Klasik Bir Cumartesi: Kreator – Extreme Aggression

Merhaba.

Hafta içerisinde 30. yaşını kutladığımız bir klasik ile huzurlarınızdayım. Eğer bu siteyi yanlışlıkla açıp okumuyorsanız Alman thrash metalinin belirleyici isimlerinden Kreator için bir tanıtıma ihtiyaç duyduğunuzu sanmıyorum. O yüzden doğrudan 19 Haziran 1989 çıkışlı Extreme Aggression‘a geçiyorum müsaadenizle.

Söz konusu Kreator gibi her daim üst seviye müzik yapan bir isim olunca favoriler çeşitlilik gösteriyor ama bir kesim için grubun ilk döneminin en zayıf işi sayılırken bir kesim için de en başarılı albümlerden biri sayılan Extreme Aggression, grubun dördüncü stüdyo albümü ve hem dönemin alışkanlıkları hem de Kreator’ın tabiatı dolayısıyla fazlasıyla direkt, insanın suratında patlayan saf bir thrash metal taarruzu.

Tüm zamanların en kıymetli birkaç thrash metal albümünden biri olan Coma of Souls‘un bir yıl öncesinde çıkmak gibi bir laneti taşısa da grubun ilk dönemindeki diğer albümlere nazaran bir tık zayıf kalan Terrible Certainty sonrasında Kreator’a yeniden ivme kazandıran Extreme Aggression, thrash metalin başına gelen en güzel şeylerden biri olan Mille Petrozza’nın tutkulu vokallerini önderliğinde (bu albümle beraber davulcu Ventor nihayet mikrofonu Petrozza’ya teslim ediyor tamamen) , adının hakkını veren bir öfke patlaması yaşatıyor insana. Üstelik her ne kadar sapına kadar saf thrash olsa da önceki albümlerdeki – Pleasure to Kill – tek boyutlu thrash bestelerinin üzerine koyarak Kreator’ın türe hediye ettiği zekice, iniş-çıkışlı beste yapısının da ilk örneklerini barındırıyor. Hatta bu anlamda grubun ilk üç albümü ve Coma of Souls sonrası teknik dönemi arasında bir köprü ve Coma of Souls öncesinin en olgun albümü.

Don’t try to tell us what is right for us
We don’t give a fuck anyway
Don’t try to steal imagination from us
Things we believe we will never betray!

Önceki albümlerdeki gibi arkasından atlı kovalarmış gibi bir hız yok belki ama Kreator melodiyi, karamsarlığı, akılda kalıcılığı ve thrash öfkesinin patlayıcılığını müthiş bir dengede sunuyor. Çoktan bir Kreator klasiği olan Betrayer, Extreme Aggression, Love Us or Hate Us ve No Reason to Exist gibi şarkıların tamamında Petrozza ve silah arkadaşları önce bir şok saldırısıyla şaşırtıyor, sonra duraksayıp afallatıyor ve hemen ardından topyekün taarruzla alaşağı ediyor dinleyiciyi. Stream of Consciousness gibi şarkılarda da progresif yönlerini öne çıkarmaktan geri durmuyorlar üstelik. Petrozza ve Trzebiatowski’nin olağanüstü gitar işçiliği sayesinde, thrash dünyası artık sadece hızlı çalmanın yetmemeye başladığı bir döneme girerken standartı belirleyen albümlerden biri de Extreme Aggression oluyor böylece.

California’da, DEATH, POSSESSED ve MEGADETH gibi isimlerle çalışmış usta prodüktör Randy Burns tarafından kaydedilen albümün, grubun Amerikan thrash dünyasına tanıtımına katkısı da yadsınamaz elbette. Yunanistan’da çekilmiş klibiyle MTV’nin meşhur Headbangers’ Ball programında çalan Betrayer şarkısı önderliğinde, üstelik de BIG FOUR‘un ateş ettiği bir dönemde Almanya’dan kalkıp Amerikan piyasasında saygıdeğer bir yer edinmek gerçekten kolay değil ve Extreme Aggression, bunu başaracak kadar güçlü bir albüm.

This is a song in which
I use to describe what I feel
About people like you
No sense for humanity,
No idea about life
This premise has been proved
You used my trust to
Satisfy your brainless lust
Your word isn’t worth more
Than a puke in a dust!

Tüm bunların üzerine bir de saf thrash öfkesiyle yazılmış, bireysel özgürlüğün, doğruluğun ve erdemin savunucusu muazzam sözler eklenince iyice ebedi bir albüme dönüşüyor Extreme Agression. No Reason to Exist‘in, Love Us or Hate Us‘ın veya Don’t Trust‘ın 2019’da da en az 1989’da olduğu kadar geçerli sözlere sahip olması, thrash türünün asla tam manasıyla ölmeyeceğinin göstergeleri olarak karşımızda sapasağlam duruyor örneğin.

Herhalde albümle ilk ilgili tek gerçek eleştirim kapağına; önceden grubun maskotu olan iblisin ayna karşısında kendi yüzünü parçalarkenki bir görseli varken sonradan bu kapak grup fotoğrafıyla değiştirilmiş. Eh, o kadar da olsun artık.

90’larda iyice deneysel sulara kayıp hayranlarının büyük bir bölümünü üzmeye başlamadan önceki dönemde, Coma of Souls ile birlikte en güçlü Kreator albümü Extreme Aggression ve thrash metali seven, thrash metali öğrenmek isteyen veya bir şekilde deşarj olmaya yardımcı bir şeyler arayan herkesin başucunda durması gereken, hemen hemen hiçbir eksiği olmayan bir thrash klasiği. Ben de hazır 30. yıldönümüyken biraz konuşmak istedim gaza gelip; başka bir hafta başka bir klasikte görüşürüz.

97/100


Hey! Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi yorumlara yazmayı, sitedeki içerik hoşunuza giderse sağda solda paylaşmayı ihmal etmeyin lütfen. Metalperver’de olan bitenin bir takdiri hak ettiğini düşünüyor, içeriğinin katlanarak zenginleşmesini arzu ediyorsanız PATREON üzerinden Metalperver’e destek olabilir veya hiçbir şey yapmayabilirsiniz. Okuduğunuz için teşekkürler.

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.