Yerli Pazarı: Cidesphere – Dawn of a New Epoch

Merhaba.

Bundan aylar evvel, CARNOPHAGE, NETTLETHRONE, BURST APPEAL ve daha nicelerinden tanıdığımız azman vokalist Oral ile laflıyorduk. Mart ayının başında Metalperver #2‘yi yapmak istiyordum ve 2017’daki enfes Heavy Stage performansı sonrasında yeniden stüdyoya girecek kadar dirildiğini duyuran Cidesphere’ın yeni albümünün kaydında sonlara gelindiğini biliyordum. Mart ayında olur mu, yetişir mi derken Cidesphere’ın ayrı bir lansmanı, özel bir geceyi hak ettiği üzerinde mutabık kaldık ve hatta sonbahara doğru eğer işler yolunda gider, denk düşersek yine beraber yaparız belki diyerek konuyu kapadık. Sonra tabii ben Metalperver #2 konserini yaptıktan bir hafta sonra Covid-19 patladı ülkede. Gerisini biliyorsunuz zaten.

Kısacası birkaç senedir beklediğim, yakın dönemde de hakkındaki gelişmeleri tek tek takip ettiğim, heyecan duyduğum bir albüm Dawn of a New Epoch. Cidesphere maalesef kısa ömürlü olmuştu ama taarruzda kaldıkları 1998-2005 arasına sıkıştırmayı başardıkları Interment…, Göteborg usülü melodik death metal alanında yerli piyasanın en başarılı albümlerinden biri olarak metal tarihimizdeki yerini aldı çoktan. Haliyle yıllar sonra geri gelen grubun patlatacağı bombanın ölçeğini merak etmemek mümkün değildi benim için. Neyse ki Eylül ayından beri albümü dinliyorum da bekleyişim görece biraz daha kısa sürmüş oldu. Üstelik rahatlıkla söyleyebilirim ki iki aydır dinlememe rağmen henüz ne benim heyecanım azaldı ne de Cidesphere’ın gazı kaçtı!

Kadroya değenin eli yanıyor; bilmeyenler için de CENOTAPH, DRAIN OF IMPURITY gibi deliliklerde pena sallamış Başar Çetin’i, Türkiye ekstrem metal davulculuğunda seviyeyi belirleyen Goremaster’ı (çaldığı grupları sayamayacağım bile) ve demin bahsettiğim Oral dışında grubun orjinal kadrosunda ve ilk albümde yer alan Aydın ve Taylan ikilisinin Dawn of a New Epoch‘ta hazır bulunduğu notunu düşeyim. Yani öyle tamamen duygusal bir geri dönüş, eski kadrodan bir tane adam yanına gençleri doldurup albüm yapmış işi değil hiç. Interment… kadrosu ve onun üzerine (orada davullar programdı) Goremaster ile yardıra yardıra geldi Cidesphere adeta… Eh, daha ne olsun?

Önden paylaşılan Reborn into Extinction‘ı bir akşam, Discord etkinliği esnasında paylaşmıştım ve “Yerli ve milli AT THE GATES‘imize kulak verin!” demiştim. Herkes de bu yorumu yerinde bulmuş, sonra evinin içinde küçük mosh-pit çemberleri kurarak tepinmeye başlamıştı. Rif yapısından davul işçiliğine, Slaughter of the Soul saygı duruşu tadında açılıyor albüm. Oral’ın vokalleri çok daha kaotik ve karanlık tabii. Ayrıca baştan eklemek gerekiyor ki Cidesphere’ın cebindeki tek numara Göteborg melodik death metal sahnesinin alevini Ankara’nın göbeğine taşımak değil. Özellikle Sadist gibi ismiyle müsemma şarkılarda çok daha gaddar bir death metal ile o alevi büyütüp bir yangına dönüştürmeyi başarıyor. Açılış ve kapanışta mavzubahis klasik melodik death metal havası daha yoğun olsa da gövdesi hayli sert, bodos aslında.

İdeale yakın süresi ve bütünselliği kaybetmeden dinamik olabilen besteleriyle, yağ gibi kayıyor meret demekten hiç çekinmediğim bir albüm Dawn of a New Epoch. Taylan, Başar ve Aydın üçlüsünün tür için hakikaten de eksiksiz bulduğum bas-gitar salvolarını dinlerken bile geçip gidiveriyor şarkılar zaten. Ankara’nın köklü stüdyolarından Midas’ın Kulaklığı’ndaki kaydın ve Sound Damage’ın miks-master mevzularındaki dokunuşlarının hakkını da teslim etmek gerek bu noktada. Etine dolgun, taş gibi bir kayıt almış Cidesphere. Goremaster’ın kick vuruşları göğüs kafesinizin içinden geliyor sanki.

Olumsuz gördüğüm pek bir şey yok zaten ama biraz da işin doğası gereği şöyle iyice kurcalayınca Oral’ın vokallerinin bazen kaynayıp gittiğini fark ettim. Bir de albümde (özellikle Dawn of a New Epoch‘ta) ride zilinin bir garip çınladığını söylemem gerek. Tabii bunlar biraz da devede kulak ve albümü incelemek üzere değil, dinleyip sapıtmak üzere başına oturan birinin hiç dert edeceğini sanmadığım pürüzler. Kaldı ki canım Ankara’mın Komagene sponsorlu metal komandoları arasında oradan oraya savrulduğum bir konserde can derdime düştüğümde bunların pek bir önemi kalmayacak, haha. Testimony Records çatısı altında umuyorum daha da iyi işler başaracak Cidesphere ve hali hazırda gayet iyi durumdaki death metal piyasamızdaki görece genç grupların arasına dahil olarak söz sahibi bir yıkım ekibine dönüşecekler. Zaten şu Covid-19 belasından kurtulalım da, dev bir grubun açılışında seyircinin canını çıkarıp o dev gruba “ulan hata mı ettik öne bu ayıları almakla, bize hali kalmayacak seyircinin,” paniği yaşatacaklarına eminim. Selam olsun, elinize sağlık!

BANDCAMP


Metalperver’de olan bitenden memnunsanız PATREON‘da aramıza katılabilir, desteğinizi gösterebilirsiniz. Aşağıdaki düğmeye tıklayın ve neler neler oluyor, bir göz atın:

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.