Vengeful Spectre – Vengeful Spectre

Merhaba.

Bu aralar halkımızın ağzından Çin hakkında olumlu bir şeyler duymak pek mümkün değil ama bugün sizlere Çinli Vengeful Spectre’den ve 15 Ocak’ta yayımladıkları, kendi isimlerini taşıyan ilk albümlerinden bahsetmek istiyorum. Bir linç de buraya gelmez umarım, hsdha.

Vengeful Spectre’nin kendisiyle ilgili söylenecek çok bir şey yok aslında. 2019’da başlatılan projenin başında Fan Bo isminde (veya rumuzunda) birinin olduğunu biliyoruz bir tek ve kendisi FROZEN MOON adında, henüz demo&EP ötesinde bir üretimde bulunamamış başka bir black metal grubunun vokalistiymiş. Ha bir de olur da yolunuz düşerse Guangdong Bölgesi’nden bir arkadaş kendisi. Evet, kitabi bilgilerim bitti şu an.

O zaman albüme dalalım.

Dümdüz söylemek gerek; folk ile black metalin kusursuz bir birleşimi Vengeful Spectre. Çin’in binlerce yıla yayılan zengin ve güçlü kültüründen, tarihinden gelen muazzam bir atmosfer, hassas enstrümanlardan dökülen derin, melankolik melodiler ve insana ait duyguların en keskin, en sert şekilde müziğe dökülüşü…

638 yılında artık sınırları birbirine fazlasıyla yaklaşmış durumdayken Tan Hanedanı’ndan Çin İmparatoru Taizong, Tibet İmparatoru Songtsen Gampo tarafından gönderilen elçileri ve evlilik yoluyla iki imparatorluğun kan bağıyla bağlanması önerisini reddederek fazlasıyla kanlı ve acımasız bir sürecin fitilini ateşler. Red cevabını bir hakaret olarak gören İmparator Songtsen Gampo, cesur ve harcanabilir askerlerini Çin’in Songzhou kentine konuşlandırır. Kanlı, çaresizlikten yapılan bir savaşın ve ağır kayıpların ardından Songzhou Valisi, şehri Tibet imparatoruna teslim eder.

İmparator Taizong, feryat figan halinde İmparator Songtsen Gampo’ya nasıl bir karşılık vermesi gerektiğini düşünürken dağlarda yaşayan münzevilere akıl danışır. Bir münzevi ise imparatora şu aklı verir: “Şafak sökmeden onları şaşırt!”

Bu öneri aklına yatan İmparator Taizong, ani bir gece baskını düzenler. Yağmurlu bir gecede yaşanan bu katliam, İmparator Songtsen Gampo’yu çekilmek zorunda bırakır. İki kanlı çarpışmanın ardından yaşanan geriye yalnızca umutsuzluk ve kin kalmıştır. Ancak taraflardan İmparator Songtsen Gampo, bir kez daha evlilik önerisiyle Çin İmparatoru’na elçi yollar. Bu defa müttefiklik teklifini kabul eden İmparator Taizong, uzak kuzeni Prenses Wencheng’i gönderir ve iki imparatorluk arasında nihayet barış dönemi başlar…

Altı (kısacık Hermit‘i saymayalım; beş olsun) muhteşem black metal parçasıyla bu enteresan olayı anlatıyor Vengeful Spectre. Ne olduğunu yalnızca hayal edebildiğim enstrümanları kullanıyor, hiç beklenmedik gitar sololarıyla şaşırtıyor, muhteşem atmosferiyle insanın başını döndürüyor. Çince sözlerden hiçbir şey anlamasanız da bütün bu olanlar, yüksek bütçeli epik bir film gibi gözünüzde canlanıyor Vengeful Spectre’nin dehası sayesinde.

Şarkılardan bahsedeyim diyorum ama nereden dalayım, ne diyeyim; şaşkınım hala biraz. Dikkatli okur fark etmiştir, özellikle yatık olarak yazdığım şeyler kabaca şarkıların isimleri aynı zamanda ve her bir şarkı, ismiyle birlikte bu olayların hangi kısmına işaret ediyorsa o anda yaşananları o kadar iyi aktarıyor ki insan çıldıracak gibi oluyor. Desperate War‘un savaş atmosferi ve kaotik karmaşasını yaşamak, savaşın tozunu dumanını kaldırıp korkunç manzaraları gözler önüne seren mü-kem-mel girişiyle beraber Wailing Wrath‘de İmparator Taizong’un acısını ve öfkesiini hissetmek, Rainy Night Carnage‘ın gizli, ani ve keskin halleriyle o gece baskını fikrini eşleştirip iyice coşmak, Despair and Resentment‘ta ise türlü pişmanlıklar sonunda gelen barışın bile günün sonunda sahte ve geçiçi olduğunu hissettiren tekinsizliğe şahit olmak… Çok büyük iş ya bu!

Albümde kaç kişi çaldı, kim neden sorumlu bilmiyoruz ama Fan Bo’nun çığlıkları duyduğum en iyi black metal vokalleri arasında ve geleneksel Çin müziğine ait enstrümanların yerleşimi kusursuz; çiğ black metal ile bu folk birleşimi, üzerine de muhteşem konsepti ile Vengeful Spectre, her açıdan neredeyse eksiksiz. Tabii böyle bir albümün geleceğini bilmiyordum ve pek çokları gibi benim için de bir sürpriz oldu, o yüzden senenin devamında da her an benzer çılgınlıkta bir şey gelme ihtimalini kabul ediyorum ama Vengeful Spectre, bence kendi türünde şimdiden 2020’nin en iyisi. Hitap ettiği kitlenin sınırlı olması ve albümden ekstra keyif almak için biraz internet kurcalamak (en azından Metalperver okuyor olmak) gerekliliği ise bu müthiş işin tek eksileri.

Vay be.

90/100


Metalperver’e destek olmak için aşağıdaki düğme üzerinden Patreon sayfamıza bir göz atıp siteye abone olabilirsiniz.

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Vengeful Spectre – Vengeful Spectre” için bir yorum

  • 21 Mart 2020 tarihinde, saat 01:41
    Permalink

    Grubu keşfettiğimde şöyle bir şey yazmıştım:
    Heavy metalin birçok müzik türünün aksine gelişimini sürdürebilmesinin en önemli sebebi sahip olduğu şaşırtıcı uyum yeteneği. İşçi müziği olarak doğmasına rağmen toplumun bütün tabakalarına ve dahası neredeyse bütün kültürlere yayılabilme becerisi gösterdi bu müzik. NWOBHM döneminden itibaren istikrarlı bir küreselleşme eğilimine sahip ve girdiği her yerde oranın kültürüne uygun şekilde yeniden üretiliyor. Özel bir durum olmadıkça da bu süreç sonuna kadar ilerleyebilecek gibi duruyor.
    Haritadaki en önemli eksik şüphesiz Çin. Yerel kültürü itibariyle nüfuz etmenin en zor olduğu yerlerden biri aynı zamanda. Ama artık elimizde çok önemli bir örnek var…

    Yanıtla

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.