Pyre – Human Hecatomb

Sözcüğün tanımını tümden karşılayacak kadar bir şeyden tiksiniyor musunuz? Tahammül eşiğinin en alt sınırında konumlandırmaya bile razı gelmeyecek kadar bir şeylerden nefret ediyor musunuz? Ne yalan söyleyeyim, ben ediyorum.

Bilmediği şeyden ölesiye nefret insandan nefret ediyorum mesela. Öğrenme çabasında olması gerekmediğine inanmış olmasından iyice nefret ediyorum. İnsanın kapasitesini kullanmadığını, bu nedenle de her şeyden evvel kendi varlığına ihanet ettiğini düşündüğüm için nefret ediyorum. Özü itibariyle tecrübe ettiği her şeyi uç noktalarda deneyimlemeye çok müsait bir varlık olan insanın, üstelik genel geçerliliği gayet ortada olan çok daha sıradan kabul edilebilecek şeylerde aşırıya kaçmakta hiçbir beis görmemesine karşılık karşıma geçip nefretin ne kadar ağır bir sözcük olduğu hakkında atıp tutmasından da nefret ediyorum. Kendi manevi tatminini aramaktan aciz, yeryüzünde yürümekte olan en fantastik, en karmaşık ve potansiyeli gerçekten sonsuz bir varlık olmasına rağmen bunun farkına asla varamadan geberip gidecek pisliklerden nefret ediyorum. Bu tatmini bir başka insanın sahip olduklarını gasp etmeye çalışarak sağlayacağı yanılgısındaki, beynini gerçekten ve gerçekten haybeye taşıyan, haybeden yaşayan insanlardan da nefret ediyorum.

Haybeden yaşayan insanların gerçekten yaşamaya çalışan başka insanların hayatlarını karartmasından nefret ediyorum. Her şeye bir kulp takıp, her olguyu bir başkasıyla birleştirmekten, neden-sonuç ilişkileri kurmaktan başka hiçbir halta yaramayıp üstelik bunlardan zevk alarak bunları sofistikeliğin ve orantısız zekanın, orantısız mizahın bir göstergesiymiş gibi sunmaya çalışan garibanlardan nefret ediyorum. Sahip olduğum potansiyeli nefret ettiğim şeyleri düzeltmek veya ortadan kaldırmak için kullanamadığım için kendimden de nefret ediyorum.

Bu garip hisler ve düşünceler nedeniyle de PYRE gibi grupları çok seviyorum. Çünkü old-school death metal zihnimin karanlık köşelerinde sürekli bastırmak zorunda kaldığım, gölgeler arasında varlığını sürdüren bu hislerin tekrar gün yüzüne çıkmasına ön ayak oluyor. Old-school death metal dinlerken nefret ettiğim şeylerden bahsedebiliyor, hiçbir çekincem olmadan dilediğim şeyi söyleyebiliyorum. (gördüğünüz üzere)

Kendimce, kendimi geliştirdikçe artmış olan tahammülsüzlüğüm, çevreme baktıkça katlanan nefretimle birleşerek benliğimi tehdit edebilecek bir noktaya geliyor ne yazık ki bugünlerde. Bir şeylere değer veriyor olmak korkutuyor insanı. Usta Yoda’nın öğretisinin dahi kendimi frenlememe yetmediği kimi anlarda kendime, akıl ve ruh sağlığıma, etrafımdaki cisimlere zarar vermemek için PYRE ve benzer grupları açıyor, müzik eşliğinde bu ülkede yaşayan herhangi birisi görüp duyduklarından sonra ne kadar rahatlayabilir ise, o kadar rahatlamaya çalışıyorum. PYRE, bu kontrollü patlamayı yaşamanıza uygun bir ortam sağlıyor kısacası.

Sadece kanepeye oturup bira içmek istediğiniz bir gün boyunca, veyahut insanın insana yapabileceği en büyük kötülüklerden birini yaşamış birinin, bir insanın davranabileceği belki de en cesur şekilde davranıp bu yaşadığını anlatmasına “sen de patlakmışsın zuhaha” diyebilecek kadar lüzumsuz birini dostlarınızla tanınmayacak hale getirdikten sonra ellerinizi dinlendirdiğiniz buzlu kovaların içindeki biralara uzandığınız bir hayalde, fonda Human Hecatomb çalabilir.

Belki oldukça sevimsiz şeylerden, bilmeyen ve anlamayana daha da sevimsiz gelebilecek bir şekilde bahsediyor(um) ama burada (çoğumuz) konuya az çok hakim olduğumuz için PYRE’ın OBITUARY, ENTOMBED, UNLEASHED, DISMEMBER etkilenimli, olabildiğince bu köklere bağlı bir death metal icra ettiğini belirtmem yeterli olur diye düşünüyorum.

Özgün, PYRE’ı tanımlamak için kullanabileceğiniz en son sıfat olabilir. Buna karşın akılda kalıcı, insanı harekete geçiren, eski, çürümüş ve pis bir şeyler dinlemek istediğiniz an danışabileceğiniz bir grup olduklarını henüz ilk albümlerinde bence ispatlamayı başarmışlar. Birkaç günlük tişört ve yağlı saçlar ile gündüz birası içip dünyadan nefret etmek istediğiniz bir gün 90’ların görkemli ağabeylerini dinledikten sonra bir tur da doğum yeri St.Petersburg, kütük Stockholm olan bu arkadaşları dinlemek isteyebilirsiniz.

Keşke zamanında salak bir tanıdığımın “siz metalcisiniz ya, dünya umrunuzda olmuyor değil mi?” dediği gibi olsaydı. Fakat ne yazık ki sadece öyle değilmiş gibi yapabiliyoruz; öyle de ancak çıldırmamızı ya da komple mala bağlamamızı engelliyor.

Belki de hata ediyoruz.

78/100

P.S. Aslında bu yazı 2014 yılında yaşanan bir başka rezalet/felaketin arkasından yazılmıştı ancak görünen o ki uzun bir süre daha güncel kalacak. Hepimize gördükleri karşısında sabır ve hayatta kalmak adına bol şans diliyorum.

maxresdefault.jpg

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Pyre – Human Hecatomb” için bir yorum

    • 12 Aralık 2016 tarihinde, saat 21:41
      Permalink

      Teşekkür ederim ama keşke bizlere böyle kritikler yazdıracak şeyler olmasa ya.

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir