Below – Upon a Pale Horse

İsveç yine yaptı yapacağını arkadaşlar. “Upon a Pale Horse” geleneksel, yahut epik doom metal adına dinleyeceğiniz en iyi albümlerden biri belki de ve arkasındaki grup BELOW’un henüz ikinci stüdyo kaydı. Vokallerdeki insanüstü başarısını kendine takma isim seçme alanında gösteremeyen Zeb’in yeri geldiğinde bir Messiah Marcolin, yeri geldiğinde bir Rob Lowe, hatta ufak çapta bir King Diamond’a dönüşmesiyle sırtlayıp başka boyutlara taşıdığı albüme gelin biraz daha yakından bakalım.

BELOW’un ortaya hiç duyulmamış bir şeyler koyma çabasının olmadığını intro The Plague Within’in ilk saniyelerinden anlıyoruz. Tam bir KING DIAMOND albümü gibi açılan ve albüm boyunca ara ara korku filmi atmosferini araya sıkıştıran “Upon a Pale Horse” ve genelde BELOW müziği, epik doom metalin bazı anlarda heavy ya da power metal ile zenginleştirilmesinden ibaret. Çokça yapılmış, CANDLEMASS tarafından mükemmelleştirilmiş bu yapıda yeni bir grubun parlayabilmek için ne yapması gerektiği ise az çok belli: bu işi baya harika yapmak.

Evet, BELOW bu işi baya harika yapıyor. Berg ve Paud’un (fakat cidden sevgili İsveçli arkadaşlar, bu takma isimler nedir Odin’inizi severseniz) epik akorlarla gümbürdettiği gitarlarına Doc’ın pek kıvamındaki, nispeten durgun pasajları bile heyecan verici bir forma sokabilen davullarıyla eşlik etmesiyle çok iyi bir temel kuruyorlar ve beste kabiliyetleri de uzun şarkıların bir çırpıda akıp gitmesini sağlıyor. Intro sonrası gelen ilk gerçek şarkı Disappear into Nothing’in bazı yerlerinde olduğu gibi bazen müziğin power metal yanı ağır basıp dizginleri ele geçiriyor ve bu da “Upon a Pale Horse”un epikliğine katkıda bulunuyor; albümde gerçek bir ihtişam hissiyatı olduğu kanlı canlı bir gerçek sanki. Doom metalin bağrından kopup gelmiş şarkı sözleri bir savaş, bir işgal, efendime söyleyeyim uçuşan ejderhalar gibi konuları ele almıyor; ama hüznün, ölümün, yıkılmışlığın içinde bile bir destansılık atmosferi yaratmayı başarıyor BELOW.

Grubun müziği durmaksızın övülebilir; ama ortada bir Zeb (öf) gerçeği var ki eğer bir gün BELOW gerçek anlamda adını türün devleri arasına yazdırır ve efsanelerle birlikte anılmaya başlarsa (ki o potansiyelleri var şu an) en büyük sebebi kendisi olacak. Tam olarak bu tür müzik yapsın diye özel olarak dokunmuş gibi bir sesi olan bu adam, yukarıda saydığım isimler dışında bize tam gerektiğinde Bruce Dickinson’dan, Geoff Tate’ten bile esintiler sunabiliyor. Tempo düşüp geleneksel doom havası baskın çıktığında dinlediğiniz en iyi doom vokalistlerinden birine, müzik biraz daha canlanıp heavy/power metal tatları bastırmaya başladığında ise bu defa bu alandaki ustalardan birine (Michael Kiske’yi de analım burada) dönüşüveriyor ve açıkçası çok bir çaba da sarf etmesine gerek kalmıyor. Uzun zamandır kulaklarımızda tınlayan en iyi, en saf metal vokalistlerinden biri olduğunu düşünüyorum Zeb’in ve eğer ki müziğe devam ederse kendine dev bir isim yapacağından hiç şüphem yok. Suffer in Silence’ın sonundaki çığlığı her defasında aklıma Rob Halford’ın Victim of Changes’in sonundaki şovunu getiriyor aklıma ve tüylerimi diken diken ediyor.

Albümle aynı addaki parçanın (her ne kadar albümdeki favori şarkım olsa da) bir gıdım fazla uzatılmış olduğunu düşünmek dışında albümün nesini kötüleyebilirim diye düşünüyorum bir süredir; ama fazla ilerleme kaydedemedim. Belki basların olabilecekleri kadar baskın olmaması beraberinde “Upon a Pale Horse”un vuruculuğunu da olabileceğinden biraz aşağıda bırakıyor denebilir. Evet bu kadar. Bu yıl dinlediğiniz ve büyük olasılıkla dinleyeceğiniz en iyi doom metal albümü bu olacak, pek fazla şüphem yok. BELOW çok iyi çıkış albümü “Across the Dark River”ın üzerine koymayı (en azından görünürde) pek de zorlanmadan başarmış ve benim gözümde fazla iyi bir esere imza atmış. Daha ne oyalanıyorsunuz, döndürmeye başlayın “Upon a Pale Horse”u.

91/100

horse

One thought on “Below – Upon a Pale Horse

  1. Vokalist Zeb abinin fazla power metalci olmasına rağmen The Obsessed – Sacred ile birlikte son zamanlarda dinlediğim en iyi doom metal albümü.

    İlk birkaç dinlemede vokal albümü gibi gözükse de bestelerdeki ustalık akıl söküyor. geleneksel doom metal işini yalayıp yutmuş adamların ürünü olduğu çok belli.

    albümü inanılmaz sevdim ama Zeb bence Iced Earth’e katılmalı. doom metalde bu kadar ses titretme, çığlık falan nedir lan? 😂😂😂😂

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s