Necrot – Mortal

Merhaba.

Beklenti kavramını hep ilginç bulmuşumdur. İnsanların olayları algılayış biçimlerini doğrudan etkileyen bu kavrama dikkatli yaklaşmak, her konuda beklentileri doğru ayarlamak gerektiğine inanırım. Hayatımızdaki insanların davranışlarından tutun da yediğimiz yemekten aldığımız tada kadar pek çok şey, belirli ölçüde beklentimizin intibak durumuna göre sınıflandırılıyor çünkü zihnimizde. Örneğin bozuk paralarla aldığımız büfe tavuk dönerinden lüks kebapçı kalitesi beklediğimizde gerçeğin çarpıtılmış bir versiyonuyla nesnel bakış açısından uzak fikirler belirmeye başlıyor zihinlerimizde.

Gelelim death metale. Bin çeşidi bulunan death metal türünde geleneklere bağlı, 90’ların ilk yarısında belirlenmiş standartlara uygun işler yapan yeni nesil grupların bir bölümü saygı duyulur ve sevilirken bir bölümü de ya tarifi bire bir kopyaladıkları ruh eksikliğinden ya da tekdüzelikten kaybolup gidiyor. Müzisyenlik açısından, özellikle de bahsi geçen klasik death metal amacı güdülüyorsa, üstün meziyetlere ihtiyaç duyulmadığı için üretim de hat safhada bu alanda ve baştan savma olanlar, üstün olanların üzerlerine basılıp yükseldiği ceset yığınına ekleniyor kısa sürede.

Oakland çıkışlı üç kişilik Necrot, 2017 senesinde çıkan ilk albümü Blood Offerings ile potansiyelli bir isim olduğunu göstermişti. Zaten üç elemandan ikisinin VASTUM‘da da çaldıklarını düşününce kalite açısından referans noktamız kuvvetli gayet ve Blood Offerings, orta tempoda seyreden rahat bir death metal beklentisinde olanlar için gayet yeterli bir işti. Yine de AUTOPSY gibi, BOLT THROWER gibi ustaların izlerini takip eden, fazlaca tekrar ettiği için bugün bakınca heyecanı epey azalmış düz bir death metal için biraz fazla övüldüklerini düşünmüştüm. O nedenle Mortal öncesi gruptan beklentim, herhalde etliye sütlüye bulaşmayan death metale devam ederler, gibi düşüncelerin eksenindeydi. Ne yapmışlar dersiniz peki geçtiğimiz Cuma yayımlanan Mortal ile? Etliye sütlüye bulaşmayan, klasik bir death metal albümü. Peki bu kötü bir şey mi? Tabii ki hayır.

Brickwalling denilen ve her enstrümanın, kaydedilmiş her saniyenin aynı duyulması şeklinde özetlenebilecek prodüksiyon anlayışının tercih edildiği Mortal, bu anlamda kimileri için zorlayıcı olabilir. Ancak sık sık yaptığım bir benzetmeyle freni patlamış kamyon gibi yardır yardır üzerine gelen albümlerden hoşlanan death metal manyaklarını sevindirecektir. Tamamen ritme odaklanmış gitarlar ve tok, pes bir bas/davul ikilisiyle saldıran Necrot’un rahat bir tempoda seyreden besteleri, albümü dinlemeyi de kolaylaştırıyor zaten fazlasıyla. İlk parça Your Hell, kısa süreli SLAYER saygı duruşu sonrasında bol kazımasyonlu, klasik death metal blast-beat ritimli, GOREFEST‘in For the Masses‘ine benzer bir yapıya geçtiğinde Ayrıkvadi’ye ulaşan Yüzük Kardeşleri’ne olduğu gibi insanın içine huzur doluyor. Tabii maceracı bir ruha sahipseniz ve dinlediğiniz müzik sizi bilinmeze sürüklesin, bokun batağın içinde debelendirsin ama günün sonunda da karanlık yok olsun istiyorsanız bu güvenli limanda ne kadar süre kalacağınıza dikkat etmelisiniz.

Açık söyleyeyim, ben hafta sonumun büyük bir bölümünü ve promo ilk geldiğindeki birkaç günümü Stench of Decay‘in death/doom solosunu, Asleep Forever‘ın davullarının yöneticiliğini, enfes kapanış Mortal‘da grubun gerip gerip bir türlü bırakmamasını dinleyerek geçirdim ve daha bir süre albümü çevirip duracağıma eminim. Özellikle Sinister Will, bu yıl dinlediğim en iyi death metal parçaları arasına girmiş durumda. 14 saniyelik girişinin ardından öyle güzel bir chugging geçişi var ki her seferinde kendimden geçiyorum. Parçanın devamında da yine kazımasyon gitarlar, kaotik sololar, duble yolda şerit ortalayıp terör estiren davullar ile Necrot orta tempo death metalin dünyanın en güzel şeyi olduğunu kanıtlıyor bir kez daha. Daha birkaç önce incelediğim INCANTATION‘ın işlerine benzer, ağır ve atmosferik bir kapanışla albümün genel havasından ayrı bir tat veren Mortal da diğer favorim şimdilik.

Böylesi klasik ve gelenekselci diğer pek çok isim gibi Necrot’un da kimlik bunalımı yaşadığını inkar edecek değilim ama Mortal, çok iyi bir debut olan Blood Offerings sonrasında Necrot’un tek atımlık bir grup olmadığını kanıtlayacak kadar güçlü. Grubu bu kadar güvenli oynadığı için eleştirebiliriz ve madem klasik bir death metal dinleyeceğim, o zaman niye gidip klasik death metal albümlerini dinlemiyorum ki bunun yerine diye düşünebilirsiniz ama bir orduda sadece birkaç komutana ihtiyaç var; savaşı kazandıran ise onların emirlerini uygulayan binlerce asker. O yüzden death metal ile bir probleminiz yoksa Mortal ile de olmayacaktır. Necrot, death metal sancağı altındaki değerli askerlerden biri olma yolunda hızla ilerliyor. İleride subaylığa terfi alacak mı, hep beraber göreceğiz.

81/100


İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.