Serpent Column – Mirror in Darkness

Merhaba.

Bunca yıllık metalcilik ve yazarlığın sonunda hala bazı albümleri kendime saklamayı sevdiğimi fark ettim geçenlerde. PATREON için kısa bir Eylül ayı değerlendirmesi hazırlarken oldu bu ve önce grubu yazdım, sonra sildim, sonra tekrar yazdım ve yeniden sildim. Saçma gelebilir ve internet çağında herkesin birçok şeye erişimi varken bir metal gurusu olarak falan görmüyorum kendimi ama çocuksu bir tutkuyla saklayasım geliyor bazı albümleri hala… Sonradan kendi kendime gülerek Metalpervere Haftalık listesine ekledim zaten ama yarın öbür gün bir yerde karşılaşırsak Amerikalı duo Serpent Column’u çok bilmiyormuş gibi davranırsanız sevinirim… Delirmişim meğer.

Antin Yunan tiyatrosunda, tragedyanın sonlarına doğru her şey sarpa sarıp artık içinden çıkılmaz bir hale geldiğinde büyük halatlar, kancalar ve makaralar aracılığıyla havadan sahneye indirilen tanrısal bir figür aracılığıyla sorunların çözüme kavuşturulması, ya da kısaca Deus Ex Machina gibi bir etkisi oldu Serpent Column’un üzerimde. Yoktan var olup bir anda bütün sorunlarımı çözmedi tabii ama onun gibi bir şey oldu.

Mirror in Darkness, ilk albümünü 2017’de yayımlayan grubun ikinci albümü ve Eylül ayının başlarında çıktı karşıma. Ornuthi Thalassa‘yı daha önce dinlemiştim ve Yunan black metalinin o okült tavrını korumakla birlikte daha da melodik ve enerjik bir bakış açısı sunduğu için grubu takibe almıştım. Mirror in Darkness ise Serpent Column’un adeta evrim geçirdiği, sınıf atladığı albüm olmuş.

Önce odadaki file işaret etmek gerek: Evet, DEATHSPELL OMEGA etkilenimi çok bariz hissediliyor ilk notalarla birlikte. Özüne, kaynak kodlarına baktığınızda dissonant black metal bu, evet ama aynı zamanda çok daha fazlası. Ayrıca DSO’nun bolca tartışma yaratan temaları yerine bildiğimiz Yunan mitolojisini, tarihi ve Batı varoluşçuluğunu konu ediniyor kendisine, o nedenle de çok daha güvenli bu açıdan. Amphiclasm‘ı dinleyip o tadı almamak imkansız tabii ama Serpent Column çok daha etli, çok daha kaslı DSO’ya göre.

“Trudging through the moldering corridors of history
Beguiled by the promises of the polis
Ringing hollow across decades broken on the rack
Freedom from brevity and vicissitude
A liberty utterly emptied of liberty.”

Açılış parçası Promise of the Polis‘in bu sözlerinden anlaşılacağı üzere grubun düşünsel tarafı da epey dolu dolu ve ayrıca müzikal olarak da yine bu ilk şarkıdan ipuçlarını verip Apophenia ile iyice ayyuka çıkaracakları şekilde Serpent Column’un bir şekilde mathcore türüne ait pratikleri black metale oturtup bunu mantıklı bir atmosferde sunmayı başardığını fark edeceksiniz ki yani yuh, o ne öyle yahu.

Bildiğimiz yerlerden bir şeyler yakalayıp onu ne kadar acayip hallere getirdiklerine şaşırarak, oradan oraya savrulmakla geçen yarım saatlik bir sürecin ardından albümün tepe noktası sayılabilecek Warlords of the World to Come‘a gelip KRALLICE ismini hatırlatan bir gitar ile bu defa daha normal (nesi normalse artık bu şarkının) bir silahla da ne kadar büyük bir tahribat yarattıklarını görünce artık teslim bayrağını çekeceksiniz göndere muhtemelen; 5:06’dan sonraki yaklaşık iki dakikalık kısım herhalde 2019’da dinlerken kendimi en çok kaybettiğim bölümlerden biri. Delirmiş bunlar.

Etkileyici olmayan herhangi bir anı olduğunu düşünmesem de albümün en güçlü anlarının enstrümantal bölümler olduğunu itiraf etmeliyim. Konuk müzisyen olarak görünen vokalist D. Lyons’un performansı, tüm enstrümanlardan, bestelerden ve gruba ait diğer her şeyden sorumlu insan Theophonos’un her şarkıda başka türden bir hezeyan senfonisi sunup insana kafayı yedirten yaratıcılığının yanında zayıf ve tek boyutlu kalıyor maalesef ve Mirror in Darkness‘a getirebileceğim tek eleştiri de bu sanırım.

Detaycılığı, müthiş gitar işçiliği ve farklı türlerden aldığı ilhamıyla Mirror in Darkness, 2019’da dinlediğim en iyi black metal albümlerinden biri oldu ve muhtemelen yıl sonunda da bir şekilde adından söz edeceğim tekrar. Bu müziği ciddiyetle ele almayı reddeden umutsuz vakalara kuru gürültü gibi gelecek elbette ama günümüz progresif, avant-garde – nasıl adlandırmak istiyorsanız – black metalinin en acayip örneklerinden birini verdi Serpent Column ve bazılarımız için bu çok büyük bir şey.

88/100

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Serpent Column – Mirror in Darkness” için 2 yorum

  • 8 Ekim 2019 tarihinde, saat 22:06
    Permalink

    Bir haftadır dönüp dolaşıp Ausweg dinliyorum.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.