Fit For an Autopsy – The Sea of Tragic Beasts

Merhaba.

Bu aralar “İnsanlığın sonu yakın!” şeklinde özetlenebilecek söylemlerden bunaldığım bir dönemdeyim sanırım. Ümitli, heyecanlı olmaya devam etmek için fazlasıyla zor bir yerde yaşıyoruz zaten ve mikro ölçekte, bir kaşık suda boğulmamak için çırpınıp dururken konuyu bir anda denizler, okyanuslar seviyesine çeken bu tip şeylerle başa çıkabilmek, bazen fazla yorucu olabiliyor.

Tabii gerçekler değişmiyor günün sonunda ve haliyle bir metal şarkısı GOJIRA öğretisi olan beton gitar oyunlarıyla dikkat çekici bir açılış yaptıktan kısa bir süre sonra hayvan evladı bir vokalist suratına suratına “Fall in the fire with me!” diye böğürdüğünde, bu hastalıklı bir biçimde cazibeli gelebiliyor insana. Fakat Amerikalı deathcore grubu Fit For an Autopsy’nin The Sea of Tragic Beasts albümüne takılmanın tek sebebi bu değil.

Deathcore ile aram olmadığı bir sır değil ama türün yavaş yavaş metal dünyasında kendini daha sağlıklı bir yere konumlandırmaya başladığı da aşikar. 2008’de kurulan Fit For an Autopsy de hem deathcore türünün sınırlarına taşan müziğiyle bir süredir deathcore türünün daha ciddiye alınmasını sağlayan bir isim ve listeleri zorlayıp grubun şöhretini katlayan 2017 çıkışlı The Great Collapse ile benim dahi gözardı edemediğim bir grup.

FFAA, 5. stüdyo albümü The Sea of Tragic Beasts ile insanlığın trajedisini ele alan dramatik, katmanlı ve yoğun bir müzik yaparak türe fazlasıyla ihtiyaç duyduğu olgun duruşu vermeye devam ediyor. Nuclear Blast çatısı altına giren grubun birçok açıdan ne kadar profesyonel bir hale geldiğini görmek, albümle aynı isme sahip açılış parçasının ilk saniyelerinden anlaşılıyor zaten.

Tabii bu şarkının ilk saniyelerinden kabak gibi ortadaki GOJIRA etkisini yadsımak imkansız ama FFAA’nın bu etkilenimi bir şekilde kendi olayına dönüştürmeyi başardığını söylemek mümkün. Temiz vokalli, Avrupa usülü blast-beat dediğimi tıka-tıka davullu bölümler, beton Gojira riflerinin arasında parıldıyor resmen ve Shepherd‘da olduğu gibi gayet karanlık, gayet karamsar melodiler ile atmosferin dağılıp tabiri caizse müziğin yaşının küçülmesine izin vermiyor grup. Bu da deathcore tahammülü sınırlı, dur-kalk mevzusuna sıklıkla burun kıvıran beni bile rahatlıkla içine çekebilen bir albüm olmasını sağlıyor The Sea of Tragic Beasts‘in. Hele ki 2000’lerde bu türler ortaya çıkarken benimsenen Avrupa melodik death metali pratiklerinin de Gojiracılık faaliyetleri arasına yedirilmesi (Your Pain is Mine‘ın ilk dakikası çok iyi bir örnek bence) vb. detaylar, iyice şenlendiriyor gönlümü. Tabii bir yandan da AS I LAY DYING bunları yıllar önce yapmadı mı?” sorusunu da gündeme taşıyor ama o noktada da Gojira’nın, As I Lay Dying’in falan artık böyle müzik yapmadığını düşününce otomatikman çöpe gidiyor bu eleştiri.

Grubun köklerinin en bariz şekilde gözlemlenebildiği Warfare dışında tamamen core tabanına oturmuş bir şarkı yok gibi ve FFAA’nın kendine ait bir tını oluşturmayı başardığını söyleyebilirim genel anlamda. Üstelik bu şarkının hemen arkasından gelen ve kapanışta çok daha güçlü darbeler indiren Birds of Prey ve Napalm Dreams gibi ağır, olgun toplar, albüm sona erdiğinde kulaklarınızda kalan tadı (anladınız işte) hayli olumlu kılıyor. Gitar işçiliği açısından daha zayıflar belki ama iki şarkı da hayli güçlü etki anlamında.

Bozmadan önceki GOJIRA‘yı ve deathcore türünü seviyorsanız The Sea of Tragic Beasts tam size göre bir albüm. Bunun haricinde türe uzaktan bakanlar, uzun zamandır neler olup bittiğini bilmeyenler ve türle ilgili kendini geliştirmek isteyenler için de çok doğru bir alternatif bana kalırsa; en azından Shepherd‘a bir bakmalı bence. Bir önceki The Great Collapse kadar özümseyip kişisel seviyede de çok yükseldiğimi söyleyemem, çünkü haddinden fazla temiz vokal ile drama kasma durumları bir süre sonra kabak tadı veriyor ama yine de The Sea of Tragic Beasts‘in gayet iyi olduğunu görmek zor değil.

86/100

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.