Glare of the Sun – Theia

Merhaba.

2013’te kurulmuş ve ilk albümünü 2017’de yayımlayan Avusturyalı taze grup Glare of the Sun, 66 dakika süren ve şarkı isimleri Roma rakamlarından oluşan, yükte de pahada da ağır Theia ile karşımızda.

Ağır, yıkıcı bir doom metal tabanına sahip Glare of the Sun. Fakat death-doom pratiklerinden düz rock müziğe, hafif bir ambient uçuculuğundan progresif metale ve yeni dönemin bu atmosfer ağırlıklı post-metal gruplarında gördüğümüz numaralara kadar geniş sayabileceğimiz bir havuza sahipler ki bu da müziği çok daha rahat dinlenir ve güçlü kılıyor.

Açılıştan itibaren çok dallanıp budaklanmadan ilerleyen bir çeşit post-death/doom kırması gibi görünse de III ve atmosferin yoğunlaştığı, arkaplan seslerinin arttığı, MY DYING BRIDE tarzı ağır bir rif/davul ortaklığıyla açılan IV, beklenmedik şekilde temiz vokali devreye sokarak albümü farklı bir yola sürüklüyor. Bu kafa albüm boyu devam ediyor ve VI‘daki akustik gitar, VII‘de 90’lar OPETH rifleri derken derken Theia gerçekten de uzun süresinin hakkını vermeye başlıyor. Daldan dala atlıyor gibi görünse de albüm boyu karanlığın arasından ışığın süzülmesine de izin vermiyor grup ve müzikal açıdan ne yöne saparlarsa sapsınlar ruhani boyutta tutarlılığı koruyorlar. Theia zifir karanlık, umutsuz, keyifsiz ve tüm çeşitliliğine rağmen insanın üzerine oturup kalıyor.

Grup doom metalin alt ve yan kollarında kendini hiç sınırlamamış ve beste noktasında şöyle KATATONIA, CULT OF LUNA, OCTOBER TIDE, NOVEMBERS DOOM, GHOST BRIGADE gibi isimlerin yaptığı şeyleri tek bir pakette sunmaya uğraşmış sanki ve müzikal açıdan birilerine fazla benzemeden, büyük oranda hedefine ulaşmış. Ancak özgün bir atmosfer, vuruculuk ya da Glare of the Sun karakteristiği vs. gibi şeylerden bahsetmek için biraz erken. Grup sanki bu geniş spektrum içinde bir tık kaybolmuş gibi ve bu kadar uzun bir albümde bazı tepe noktaları olması lazım mutlaka. Albümde öne çıkan, bu saydığım gruplardaki gibi güçlü nakaratlara ya da vurucu anlara sahip bir şarkı yok örneğin – belki biraz X‘i ayrı tutabilirim hadi -. Dinledikçe açılan, albüm içinde öne çıkabilen besteler yazmışlar ve bütün halinde dinledikçe ortaya çıkan bir ruhtan, karakterden bahsedilebilir ancak ki Theia‘nın uzun süresini düşününce aslında bu biraz zorluyor insanı.

Aynı karanlık kaynaktan beslenen şarkılar Theia‘yı acı ve öfke etrafında şekillenmiş bütünlüklü bir hale soksa da ancak türün gediklilerinin dikkat edeceği detaylar ve farkına varacakları referanslar dışında şarkıları birbirlerinden ayırt etmek zor olduğundan ancak türe/türlere bayılan, uygun bir ruh haline sahip ve bolca vakti olan, şu sıcaklarda bir buçuk acılı adana gömmekten çekinmeyecek cesur yüreklere önereceğim sanırım, haha. Glare of the Sun’ın potansiyelini cebe koydum, fakat biraz daha pişip fikirlerin derlenip toplanmasına ihtiyaç var gibi hissettirdi.

76/100

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.