Dearth – To Crown All Befoulment

Merhaba. Metalperver’in uzun soluklu okurlarından ve Patreon destekçilerinden Duodenum’un yeni Dearth albümü To Crown All Befoulment hakkında yazdığı bu özenli incelemeyi paylaşıyoruz bugün. Siz de dilerseniz kendi incelemelerinizi göndermek için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Buyursunlar:


Dinlediğimiz müziği tarif ederken kullandığımız en ilginç sıfatlardan biri “pislik”. Başka aklıma gelen her bağlamda olumsuz bir çağrışımı olan bu sıfat, metal müzik için kullanıldığında ben dâhil birçok dinleyicinin ağzından salyalar akıtabiliyor. Bir şarkının pislik, leş ve boğucu olması istenilen bir durum oluyor.

Bu pisliği oluşturmak isteyen bazı müzisyenler temiz bir soundla olabildiğince çirkef notaları duyurarak içini dökerken bazı müzisyenlerse leş gibi bir soundla bunaltıcı ve ezici bir ses duvarı oluşturarak yapıyor bunu. Dearth gibi bazılarıysa ikisini birden kullanıyor. Pislik sıfatının hakkını gerçek anlamda veren bir müzik yapan Dearth, mükemmel isimli ilk albümü To Crown All Befoulment’la kulaklarımızdan içeri çöp suyu boşaltmaya niyetlenmiş önü açık bir grup.

İlham kaynakları arasında Dead Congregation ve Deathspell Omega’yı gösteren grubun Deathspell Omega’dan ziyade Dead Congregation ve Gorguts’a yakın bir müzik sunduğunu düşünüyorum. Death ve black metali homojen bir şekilde sunan albümü açınca ilk dikkatimi çeken şey soundun muazzamlığı oldu. Göğüs kafesine çöken kapkaranlık bir gitar tonu kullanmasına rağmen çaldığı her notayı net bir şekilde duyuruyor grup. Revenge veya Conqueror gibi sırtını büyük ölçüde prodüksiyona yaslayan bir müzik gelmesin aklınıza, çirkin olduğu kadar kulağı da okşayan bir prodüksiyon var. Ortada teknik yönü kuvvetli bir müzik olmasına rağmen dinlerken bir an bile gözünüzün önüne enstrüman çalan insanlar gelmiyor. İlk albümlerinden bu derece organik bir sound yaratmış olmaları grubun daha yolun başında olmasına rağmen ne kadar olgun düşündüğünü gösteriyor.

Bu olgunluğun bir diğer yansımasıysa enstrümanlardan hiçbirinin öne çıkmaması, rol çalmaması. Basılan her notanın, her davul vuruşunun tek bir amacı var: bu lanetli müziği iletmek. Gitarların sürekli gamın dışına çıkan uyumsuz notaları ve arpejleri, Morbid Angel etkileşimli rifleri nerede ne yapacağını çok iyi bilen davulcunun vuruşlarıyla bütünleşiyor. Tansiyona ciddi anlamda hâkim olan davullar Autoasphyxia’nın kapanışı gibi temponun ciddi anlamda düştüğü kısımları dinamik dokunuşlarla olduğundan çok daha çekici hale getiriyor. Vokallerse çok öne çıkan bir yanları olmasa da uğursuz havayı alabildiğine pekiştiren ve hükmedici bir tonda söylüyorlar şarkıları. Grubun üç üyesinden ikisi vokal yapıyor ve hem yüksek perdeden çığlıklar hem de düşük korkunç böğürtüleri duyabiliyoruz.

Bir albümde en çok önem verdiğim unsurlardan biri her şarkının bir karakteri olması, şarkıların birbirinden ayrışabilmesidir. Dearth bunu sağlamanın çok zor olduğu bir müzik yapmasına rağmen bu sınavı da pekiyiyle veriyor. Birkaç dinlemeden sonra her şarkıyı tanıyabiliyorsunuz. Blight’ın ürkütücü akorları, Death Sown in Polluted Soil’in yüksek temposu derken her şarkıya karakter sağlayacak dokunuşlar koymuş genç grup.

Peki albümün hiç mi olumsuz yönü yok? To Crown All Befoulment, her şeyi iyi yapan bir albüm olmasına rağmen yeni bir şey yapmıyor. Bunun ne kadar önemli bir ölçüt olduğu dinleyicide bitiyor tabii, fakat henüz doygunluğa ulaşmadığını düşündüğüm çirkin death/black metal müziği daha ilk albümünden bu derece ustalıkla icra eden bir grup için çok da rahatsız edici bir unsur olmadı benim için. Müziği dinlerken hiç “Of, sürekli aynı olaylar, bıktık artık” türevi denyo bir tavır içine girmedim. Kaldı ki her sanatçının sürekli yeni bir şey yapmak zorunda olduğunu da düşünmüyorum. Kopya derecesinde olarak dinlediğim albümü kapatıp orijinalini açma isteğini doğurmaması benim için yeterli bu konuda.

Kısıtlı bir kitleye hitap etse de bu kitlenin kulaklarına bayram ettirecek bir albüm To Crown All Befoulment. Çirkinliği sadece prodüksiyonla değil notalarla da almayı seviyorsanız, müziğin gerçek anlamda kötülük saçması fikri hoşunuza gidiyorsa, leşlik, pislik, çirkinlik gibi sıfatların işitsel karşılığını arıyorsanız ıskalamayın. Dinledikten sonra kulaklarınızı zemzem suyu+kutsal suyla temizlemeyi de ihmal etmeyin, iyi dinlemeler.

82/100


Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.