Töxik Death – Sepulchral Demons

Merhaba.

Diyakritik işaretler sınıfına giren, ünlü harflerin üzerine konulan noktaları tanımlamak için kullanılan umlaut kavramının kendisi bile cayır cayır metal tınlarken umlaut içeren gruplardan ponçik müzikler çıkması beklenemezdi herhalde, değil mi? QUEENSRŸCHE, MOTÖRHEAD, ASSÜCK, MÜTIILATION, DESTRÖYER 666 derken listeye Norveç’ten de bir isim eklendi. Kökeni 2003 yılına kadar uzansa da geçtiğimiz 21 Ağustos’ta henüz sadece 2. albümü olan Sepulchral Demons‘ı paylaşan Töxik Death, ORMSKRIK ile beraber en sevdiğim türlerden black/thrash’in 2020 senesinde boynu bükük kalmamasını sağlayarak gönlümde özel bir yer edindi bile.

Black/thrash dedim ve bir kısım okuyucu çoktan okumayı bıraktı bile ama aslında Töxik Death tam anlamıyla black/thrash icra etmiyor. Old school havanın getirdiği bir uğursuzluk var tabii ama bu daha çok grubun yakın zamanda yeniden bolca öveceğim SLAYER‘a (Oops: spoiler yediniz) ve Alman thrash ekolüne çok şey borçlu olmasıyla ilgili. Özünde hızlı, umursamaz, kaotik bir thrash yapıyor Töxik Death ama bunu öyle Norveç usulü yapıyor ki kendiliğinden kararıyor hava. Karanlık büyüler, ölüler ve şeytani varlıkları kapsayan temasıyla da zaten en azından blackened sıfatını hak ediyor fazlasıyla. Norveç, black/thrash kombinasyonunda müthiş bir marka ve Sepulchral Demons da oradan uyduruk iş çıkmayacağının en güncel kanıtı bir bakıma.

Norveç usulünün olmazsa olmazı sağlıklı bir doz speed metal. 2. dalga black metalin patladığı dönemde ortaya çıkan Kolbotn Thrashers Union gruplarının ateşlediği fitil, bugün INCULTER gibi, Töxik Death gibi isimlerle hala alev alev yanmayı sürdürüyor. Grubun kurucusu ve ana gitaristi rolündeki A.W., erken dönem SODOM‘unu ve daha da özelleştirirsek direkt Frank Blackfire’ı idolize ettiğini düşündüğüm bir müzisyen. Rif anlayışı ve beste stili direkt 80’lerden fırlamış gibi görünüyor. Öne çıkan Sadistic Sorcery veya Savage Nights gibi parçalar yüksek hızlı, bir çırpıda insanı etkileyecek türden riflerle bezeli olsa da A.W. zaman zaman tempoyu değiştirmeyi de ihmal etmiyor. Örneğin yarım saatlik albümün en uzun bestesi Morbid Divination‘da bu müzik için fazlasıyla progresif sayılabilecek pek çok kısım var. Ayrıca Incantation Of Annihilation‘ın ortasında da enfes bir break-down var ki o da aslında bu türde görmeye alışık olduğumuz bir şey değil pek. Zaman zaman da Slayer selamını keskinleşiterecek şekilde punk köklerine kayıyor besteler ki iyice tadından yenmez hale geliyorlar. Kısacası gayet doyurucu gitarlara sahip Sepulchral Demons.

En zor alıştığım kısım ise vokaller oldu. 2014’teki Speed Metal Hell‘deki şeytani vokallerin yerine daha hardcore, daha anlaşılır bir vokal gelmiş. Açıkçası hem prodüksiyon (o albüm çok saf ve gaz olsa da kulak patlatan davullar yüzünden dinlenemiyor uzun süre) hem de beste açısından Sepulchral Demons çok daha önde olsa da eskisi gibi kirli, sosyal mesafeye uymayan, maske takmayan, köp-pek bir vokali tercih ederdim. O kadar kusuru da olsun artık; black/thrash bulmuşuz, şeylisini aramayalım.

Norveç thrash metalinin hala geçerliliğini koruması beni çok mutlu ediyor. Hem eski gruplar daha aktif hem de aralarına yeni isimler ekleniyor. Muhtemelen üç-beş kişinin ilgisini çekecek ama bu vesileyle NEKROMANTHEON‘un da nihayet yeniden stüdyoya girdiği müdesini vereyim. Yazıda bahsi geçen isimlerden hoşlanıyor, Norveç’in karanlık ve pasaklı thrash metaline ilgi duyuyorsanız kaçırmayın. Her ne kadar Fatal Visions veya 2018 – DEATHHAMMER manyaklığı Chained to Hell kadar kuduruk olmasa da açlığımızı yatıştıracak türden bir albüm Sepulchral Demons.

83/100


İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

One thought on “Töxik Death – Sepulchral Demons

  • 11 Eylül 2020 tarihinde, saat 13:32
    Permalink

    Yazıdaki şarkı alev alev. Albüm kapağında da ortadaki kanatlı şeytan paraşüt takmış gibi duruyor ahahaha.

    Yanıtla

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.