Dark Tranquillity – Exposures: In Retrospect and Denial

image_77

DARK TRANQUILLITY ile ilgili çok bir bilgi vermeye gerek yok herhalde. Korhan zaten olanca fanboyluğuyla PasifAgresif’te grup hakkında yazılıp çizilebilecek neredeyse her şeye değindi. Hayatımın gruplarından biri (ve metale bulaşmamın temel sebebi) olan DARK TRANQUILLITY ile ilgili yazmak istediğim şeyleri ise, 2004 yılında çıkan ve önceki albümler sırasında kaydedilmiş fakat albüme konulmamış şarkılar ile, grubun ilk dönem kayıtlarından şarkıların yer aldığı “Exposures: In Retrospect and Denial”a sığdırmak durumunda kaldım. Bütün albümleri yazmış lan adamlar.

Neyse. DARK TRANQUILLITY ile tanışmam, sanıyorum ki altıncı sınıfa tekabül eder. Benden üç yaş büyük kuzenime bir arkadaşının ödünç verdiği “Projector” albümünün (kaset) kapağını gördüğümde, içindeki müziğin bana hiç uygun olmayacağına kanaat getirmiştim, zira daha sonradan bilgisayarımın masaüstü arkaplanı dahi olacak ve annemin beni satanist gruplar dinlemekle itham etmesine önayak olacak bu kapak, hiçbir şey değilse bile tedirgin ediciydi. “Projector”un (ve dolayısıyla FreeCard’ın) ilk notalarını duymamla beraber tüm bu önyargım tepe taklak olmuştu elbette. Halen tüm dinlediğim metal albümleri arasında açık ara en sevdiğim clean vokallerin neredeyse canımı yakan tonları henüz ilk andan daha önce böyle bir şeyi hiç dinlemediğimi çarpmıştı suratıma. Gerçekten de, DARK TRANQUILLITY hiçbir gruba benzemiyordu. Aynı ülkeden, aynı akımdan çıkma, aynı türde müzik yapan bir sürü grup vardı; ama müziklerine kattıkları deneyselliğin içinde hep aynı ruh vardı: DARK TRANQUILLTY hep diğerlerinden bir adım kenarda duruyordu. Hatta kendisinden, her defasında bir önceki albümünden bile.

Şarkı listesi açısından değilse de icra olarak başarısız bulduğum “Live Damage” isimli DVD’nin ses kayıtlarından oluşan ikinci diski pek konuşmaya değer bulmuyorum, dolayısıyla ilk diske odaklanarak devam edelim. Albümün ilk yedi şarkısı, DARK TRANQUILLITY’nin her biri birbirinden müthiş “Damage Done” (1-2), “Haven”, (3-4-5) ve “Projector” (6-7) albümlerinin kayıtları sırasında yazılmış; fakat albümlere konmamış parçalarından oluşuyor. Sekiz ve dokuzuncu şarkılar “A Moonclad Reflecton” EP’sinden, 10, 11 ve 12. şarkılar ise “Trail of Life Decayed” demosundan alınmış. Grupla derinlemesine ilgili, bahsi geçen albümleri yalayıp yutmuş bir dinleyiciyseniz, ilk yedi şarkı içinden herhangi birisi çalarken hangi albüm zamanında kaydedilmiş olabileceğiyle ilgili yapacağınız tahmin yüksek ihtimalle doğru çıkacaktır. “Damage Done”ın o hüzünlü sertliği, “Projector”un yoğun klavyeli melodikliği, “Haven”ın bunlar arasındaki oturaklı geçişliliği yerli yerinde duruyor. Beni tek ters köşeye yatıran, In Sight adlı, “Projector”de olsa saniye yadırgamayacağım clean vokal bombardımanı oldu. Tüm bu yedi şarkının en bariz ortak özelliğini ortaya koymak istersek, hepsinin müthiş olmasından bahsedebiliriz. Gördüğünüz gibi ben de çok objektifim konu DARK TRANQUILLTY olunca. Şaka bir yana, diğerlerinden belki bir adım zayıf bulduğum The Poison Well’i hariç tutacak bile olsak, Static’in o isyanı, In Sight’ın hüznü, Misery in Me’nin çaresizliği, Cornered’ın kafa karışıklığı, Exposure’un heyecanlı siniri, No One’ın içsel çekişmeleri grubun bizi yerden yere vurmasına o kadar yetiyor ki. DARK TRANQUILLITY iyi yaptığı şeylerin belki de en önde geleni olan dinleyiciyi duygudan duyguya koşturma işini, albümlerine koymamayı seçtiği şarkılarda bile en yüksek seviyede icra ediyor.

Şahsen DARK TRANQUILLTY’nin “yayınlamasa da olacağını” düşündüğüm “A Moonclad Reflection” EP’sini her ne kadar oldukça yavan bulsam da, aslında grubun melodik death metal yüzünü iyice göstermeye başladığı ve kendine nasıl bir yön çizeceğini belli ettiği bu eserin grup diskografisinde önemli bir yeri olduğunu söyleyebiliriz sanırım. “Trail of Life Decayed” ise daha önce piyasaya çıkmış bir demo olmasına ve (piyasa falan dediğime de çok bakmayın, toplam 800 kopya basılmış. Sene 1992.) melodik death metalin ayak izleri henüz çok daha az aşikarken yayınlanmış olmasına rağmen bence ayakları yere daha sağlam basan bir kayıt. Daha çok, DEATH’te de etkileşimlerini çokça gördüğümüz thrash metal köklerinin üzerinde duran, kendi yolunu çizmeye çalışan bir havası var bu demonun. Eklemek gerek ki Midwinter isimli kısacık enstrümantal giriş, böylesine çiğ bir kayıtta bile dinleyicinin ruhuna dokunmayı başarıyor. Bu iki kayıttaki beş şarkının “Exposures: In Retrospect and Denial”a eklenmesi, grubun hem köklerine bir saygı duruşu niteliğinde, hem de açıkçası biraz albümün süresini yukarıya çekme çabası gibi duruyor.

Konu DARK TRANQUILLITY olunca biraz çenem düşmüş sanırım, toparlayayım (yazıyı). “Exposures: In Retrospect and Denial”, çıkartan grup kaliteli olunca albüm dışında bırakılan şarkıların bile aslında ne kadar etkileyici olabileceğini göstermesi açısından önemli bir albüm. “Damage Done”, “Projector” ve “Haven”ı benim gibi yüzlerce kez dinleyip o havalarda yeni şarkılar arayanlar zaten biliyorlardır bu albümü, eminim; ama arada bir açılıp, tazeymiş gibi dinlenilmesi gereken şarkılar var burada. DARK TRANQUILLITY diskografisinin atlanmaması gereken (tonla) parçalarından bir tanesi “Exposures”. İhmal edilmemeli.

88/100

Ertuğrul Bircan Çopur

Bilek metal.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir