Pazar kısaları – 6

LASTER – Ons Vrije Fatum

a3187917951_10.jpg

Siteyi yalnızca black metal albüm arşivi haline getirmemek için kısalarda değinmeye karar verdiğim; ama aslında uzun uzun bahsetmenin de güzel olacağı bir albüm “Ons Vrije Fatum”. Hollandalı LASTER’in ikinci uzun çaları olan albüm hem atmosferik black metal izlerini, hem de artık iyiden iyiye kendi başına bir tür halini alan blackgaze izlerini oldukça yoğun bir şekilde taşıyor. Kimi anlarda tamamen melodik tarama gitarlar önünde acı çeken vokallerle kapkaranlık bir havaya bürünen atmosfer, bazı diğer anlarda ise shoegaze’in o kendine özgü “dreamy” gitarları ve klavyeleri arasında kaybolup yerini çok farklı bir şeylere bırakıyor.

Grup kendini tamamen blackgaze’in kollarına bırakıp iyi bile olsa tahmin edilebilir sulara yelken açmamakla çok iyi bir karar vermiş. Çok, çok çabuk sıkıcı hale gelebilen faktörlerin kucağına düşmemeyi bu şekilde başaran LASTER, beklenmedik anlarda (Binnenstebuiten’de aniden giren bongo davullarında mesela) dinleyici şaşırtmayı net bir şekilde başarıyor, bu da “Ons Vrije Fatum”un ömrünü uzatıyor elbette.

Uzun lafın kısası LASTER ara ara devreye girip şaşırtan progresif elementlerin de etkisiyle gerçekten dinlenilesi bir albüm yapmış ve benim takip listeme kendilerini rahatça sokmayı başardılar.

84/100

СЛОТ – Septima

slot-septima

Hiç tarzım olmayan (ki tahminimce buraları okuyan kimselerin de pek tarzı olmayan) bir grup ve albüm СЛОТ (SLOT) ve “Septima”. OTEP, LACUNA COIL gibi grupların karışımı şeklinde tanımlayabileceğim Rus grup; modern, alternatif ve nu-metal arasında gidip gelen bir müzik yapıyor. Hem erkek hem de kadın vokaller kullanan grupta bu görevi asıl üstlenen ise Nookie hanımefendi. Hanımefendi dediğime de bakmayın, müthiş bir atarla yaptığı vokalleri elinde votka şişesi, ayaklarında siyah askeri botları, ağzında sigarası ile sağa sola giderlenen gerçek bir Rus kadını imajını kafanızda nefis canlandırıyor.

Metal dinlemek için değil de eğlenmek için dinlenmesi gereken bir grup ve albüm bu. Depresif gözüken kapağın aksine Rusça sözlerin de etkisiyle iyice kendinizden geçerek elektronik beat’lerin, coşkulu vokallerin (hatta uzun rap pasajlarının), çocuk koroları ve daha birçok etmenin birleşiminde oradan oraya zıplamalık tam bir parti atmosferi var her yerde. Nookie’nin vokallerinin sözleri hiç anlamasanız dahi akılda kalıcılığı da müthiş, kendinizi gün içinde saçma sapan mırıldanmaya çalışırken bulabilirsiniz.

Uzun lafın kısası, eğlenmek için çok büyük tavsiye СЛОТ ve “Septima”.

82/100

NIDINGR – The High Heat Licks Against Heaven

a3370835044_10

Sevdiğim black metal müzisyenlerinden Teloch’un projesi olması sebebiyle her zaman beni heyecanlandıran NIDINGR maalesef ki bu defa çok da etkileyici olmayan bir albümle karşımızda. SOLEFALD sağ olsun fazlasıyla avangard bir müzik beklentisine sokan kapağıyla; fakat elbette ki konu NIDINGR olunca aslında dümdüz black metal olan müziğiyle “The High Heat Licks Against Heaven” türü sevmeyenlere ilgi çekecek, sevenlere ise ekstra bir şeyler sunmayı başaramayan bir albüm.

Elbette ki NIDINGR gibi bir grubun asıl amacının black metal üzerine farklı yaklaşımlar sunmak olmadığı bariz; fakat maalesef karşımızdaki albüm besteler açısından da çok ilgi çekici bir şey ortaya koyamıyor. Çoğunlukla sıradan davullar ve benzer kalıplardan çıkmış şarkı düzenlemelerinin üzerine aslında güçlü bir yan olabilecek gitarların boğuk kaydı bir kat daha hayal kırıklığı yaratıyor. Bence Cpt. Estrella Grasa’nın daha iyi bestelerin önünde cidden fark yaratabilecek vokalleri albümün en güzel yanı. Sevenleri için son şarkıda son dönemin parlayan yıldızı süpermodel black metalci Myrkur’un da vokalleriyle boy gösterdiğini ekleyeyim.

Hiçbir sürpriz barındırmayan, hafif soğuk atmosferli düz black metal seviyorsanız “The High Heat Licks Against Heaven”da seveceğiniz bir şeyler bulabilirsiniz; fakat bundan daha iyi albümlere rastlamak açıkçası pek de zor değil.

66/100

SIKTH – No Wishbones (Single)

sikth-no-wishbone

Aslında single incelemek gibi bir niyetim yoktu; ama konu SIKTH olunca belki sevip de gözünden kaçan olmuştur diye burada yer vermek istedim. Uzun bir aradan sonra 2015’te bana göre müthiş “No Opacities” EP’siyle geri dönen mathcore devleri, 10 gün kadar önce ise No Wishbones adlı bir şarkı yayınladılar.

Enstrümantal olarak da, vokaller olarak da benzerlerinden hep biraz yukarıda gördüğüm grup yine hayal kırıklığına uğratmıyor. Özellikle şarkının ilk bir dakikası hem gitarlar hem vokaller ile öylesine bir açılış yapıyor ki benzerine rastlamak pek mümkün değil. Devamında giren grubun imza işlerinden temiz vokallerle birlikte şarkı bir boyutunu daha gösteriyor. Bundan sonrasında ise beste biraz daha döngüsel bir hale geliyor ve benzer pasajların benzer bir sıralamayla peş peşe gelmesiyle devam ediyor; ta ki son bir dakikaya girilirkenki enstrümantal ziyafete kadar.

SIKTH her zaman olduğu gibi bu şarkıda da yine çok üst bir seviyede müziğine devam ediyor. Mathcore seviyorsanız dinlemek zaruri gibi bir şey neredeyse.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s