Entombed A.D. – Bowels of Earth

Merhaba.

İsim hakları savaşları neticesinde üçe bir oranında ikiye ayrılan Entombed’un veya bünyesinde canavar vokalist L.G. Petrov’u barındıran versiyonu olan Entombed A.D.’nin tanıtım paragraflarına ihtiyacı yok ama 2014’te bu isme geçen Petrov ve dadaşların birkaç gün önce yayımlanan Bowels of Earth öncesine kadar iki vasat üstü albüm daha yapmış oldukları notunu düşmek gerek en azından. Öz hakiki Entombed hangisi bilemem ama Petrov’un çok daha üretken olduğu ortada. Zaten ayrılmaları da biraz bunla ilgiliydi. Neyse.

Grubun hayranı olanlar mutlaka katılacaklardır; yıllar içerisinde pek çok farklı türe bulaşıp kabuk değiştirmeye çalışan, farklı şeyler denemekten çekinmeyen bir grup oldu Entombed. Bazen eleştirildiyse de çoğunlukla da keyifli işler yaptı bana kalırsa. Buna karşın Petrov, Entombed A.D.’de bir tık sabit fikirli ve Entombed isminin görkemli zamanlarında başardıklarını önüne koyup, fazla macera aramadan onlara benzeyen işlerle hayranları kendi tarafına çekmeye çalışıyor. Başarıyor da üstelik. Bir noktaya kadar.

Tabii 90’lar Entombed’unun muhteşem ama sınırları dar müziğini çeşitlendirmek kolay değil ve Entombed A.D. de yaratıcılık konusundaki yetersizliğini istikrar, alışkanlıklara olan bağlılık ve tutkulu performanslar ile kapatmaya çalışıyor. Bowels of Earth, daha önce mutlaka birilerinden ya da Entombed’un kendisinden duyduğunuz fikirlerle dolu bir albüm ve sevip sevmeyeceğiniz da Entombed’u ne kadar sevdiğinize bağlı biraz.

1991 yılının çamurlu, leş death metal tınısını MOTÖRHEAD türevi bir speed metal gazıyla birleştirip death’n’roll şeklinde özetlenebilecek müzik çoğunlukla orta tempoda ilerlese de kırk dakikaya yaklaşan albümün belirli bölümlerindeki bariz vites artışı, Bowels of Earth‘ü çok daha dinlenebilir kıldı benim için. Orta tempoda artık gidecek pek bir yolu kalmadığını hissettirse de vitesi arttırdığında hala gayet gaz ve coşkulu; old school ateşinin harlandığı, DISMEMBER seveni coşturacak Torment Remains veya Hell is My Home dışında daha rock’n’roll hisli Elimination gibi şarkılar, Bowels of Earth‘ün en keyifli anlarını barındırıyor. Gerçi bu adamlar dıg-tak dıgı-tak davul üzerine caz cuz Boss pedalla ne çalsalar dinleyecek bir tayfa – ben dahil – olduğu için çok daha kurcalamaya gerek yok zaten.

Her şey bildiğimiz, alıştığımız gibi dursa da arada bazı küçük denemeler, şaşırtıcı detaylar da yok değil. Örneğin isim şarkısında resmen heavy metal solosu var. Bourbon Nightmare‘in açılışında ise devasa şapkaları ve papyonlarıyla Meksikalı müzisyenler karşılıyor dinleyiciyi. Kapanışı yapan To Eternal Night ise bir PANTERA albümünden fırlamış gibi duruyor… Tüm bunlar toplamda ne ifade ediyor, ne anlatıyor gibi bir sorunun ise bir cevabı yok maalesef. Çalmış işte reyizler.

Kimi anlarında eğlenip bazen de epey sıkıldığım bir albüm Bowels of Earth. Bu gitarları, Petrov’un çamurun içerisinden yüzeye ulaştığında patlayacak etrafa pislik saçan kabarcıklar tadındaki leş vokalini ve gayet eğlenceli, çerez besteleri sevmemek imkansız ama albüme iyi demeye de dilim varmıyor tam manasıyla. Ne bileyim. Tam da bilemedim bu sefer.

70/100

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.