Defeated Sanity – The Sanguinary Impetus

Merhaba.

Bazen müziğin duygusundan yoruluyorum. Daha doğrusu gerçekliğin baskısı arttıkça kaçış alışkanlıklarım ile kendime yarattığım güven alanlarına, kaçındığım kimi duygu ve düşünceleri çağıracak şeylerden, o an özelinde, uzak durmaya çalışıyorum. Bir noktadan sonra stabil bir ruh hali her şeyden daha önemli oluyor ve tahmin edersiniz ki bunu sağlamak, hele ki bu yalnız ve güzel ülkede, hiç kolay değil. Bazen olanı katlayacak ekstra tetikleyici şeyler yerine bulunduğum gerçeklikten beni tamamen çekip koparacak şeyler dinlemek daha iyi hissettirebiliyor.

O yüzden de günlerdir Defeated Sanity’nin yeni albümü The Sanguinary Impetus‘u dinliyorum.

Defeated Sanity müziğinde o kadar çok şey oluyor ki Alman grubun herhangi bir albümünü, parçasını dinlerken başka bir şey düşünmek imkansızlaşıyor. Yukarıdaki Imposed Corporeal Inhabitation videosu bile eminim birçok dinleyiciye fazla gelecektir. Lille Gruber’in ride ziline yedirdiği triplet detayları, sweep picking ile brutal death metal çalan ruh hastası gitar ve Jacob Schmidt’in beş telli basının müziğin arasından göğüs kafesini parçalayıp fırlayan rahatsız edici slap vuruşları derken Defeated Sanity iki buçuk dakika içerisine dünyaları sığdırıyor. Bir de davulun başındaki o ahtapot adam ile gitaristin aynı kişi olduğunu fark ettiğinde insanın akıl sağlığı gerçekten de bozguna uğruyor…

Önemli bir caz davulcusu ve 2008 yılına kadar da Defeated Sanity’nin gitaristliğini üstlenmiş Wolfgang Teske ve demin hem davul hem de gitardaki marifetleriyle insanı hayrete düşürdüğünden bahsettiğim oğlu Lille Gruber tarafından kurulan grup, hayranları tatmin etmek veya popüler olmaktan ziyade sınırları zorlamak ve brutal death metal çizgisini kaybetmeden olabilecek en teknik, en azman şeyleri çalmakla ilgili her zaman. Defeated Sanity denildiğinde kaçınılmaz olarak bahsetmek zorunda kaldığımız CRYPTOPSY veya SUFFOCATION gibi öncü isimlerin attığı temelin üzerine kusursuz bir teknik ve benzersiz bir estetik algısı ile kat çıka çıka gökdelen diktiler resmen ve 6. stüdyo albümleri The Sanguinary Impetus, henüz durmaya hiç niyetlerinin olmadığını açıkça gösteriyor.

Öncelikle eğer grubu ilk defa dinleyecekseniz ve kulağınız bu seviyede bir tekniğe ve sertliğe alışkın değilse The Sanguinary Impetus, iyi bir başlangıç noktası değil. Grubun önceki albümleri de 2/4 davul ritimleri üzerinde power chord riflerle geçilmiyor tabii, o albümler de alabildiğine teknik ama 2020 model Defeated Sanity’nin işi bir adım daha öteye götürdüğünü söylemek gerek. Alışma hissine asla geçit vermeyen, devamlı değişip dönüşen ve bu nedenle de genel bir telaş, acelecilik atmosferi veren sapkın bestelerin kaotik ve hızlı yapılarına aldanmayın; her notası, her vuruşu mühendislik seviyesinde tasarlanmış, brutal olduğunun en az üç-beş katı da teknik bir death metal bu. Kaldı ki bu kadar brutal ne dinledin 2020’de diye sorsanız cevabım bir elin parmaklarını bile geçemeyecektir.

Albüm incelemeleri açısından düzenli olarak takip ettiğim tek mecra olan ve İngilizce bilen okura da mutlaka tavsiye ettiğim Angry Metal Guy‘da Lille Gruber’ın tekniğinin Cryptopsy ve VLTIMAS davulcusu Flo Mounier’ye benzediğiyle ilgili bir şeyler okudum ve açık söylemek gerekirse bu yorum, zihnimde yeni bir pencere açtı. Albümü de bu bakışla dinlemeye başlayınca Defeated Sanity’i diğer brutal death metal odaklı pek çok gruptan ayıran şeyin ne olduğu, net bir biçimde oturdu zihnimde. Bu insafsız müzikteki canlılığı, organikliği sağlayan en önemli unsur Gruber’in mekanik olmanın çok ötesindeki tekniği. Özellikle blast-beat tekniği, yüksek hızlarda uzun süreler çalmak isteyen davulcular için biçilmiş kaftan. Kolun veya bileğin tek hareketine iki vuruş sıkıştırmak ile ilgili bir teknik bu ve Gruber’e kondüsyon ve hız açısından büyük bir avantaj sağlamanın yanı sıra vuruşlarında bir dalgalanma yaratarak müziği canlandırıyor. Çok nadir bir teknik değil gerçi ama aşağıdaki videoda aynı ritmi farklı tekniklerle çaldığında ritmin ruhunun ne kadar değiştiğini tecrübe edebilirsiniz:

Albümü ilk dinleyişimde Jacob’ın bas gitarının öne çıktığını düşünüyordum. Hatta Discord etkinliğimizde sık sık bas gitar övdüm durdum. Sonra sonra bu kaotik müziği bir arada tutanın Josh Welshman’in vokali olabileceğini hissettim. Pek çokları için böylesi karmaşık ve güçlü müzikte vokal, zayıf halka olarak görülür. Ancak Josh Welshman özellikle bestelere nefes aldıran slam bölümlerde “METAL BEE!” coşkusundaki brutal performansıyla denge sağlıyor hem de grubun kendinden geçtiği kaotik anlarda bir yol gösterici görevi görüyor. Fakat bir süre daha dinledikten sonra Lille Gruber’ın davullarının bütün ekibi yönettiğini düşünmeye başladım. Öyle bir çeşitlilik, öyle bir özgürlük hissi var ki davulda, biraz önce mühendislik seviyesinde hassas bir kurgunun ürünü olduğunu söylediğim parçaların emprovizasyon sonucu ortaya çıktığı yanılgısını yaşatıyor insana. Gitarlara gelemiyorum bile; insan değilsin Lille Gruber.

Bu noktada önceki dört albümde çalmış gitarist Christian Kühn ve grubun 2010’lardaki vokalisti Konstantin Lühring’in yokluğunun Defeated Sanity’i zerre etkilemediğini söylemek gerek bence. Christian zaten beste katkısı minimal seviyede bir gitarist ve vokal departmanında değişime alıştık artık. Yine de yeni eleman Josh Welshman’ın Konstantin’e göre biraz daha anlaşılabilir olması, müzikteki dengeyi besliyor bana kalırsa.

Biraz da eski hayranlar için diskografi içinde kıyasa gidecek olursak The Sanguinary Impetus, grubun bugüne kadar yazdığı en sakat albüm açık ara. Teknik had safhada ve her parça, her geçiş, üzerine uzun süreler düşünüldüğünü hissettiriyor… Bununla birlikte, aslında çok sevdiğim Psalms of the Moribund veya bir önceki Disposal of the Dead // Dharmata kadar ayrıştırılabilir değil. O nedenle de dinleyiciyle arasına mesafe koymuş gibi görünüyor. Besteler iç içe geçiyor sıklıkla ve deli deli olsalar da görece daha statik slam kısımlar bile bazen o yoğun atmosferi kırmaya yetmeyebiliyor. Neyse ki parçalar çok kısa değiller ve kimi fikirler açılıp biz gariban insanların anlayabileceği şekilde zamana yayılmış. Yine de tecrübeli dinleyicilere daha uygun bir bdm eseri olduğunu yinelemekte fayda var.

The Sanguinary Impetus üzerinde konuşmaya başlayınca kolay kolay duramıyor insan gördüğünüz üzere. Daha da bunun hayvan teması, ilginç şarkı sözleri var… Bir yandan da yazının başına dönecek olursak biraz uzaklaşıp bambaşka bir şeylere odaklanmak adına da bulunmaz nimet. Defeated Sanity hem caz pratiklerini müziğe enfes yedirmesi, hem her albümde mutlaka farklı bir şeyler denemesi hem de bu esnada Suffocation ve Cryptopsy gibi devlerin açtığı yoldan ilerleyip insanı yerden yere vurmasıyla brutal/teknik death metal adına günümüzün en görkemli gruplarından biri. Haliyle başka türlü olması düşünülemezdi aslında; The Sanguinary Impetus, 2020’nin en güçlü albümlerinden biri.

89/100


İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

6 thoughts on “Defeated Sanity – The Sanguinary Impetus

  • 6 Ağustos 2020 tarihinde, saat 15:07
    Permalink

    bu denli küfürler eşliğinde övülen bir başka grup daha yoktur herhalde haha. bunca hengamenin arasında vokale de hak ettiği değerin verilmesi, müzik içindeki önemi ve yerinin belirlenmiş olması kritik açısından çok iyi olmuş.

    Yanıtla
  • 6 Ağustos 2020 tarihinde, saat 19:27
    Permalink

    Baslaaaaağğğrrr baslaaaağğrrrr bu albümü discord’da dinlediğimden beri basları övüyorum kendi kendime. Gitarlar da süper hem brutal hem teknik riffler çıldırtıyor özellikle son şarkıdaki breakdown… Aile içi şiddet sebebi resmen. Yine discord ekibiyle çıldırmıştık breakdownda. Davulcu insan değil beyin yakan partisyonlar var albümde. Yılın en iyilerinden. Hayvanlık.

    Yanıtla
  • 8 Ağustos 2020 tarihinde, saat 08:26
    Permalink

    Bu albümü dinlerken metal dinliyormuş gibi hissetmiyorum. Klasik müzik eserlerinin verdiği türden farklı bir zevk veriyor. Psikopata bağlamış Rachmaninoff gibi. İnsan değilsiniz…

    Yanıtla
  • 11 Ağustos 2020 tarihinde, saat 23:05
    Permalink

    Yılın en iyi caz albümü

    Yanıtla
  • 15 Ağustos 2020 tarihinde, saat 21:09
    Permalink

    Quake 3 oynarken arkaya bu albümü koyunca otomatik olarak quad damage açılıyor, hile yapıyormuş gibi hissediyorum.

    Yanıtla

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.