My Dying Bride – The Ghost of Orion

Merhaba.

Sitede yalnızca üç albümünün incelemesi bulunsa da aslında yazdığım My Dying Bride incelemesi sayısı bundan fazla. Fakat maalesef bir ssd yangını sayesinde yazdığım yazıların büyük bir bölümünü kaybettiğim için, örneğin İngiliz doom devinin bir önceki albümü Feel the Misery‘nin incelemesi yer almıyor sitede. Bir gün bu teknoloji halka iner veya benim param olur da kurtarırırım verilerimi diye çekmecede duruyor ssd. Ah ulan ssd.

Neyse, kısacası yıllarım My Dying Bride hayranlığıyla geçti. 2006’daki İstanbul konserlerinden sonra taksiye atlayıp Boğaz Köprüsü’ne gitmeyi mi düşünmedik, The Angel and the Dark River eşliğinde gözyaşları mı dökmedik, her ayrılık sonrası She is the Dark dinleye dinleye duvarlara kafalar mı atmadık, neler neler…

Tabii sonra yaş almaya başladık, tecrübeler birikti ve nasır tutan deriye My Dying Bride işlemez hale geldi. Tabii böylesi bir müziği coşa çıldıra tecrübe edemediğin zaman da değeri doğal olarak biraz azalmaya başlıyor. Yine de günün sonunda My Dying Bride hala en sevdiğim gruplardan biri ve doom/death metalin en önemli temsilsici belki de. Haliyle Feel the Misery sonrası beş senelik bir aranın ardından gelen The Ghost of Orion, 2020’nin merakla beklenen albümlerinden biriydi ve Metalperver’de incelenmemesi, düşünülemezdi.

Bu beş yıllık süreçte grup bazı trajik olaylar geçirdi. 1999’da grubu terk eden ve 2014’te yeniden katılan kurucu gitarist Calvin, bir kez daha gruptan ayrıldı örneğin. Aynı şekilde uzun soluklu bir davulcu bulma konusunda yaşadıkları sıkıntılar da devam etti ve hem For Lies I Sire döneminde çalan, Feel the Misery‘de de konuk olarak yer alan Dan Mullins’i hem de şu sıralar Hamish ile birlikte GODTHRYMM‘de çılgın atan ünlü doom davulcusu Shaun-Taylor Steels’i kaybettiler. Yetmezmiş gibi Aaron Stainthorpe’un beş yaşındaki kızına kanser teşhisi kondu ve 2017’de grup resmen dağıldığını ilan etmese de derin bir sessizliğe büründü. Neyse ki hem Aaron’ın kızı hem de My Dying Bride o kara günleri atlattı. Grup ilk günden beri birlikte çalıştığı Peaceville Records‘u bırakıp Nuclear Blast‘a geçti ve The Ghost of Orion, türlü sıkıntılardan beslenmiş kapkara bir albüm olarak, kanlı canlı karşımızda.

Birkaç ay önce yayımlanan açılış parçası ve ilk tekli Your Broken Shore, My Dying Bride’ın neyi çok iyi yapabildiğini bir kez daha gösteriyor: Uzun, ağır ağır işlenen armonik gitar/klavye veya keman melodileri eşliğinde Aaron’ın bariton yakarışları ve tam ihtiyaç duyulan anda devreye giren, beton gibi ağır ve güçlü ritim bölümlerinden oluşan yıkıcı besteler… Kulağa basit bir formül gibi gelse de My Dying Bride 13. albümünde (Evinta‘yı da sayarsak 14.) artık sanatının zirvesinde ve gereksiz tüm detaylardan arındırılmış, odaklı bestelerinde türünün en çarpıcı işlerine imza atan dev bir isim gerçekten. Çok iyi bir açılış Your Broken Shore.

Feel the Misery‘nin yüksek sayılabilecek temposu, yaşanan tatsızlıklar ve Aaron’ın bol bol kükrediği açılış parçası Your Broken Shore‘u düşününce albümün kalanında da benzer bir tempo beklentisine girdim başta ama The Ghost of Orion, doom metalin o ağırbaşlı, tören yürüyüşü temposunda ilerleyip her adımın üstüne basa basa, bastığı yeri ezip acıta acıta ilerliyor. Özellikle albümün ilk yarısının son gerçek parçası (tamamı ağıt şeklinde ilerleyen, WARDUNA‘dan tanıyabileceğiniz Lindy-Fay Hella’nın yer aldığı The Solace‘ı bir ayraç olarak görmek gerek) Tired of Tears‘ın nakaratında Aaron’ın ‘Lay no hand upon my daugther,’ sözleri insanın boğazına takılıyor resmen. Zor ya. Çok zor oğlum.

Bu arada Aaron’ın vokalinin albüm boyunca muhteşem tınladığını söylemem gerek. Hem katman katman kaydedip armonik zenginliği, hem nadiren kanatlarını açıp görkemini sergilediği anlardaki kükremeleri hem de artık çok tanıdık gelen, alışagelmiş vokal melodileri enfes. Çok daha güvenli, hatta açık söyleyeyim, zayıf bir performans bekliyordum ama Aaron istemiş bu albümü resmen, hissediliyor bu kolaylıkla.

Albümün en canavar şarkılarından biri ise on dakikadan bir saniye kısa olan The Long Black Land. Resmen köklerine dönmüş My Dying Bride; Aaron’ın ciğer sökücü brutal vokali, Shaun Macgowan’ın kemanı ve geçmişte WINTERFYLLETH‘e de konuk olmuş çello sanatçısı Jo Quail’in dokunuşları, cazır cazır gitarlar ve arada nefes aldıran kısa, sakin geçiş oyunları… My Dying Bride böyle bir grup işte ya! Muhteşem bir parça The Long Black Land. Hem palm mute gitarları hem de çiftkrosoğulları davullarıyla Turn Loose the Swans zamanlarına göz kırpan The Old Earth de albümü çok iyi kapatıyor bu arada.

Albümün 2. yarısında yer alan The Ghost of Orion ve son parça Your Woven Shore ile birlikte yukarıda bahsettiğim The Solace‘ı da düşününce toplam üç adet geçiş parçasından söz edilebilir ki toplamda sekiz parçadan oluşan bir albüm için bu biraz fazla. Tired of Tears‘tan sonra The Long Black Land ve The Old Earth‘ü koyup çat diye bitirilebilirmiş albüm ve bana kalırsa çok daha güçlü bir etki yaratırdı böyle yapılsaydı. Süre olarak da 44 dakika civarına inerdi ki ideal bir süre o da. Ayrıca beste yapıları, özellikle Your Broken Shore ve To Outlive the Gods arasındaki benzerlikler baltalıyor albümün havasını. Tabii yeni şeyler de denenmiş ve özellikle The Solace, grubun bugüne kadar yaptığı en farklı işlerden biri olarak öne çıkıyor ama ne kadar etkili olduğu tartışılır. Ayrıksı duruyor bana sorarsanız. Toplamda keşke biraz daha özenilseydi de şöyle bağıra çağıra My Dying Bride övebilseydim dedirtti bu ufak pürüzler. Nuclear Blast’ın bok yemesi mi yoksa iki albüm arasında bu kadar uzun süre beklemeye hiç alışkın olmayan grubun aceleciliği mi bilmiyorum ama üzdü bu açıdan gerçekten.

Uzun oldu ama The Ghost of Orion iyi bir albüm ve bu tempoda, böylesi ezici bir doom metal arayanlar için 2020’de şu ana kadar çıkmış en iyi işlerden biri aslında ve My Dying Bride konuşmayı özlemişim galiba biraz. Toplamda beş gerçek şarkıdan oluştuğu için Reflections ile kıyaslamak doğru olmaz belki ama 2020’nin doom adına zafer anlarından biri olarak The Ghost of Orion, My Dying Bride’ın hala çok güçlü olduğunu göstererek yüzümü gülümsetti. İnsan tanıdığı şeylere tutunuyor işte… Siz de tanıdıklarınıza tutunun ve ONLARIN EVDE OTURMALARINI SAĞLAYIN!

Bağladım bir şekilde mevzuyu oh, hsdhaha.

82/100


Zor zamanlardan geçiyoruz ama paylaşmak zorundayım, çünkü işim bu. Metalperver’e destek olmayı düşünürseniz lütfen aşağıdaki düğmeye tıklayıp Patreon sayfasına bir göz atın, teşekkürler:

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

One thought on “My Dying Bride – The Ghost of Orion

  • 19 Mart 2020 tarihinde, saat 16:08
    Permalink

    İlk tercihim doom olmasa da MDB severim elbette. Fakat bu gözümden kaçmış, teşekkürler inceleme için. Kulak kabartıyorum hemen. 🙂

    Yanıtla

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.