzülürken vakumun bütün seslerden, ışıktan, umuttan, beklentiden sıyrılmış kucağına doğru düşerken buluyoruz biz de kendimizi. Neredeyse Dünya’nın atmosferinden çıkarken sürtünmeden dolayı baş gösteren harareti temsil eden bir black metal patlamasıyla başlayan albüm, neticeye ererken albüme adını da veren hiçliğe giriş yaparak bitiyor ve herhangi bir rehavete yer bırakmamayı kendine görev ediniyor adeta.

Büyük olasılıkla bilinçli olarak, albümün temel atmosferini başka yerlere taşımamak maksadıyla yapılmış olsa da pek yaratıcılık barındırmayan ve en fazla vasat olarak değerlendirebileceğim gitar işçiliği albümün potansiyelinin tamamına erişmesinin önünde bir engel gibi gözüküyor. Biraz tembelliğe kaçılıp shoegaze tarzı gitarlarla bir şeyler yakalanmaya çalışılması yerine, daha derin dokunmuş bir tonda taramalarla albümün etkileyicilik etmeni biraz daha yukarıya çekilebilirmiş bence. Gerçekten büyük bir ustalıkla icra edilen ambient ve drone pasajlar ise bu potansiyelin oldukça yukarılarda olmasının temel müsebbibi zaten. Tamamıyla ambient bir parça olan Nether Reach’in bu türde yakalanması oldukça zor bir denge yakalayıp hem sürükleyiciliğini, hem de akılda kalıcılığını bir arada yürütebilmesi gerçekten etkileyici örneğin.

Son dönemlerde kozmik temalı atmosferik işlere olan ilgimin gittikçe artmasının bir güzel sebebi daha oldu sonuç olarak “Void”. Eylül ayı sonunda piyasaya sürülen ve yazının başında değindiğim gibi aslında uzun yıllar süren bir çalışmanın neticesiyle karşımıza çıkan WIDZIADŁO bir sonraki albümü için bir on yıl daha geçirmeye karar vermezse mutlaka takibimde olacak.

85/100

Ertuğrul Bircan Çopur

Bilek metal.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir