Thrawsunblat – Metachthonia

Folk dozajının ayarı kaçmadığı sürece black/folk metale karşı onulmaz bir sevgimin olduğu gerçek. Nokturnal Mortum ya da Moonsorrow örneklerinde olduğu gibi, bu işi iyi yapan grupların hem kültürlerinin tanıtımında hem de metal müziğin etkileyiciliğini katlamaları konusunda nefis bir iş yaptıklarına inanıyorum. Diğer yönden ise, KORPIKLAANI gibi grupların bu işi tamamen bir şova dönüştürme yolunu seçerek çok olmayacak bir işten fayda sağladıklarını ve bunun çok anlamsız olduğunu düşünüyorum.

Böyle bir giriş yapmamın sebebi, THRAWSUNBLUT’ın “Metachthonia”daki black metal etkili folk müziğinin benim için bu iki tarafa da uymadığını belirtip, bunun sebeplerine biraz değinmeye çalışmak. Öncelikle belirteyim ki THRAWSUNBLAT Kanadalı bir grup. Ortadaki açık İskandinav folk atmosferinin her ne kadar iyi icra edilmiş olsa da pek otantik olmadığından bahsetmek çok yanlış olmaz. Gerçi kendileri de işin komikliğinin farkında olduklarından olsa gerek grup isminde de buna atıfta bulunmuşlar. Herhangi bir anlamı olmayan bir kelime olan THRAWSUNBLAT’ı seçme sebepleri olarak aşağı yukarı “bizim yaptığımız herhangi bir müzik zaten Avrupa’da yapılan metalin bozulmuş, yozlaşmış hali olacak. Madem öyle, isim olarak da kulağa Avrupai gelen bir kelimenin bozulmuş halini seçelim dedik” gibi şeyler söylemişler. Bu demek değil ki THRAWSUNBLAT taklitten öteye gidemeyen bir müzik yapıyor. Çok orijinal olmamakla beraber büyük bir emekle ortaya konmuş ve kesinlikle çok iyi bestelere sahip bir albüm “Metachthonia”; tıpkı grubun önceki albümleri gibi.

Konudan sapmayayım. Bir AGALLOCH ya da MOONSORROW ağırlığına sahip bir folk/black karışımı yapmıyor THRAWSUNBLAT; fakat diğer yandan işin daha votkasında olan aşırı oynak folk metal gruplarının düştüğü şovmenliğe de düşmüyor. Folk elementlerini adı geçen ilk gruplara nazaran hep daha önce tutuyor ve onlara nazaran daha heyecanlı, hevesli melodilere başvuruyorlar ve öte yandan müziğin ağırlığı ve sertliğinden de ödün vermemeye çalışıyorlar. Bu yönden bakınca onlardan hem daha melodik, hem de toplamda daha sert olmayı, ilginç bir şekilde, başarıyorlar.

Albümde çok çiğ de, tertemiz de diyemeyeceğimiz bir prodüksiyon var. Benim fikrimce bu albümün yerel ezgilerle bezeli atmosferine katkıda bulunmayı başarıyor; yine de bunca güzel melodi fikrinin olduğu bir albümü temiz bir şekilde dinlemek de farklı bir keyif kaynağı olabilirdi. Önceki albümlerinden farklı bir şeyler denemek istemişler belli ki. Bu kirlilik, grubun yalnız tek gitaristle çalışıyor olmasının eksikliğinin fazla hissedilmesini de engelliyor denebilir belki. Elbette bunda bas gitarist Brendan Hayter’ın kimi zaman adeta bir gök gürültüsü gibi kullandığı baslarının da etkisi var. Çok sık olmasa da şarkıların ekstra bir can simidine ihtiyaç duyduğu anlarda beliriveren çello da bir folk metal albümünün şaşırtmayan ama iyi ki var dedirten unsurlarından biri olarak albümde kendine yer buluyor.

Bazı şarkılar sırf uzun olsunlar diye uzun olmuşlar gibi gözükse de (rahatlıkla iki şarkıya bölünebilirmiş bunlar) genelde albümde kusur diye bahsedebileceğimiz çok fazla şey bulmak zor sanıyorum. Dediğim gibi normalde damak tadıma uyan folk/black metal albümlerinden daha heyecanlı, daha kıvrak bir albüm olsa da, beste başarısıyla kendini bana oldukça hızlı sevdiren bir albüm oldu “Metachthonia”, ve tıpkı THRAWSUNBLAT’ın bir önceki nefis albümü “Wanderer on the Continent of Saplings” gibi bu da birçok defa döndürülmeyi hak ediyor.

86/100

a1380871225_10

One thought on “Thrawsunblat – Metachthonia

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s