Klasik Bir Cumartesi: Motörhead – Overkill

Merhaba.

Blues rock türünün efsanevi isimlerinden ZZ TOP‘ın 1975 yılında yayımladığı Fandango! albümündeki Tush şarkısını bir hatırlayalım öncelikle:

Şimdi de hiç oyalanmadan 1979’a gelelim ve pek çoklarına göre heavy metalin babası olarak görülen Motörhead’in Overkill albümünden No Class‘ı hatırlayalım yeniden:

Evet. Yazıya buradan başlamak istedim, çünkü Motörhead’in bu mini çakallığını bir hırsızlık, terbiyesizlik, şerrrefsizlik gibi değil de bir beyan, bir meydan okuma, bir gövde gösterisi olarak görüyorum. Gelmiş geçmiş en ikonik gruplardan birinin listelerde hala kendine yer bulabilen Tush gibi bir şarkısının ana rifini alıp buradan yeni bir şarkı yazmak, göğsünü gere gere albüme koymak tam da Lemmy’nin yapacağı cinsten bir hareket; Biz Motörhead’iz! Siz ne yapıyorsanız bir fazlasını, üstelik daha da gürültülüsünü biz yapacağız! Siktirin gidin! demek bu resmen… Heavy metalin gerçek tavrının doğuşu kısacası.

60’lar boyunca çeşitli gruplarda gitaristlik yapan, JIMI HENDRIX‘in roadie‘si bile olmuş ve hali hazırda müzik kariyerinde çoktan yol almaya başlamış Lemmy Kilmister’in Hawkwind için yazdığı Motörhead şarkısının ismiyle yola çıkışı sonrasında 1977’de yayımlanan ve birkaç Hawkwind yorumu da barındıran ilk albümün peşine insanlar iki yıl içerisinde bu ufak gruptan Overkill gibi bir manyaklığı bekliyorlar mıydı bilemiyorum ama Motörhead’in Motörhead, Lemmy’nin de Lemmy olduğu, BLACK SABBATH ve JUDAS PRIEST‘in beraber açtığı kapıdan girip bu isimlerle beraber heavy metalin babası konumuna yükseldikleri albüm Overkill olarak kalacak benim için.

Artık bizler için herhangi bir yeniliği kalmadıysa da 70’lerin ikinci yarısında patlayıp 80’lere damgasını vuran NWOBHM, yani Yeni Dalga İngiliz Heavy Metali henüz yeni yeni filizleniyorken piyasaya çıkan Overkill, o güne kadar yapılmış en gürültülü, en sert, en net tavırlı albümlerden biri olarak tarihe geçmiş bir başyapıt. Dönemin parlamaya başlayan rock gruplarının, punk-rock akımının, hippie kültürünün ve diğer her şeyin ortasında, hiçbir şeye benzemeyen bir müzik ve özgüvenli bir tavırla çıkıp adeta akışı başka bir yöne kaydırdı Motörhead.

İlk albümdeki Hawkwind temelli space rock unsurlarını tamamen törpüleyerek, çok daha direkt, güçlü bestelerle ve bangır bangır bir prodüksiyonla saldırıyor Motörhead Overkill‘de. Zaten açılışı yapan isim şarkısının davullarını, Lemmy’nin o sonradan giren markalaşmış bas gitar tınısını duyup da çıldırmamak, kafa sallamamak için gerçekten de Lemmy’nin sözlerde belirttiği gibi ölü olmak gerek herhalde. Overkill, No Class, Damage Case… gibi bugün bile ile insanın içini kaynatan yüksek tempolu şarkılarla bezeli olması bir yana, Black Sabbath etkisinin yoğun şekilde hissedilebileceği Capricorn ya da kapanışta tempoyu düşüren Limb from Limb gibi, albüm içinde bakıldığında deneysel sayılabilecek rifler ve sözlerle dolu şarkılar da çeşitlilik kazanan Overkill, blues gitarlarını, punk tavrını, heavy metal sert adamlığını ve rock’n’roll ruhunu eşit oranda kucaklamayı başarıyor.

Çok da uzatmaya gerek yok, heavy metalin mihenk taşlarından biri hakkında güneşin altında daha önce söylenmemiş bir şey söylemek zor. O yüzden son olarak saygılarımı sunup, şapkalarımı çıkarıp çekiliyorum: Bu albümü yazan Ian Fraser “Lemmy” Kilmister 2015’te, “Fast” Eddie Clarke 2018’de, Phil “Philthy Animal” Taylor ise yine 2015’te aramızdan ayrıldı. Bu muazzam üçlüden geriye ise üç kişinin birlikte hareket ederek çıkarabilecekleri en güzel gürültüler, bizlere yadigar kaldı.

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.