Vader – Solitude in Madness

Merhaba.

Gökten kamyonlar yağdırma gücüne sahip can kaybı metali gruplarımızdan Vader, 12. stüdyo albümü Solitude in Madness ile 30 yılı aşkın kariyerinde yine, yeni, yeniden karşımızda.

Müzikte istikrar, hep tartışılan bir konu. Bazen grupların özgür kuruluşlar olduklarını unutup onları sahiplenebiliyor, kendi istediğimiz şeyi yapmaya devam etmediklerinde bozulup kızabiliyoruz. Bazen de bir gruba hep aynı şeyi yaptığı için kızıyoruz. Kimisi de bu aynılık kavramı içerisinde öyle güzel çeşitlenip sınırlarına taşmadan kendini güncel tutuyor ki onları da alıp baş tacı ediyoruz zaten. Kısacası her grubu, her albümü biricik kabul edip ona göre bakmak lazım. Bu yüzden de mümkün mertebe albümlere dışarıdan bir gözle, belki tümden gelmeye daha yakın bir değerlendirme anlayışı benimseme çalışıyorum. Yoksa 30 senedir aynı death metali yapan Vader’ın Solitude in Madness‘ı için söyleyeceğim birçok şey, kendim de dahil olmak üzere, birçok dinleyicinin hoşuna gitmeyecektir.

Buna karşın Vader, yıllardır büyük bir özgüvenle sergilediği şekilde gerçek, gaddar, tavizsiz bir metal grubu ve 2020’de de bu göz açtırmaz tutumunu sürdürüyor. Vader’ın death metal anlayışında yalnızca devamlı tetikteki büyük savaşçıların yüreklerindeki o sönmeyen ateşin diri tuttuğu duygulara yer var; savaş alanından ölülerinizi toplarken, yaralarınıza kor demirler basarken veya yıldızsız gecelerde soğuk göğün altında nöbet beklerken kısacık bir an için sıcak bir yatağın özlemini duyduğunuzda yaşadığınız o minik duygusallıklar dışında sadece kan, ter, silahlar, makineler ve savaş var!

Vader bu defa savaşı daha karanlık, daha fantastik bir boyuta taşıyıp hiçliğin karanlığından şeytanı çekip cehennem ordularını üzerimize salıyor. IRON MAIDEN klasiği The Number of the Beast‘in girişinden hatırlayacağınız sözlerin bir benzeri olan “Woe to you oh earth and sea, For the devil sends the wrath with me!” haykırışıyla açılan Shock and Awe, Vader’ın bulunduğumuz düzlemi terörize eden tokatçı müziğine uygun adıyla da dinleyicide yarattığı etkiyi özetliyor aynı zamanda.

Fazlasıyla thrash etkilenimli, bir makine kararlılığında ve hızındaki death metal besteleriyle, aralıksız ve acımasız bir biçimde – tıpkı diğer her Vader albümü gibi – ilerliyor Solitude in Madness. Ben artık grubun şöyle yıllarca hatırlanacak, açıp açıp yeniden dinlenilecek şeyler yapmaya çalışmaktansa belirli aralıklarla ve metal böyle bir şey lan işte herkes akıllı olacak oğlum!! gibi bir tavırla gelip üç-beş tokat atıp gitmek gibi bir misyon üstlendiğini düşünüyorum. Bu pencereden bakınca da Solitude in Madness, görevini layığıyla yerine getiriyor her zamanki gibi. And Satan Swept sırasında hangi yüzyılda olduğunu şaşırıyor insan artık dayaktan. Aynı şekilde Dancing in the Slaughterhouse da break-down sayılabilecek bir bölüm sonrası bir anda giren kısa, vurucu solosuyla görüntüyü kaybettiriyor insana. Bones da groove girişiyle dayaktan haz alma konusunda eğitici anlar barındırıyor. Uzatmayalım; Vader, bildiğimiz Vader işte.

Daha heavy metale yaklaşılan anlar (özellikle sololar ve Bones gibi şarkılarındaki kimi rifler) dışında sürprizsiz, death metal anlayışını ve tutkusunu dinleyicisine zorla kabul ettiren müzik devam ediyor… Bu, bir noktada Solitude in Madness‘ı otomatikman birkaç basamak yukarı taşısa da kendi içinde ne Impressions in Blood kadar dinamik ne de Tibi et Igni kadar gaddar aslında. Litany‘den söz etmiyorum zaten; o zirveye tekrar tekrar çıkmak Vader’ı geçtim, hiçbir grup için kolay değil pek. Hal böyle olunca da Solitude in Madness biraz ölümüne hayranlar ve Vader’ın en görkemli anlarını, en okkalı tokatlarını henüz tatmamış dinleyicilerin daha çok sevebileceği bir seviyede kalıyor. Bu çok da olumsuz bir şey değil tabii. Sonuçta başta da dediğim gibi Vader belli aralıklarla bir anda kulaklarımızda belirip iç kulaklarımızı tokat manyağı yaptıktan sonra sessizce gölgelerin arasına çekilmeye devam ediyor. Sadece attığı tokatların sayısı ve şiddetlerinde dalgalanmalar yaşanıyor bazen.

77/100


İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.