Yerli Pazarı: Raven Woods – Enfeebling the Throne

Merhaba.

Son yıllarda epey hareketlenen Türkiye piyasasında belki güncel olarak ismini pek sık duyamasak da aslında Ankara’nın en köklü, en saygıdeğer yeraltı gruplarından biridir Raven Woods. 2001 çıkışlı In Silent Agony… zamanından beri takip ederim kendilerini ve hatta bu EP ile ilgili komik bir anım dahi var (Bkz. PozKes#2). Sahnede de her zaman ortalığı toz duman eden bu manyak adamların müziklerini oldum olası sevmişimdir.

Tabii çok cıvımadan, bu ismi yeni duyanlar da vardır mutlaka diye şöyle bir özet geçmek gerekirse 1998 yılındaki kuruluşu sonrası günümüzde kurucu üye pozisyonunda Cihan Engin ve hem THE SARCOPHAGUS hem de son dönemde çıkarıp masaya vuran BURIAL INVOCATION’dan da tanıyabileceğiniz Ozan Yıldırım yer alıyor bugün konuşacağımız Enfeebling the Throne’da. Bu iki ismi bir cebe koyalım, daha işimiz çok. DECIMATION ile son on beş senede Türkiye’de yapılmış en iyi death metal albümlerinden bazılarına imza atan ve şimdilerde MOLESTED DIVINITY’de takılan gitarist Emre Üren’i de bir kenara not edelim. Ortak bazı isimler dışında henüz adı geçmeyen SELF TORTURE, CENOPATH ve CIDESPHERE gibi devlerde de yıllarca baget sallamış Semih Örnek’i de davula oturtalım ve son olarak da Burial Invocation’da ve hatta yine Molested Divinity’de de canavar işler yapan Cihan Akün’ü ekleyelim… Arkadaş yeraltı sahnesi mi Londra metrosu mu belli değil, bu nedir ya. Grubun şimdiki kadrosunda da eski CARNOPHAGE gitaristi Berkan Başoğlu var mesela. Olaylar çok karışık arkadaşlar.

Neyse, 2011 çıkışlı Enfeebling the Throne, şöyle Orta Doğu ezgileriyle bezeli karanlık albümleri sevenler için Türkiye’den çıkmış en kaliteli albümlerden biri. Black/death metal arasında bir yerlerde duran müzikteki zaman zaman NILE ve BEHEMOTH gibi isimlere öykünmeleri rahatça görebilirsiniz. Batı’nın bazı güzelliklerini alıp kendi özünle harmanlayınca tadından yenmez bir iş çıkıyor ortaya bence ve Enfeebling the Throne da hem müzikal hem de duygusal açıdan iyi bir Doğu-Batı dengesi tutturuyor. Grubun kayıtlarını SETH.ICT‘ten tanıdığımız Izmael’in ev stüdyosunda yaptığı bilgisi kalmış bir şekilde aklımda ama aradan geçen on yıla yakın sürenin ardından o kadar da emin değilim şu an. Yine de davul kaydının canavarlığı belli ediyor işin kalitesini zaten. Artık alışkınız belki kaymak gibi prodüksiyonlara ama o çıtayı buralara çeken albümlerden biri de buydu bana sorarsanız.

Bütün şarkılar belirli bir çizginin üzerinde olsa da albümün üzerinden geçen onca zamana rağmen Torture Palace hala her detayıyla aklımda ve “your dead end is my bloodbath!” sözlerine gelindiğinde hala ağzım yüzüm şekilden şekle giriyor gazdan, haha. Bunun haricinde grubun kendi geçmişinden çekip aldığı Inward Massacre ve yine Orta Doğu ağırlıklı gitarlarıyla öne çıkan Upheaven – Subterranean da bugün bile keyifli dinlediğim şarkılardan. Fakat Torture Palace çok gaz yahu. Şarkıları didikleyerek yazmaktan hoşlamasam da 1:23 itibari ile giren gitar, arkasındaki tamamen Doğu atmosferi kökleyen perküsyonlu akustik pasaj, 2:59’da da işkencecinin attığı kesikten fışkırırcasına patlayan o gaz bölüme gerçekten bayılıyorum hala.

Bu arada Stay için de ayrıca bir başlık açmak istiyorum. 2008 yılında, daha önce benim de bulunduğum ve gerçekten sakat bir yer olan Kelebekler Vadisi’nde hayatını kaybeden Orhan Evren Cihan (Evren Duskhunter) ‘a adanan bu parçayla ilgili temiz vokal de içerdiği dışında malum nedenlerle pek bir yorum yapamasam da bahsetmeden geçmek olmazdı. Son parçada ise konuk sanatçı olarak Mercan Dede sahne alıyor. Kendi müziğine zaten bayılan birisi olarak Raven Woods için üflediği neyini de her defasında gayet keyifle dinliyorum. Albümün genel konseptine de cuk oturup enfes bir biçimde kapatıyor albümü.

Değişken temposu, benzer yapılara rağmen çok tekrara düşmeden yerel standartlarımızın üzerine çıkan, hatta artık benzer şeyler yapmadıkları için karşılaştırmak doğru olmasa bile son BEHEMOTH albümünden bile daha iyi bir albüm Enfeebling the Throne benim için, haha. Eğer şöyle çöl ortamında, coğrafyaya uygun melodileriyle ürkütücü olmaya başaran karanlık bir şeyler arıyorsanız gönül rahatlığıyla Raven Woods’a dalabilirsiniz. Tabii bir handikap Spotfiy’da veya YouTube’da tüm albümü bulmak pek kolay değil. Olsun, grubun BANDCAMP sayfasından dinleyebilirsiniz. Hatta belli mi olur, belki satın da alırsınız… Umarım yeni albüm kaydı da bir an evvel biter de Raven Woods cephesinden yeni bir taarruz başlar; özledik yahu.

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Yerli Pazarı: Raven Woods – Enfeebling the Throne” için 3 yorum

  • 4 Ağustos 2019 tarihinde, saat 17:37
    Permalink

    Yeni keşfettim bu güzel siteyi. Konuyla alakasız biliyorum ama bana biraz kederli şarkılar önerebilir misiniz?

    Yanıtla
    • 4 Ağustos 2019 tarihinde, saat 18:34
      Permalink

      Messenger – The Return

      Yanıtla
    • 5 Ağustos 2019 tarihinde, saat 10:21
      Permalink

      Sitede doom metal etiketiyle paylaşılan yazılara bakabilir, @bagirmalimuzik Spotify hesabımızdaki Can Yakan Metaller listelerimize göz atabilirsin. \m/

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.