Klasik Bir Cumartesi: Carcass – Heartwork

Merhaba.

Ekstrem metal dünyasında çok az isim vardır ki Liverpool’un öfkeli çocukları Carcass kadar saygı duyulduğu ve sevildiği halde Carcass kadar az tanınsın. Kariyerine 1986 yılında, azman insan müziği goregrind ile başladıktan ve türün standartını belirleyen iki muhteşem albüme imza attıktan sonra, 1991 yılında, Jeff Walker ve arkadaşları muhteşem Necroticism – Descanting the Insalubrious‘u ortamlara salarak beş yıllık kısa bir süreçte ekstrem metal tarihine geçmeyi başardılar.

1993 yılında ise deyim yerindeyse grubun The Black Album‘ü Heartwork yayımlandı.

Sapkınlık seviyesinde provokatif bir şiddet ve şoke edicilik temelindeki yaklaşımını bir kenara bıraktı Carcass. ARCH ENEMY‘nin kurucusu olarak tanıdığınız Michael Amott’un ilk Carcass macerasının ikinci ve son ürünü Heartwork, bir yandan buram buram Stockholm kokarken bir yandan da prodüksiyonundan beste yapısına kadar METALLICA‘nın dünyayı ne kadar etkilediğini kanıtlar nitelikteydi bir kez daha; grubun logosu ise sadeleşmişti çoktan.

Alien ile dünyamızı değiştiren, huzur içinde uyumasını dilediğim H.R. Giger’in çift anlamlı heykelciğini de kapağına oturttu ve aynı kapaktaki gibi barış içinde açmıştı kollarını Carcass. Tabii içten içe o kadar da barışçıl olmadığı henüz ilk şarkı Buried Dreams‘in ilk mısrasında ortaya çıkacaktı: Welcome, to a world of hate!

Aslına bakarsanız orta tempodan pek de şaşmayan, MEGADETH‘in Countdown to Extinction albümüne koysanız sırıtmayacak, gayet klasik bir şablonu takip eden bestelerle dolu Heartwork, elbette çıkar çıkmaz hayranların kazan kaldırmasına neden olmuştu. Ekstrem metal ortamlarındaki davayı satma muhabbetlerinin ana başlığı Carcass’tı artık. Ne var ki Heartwork yıllarla ve sinirli kalabalıklarla olan savaşını kazandı ve aradan geçen yirmi altı yılın ardından death metalin melodik kanadında gelmiş geçmiş en ilham verici albümlerden biri pozisyonundaki yerini koruyor hala.

Bill Steer’in hak ettiği değeri görmeyen bir gitarist olduğu aşikar, ancak Heartwork‘te yaptığı iş gerçekten ayakta alkışlayacak cinsten. Hem işleri bu kadar basit ve sade tutup hem de bu kadar dolu bir iş çıkarmak kolay olmasa gerek. Katmanlı melodilerin arasında IRON MAIDEN duymamak imkansız elbette ama death metal coşkusunu kaybetmeden orta tempoda böylesi bir iş başarmış olması bugün bile şaşırtıcı. Daha Buried Dreams‘teki solosuyla da Micheal Amott’tan bile rol çalabileceğini gösteriyor üstüne üstlük! Canım Bill be, blues projen FIREBIRD‘ünü de çok severdim zaten senin.

Micheal Amott gibi bir gitar tanrısını da es geçmemek gerek tabii. Leziz arpejleri ve Colin Richardson üstadın 2019 standartındaki (daha geçen gün YouTube’da, sadece yedi ay önce yüklenmiş bir “Carcass-Heartwork gitar tonu!” videosuna denk geldim, haha) prodüksiyonu yetmezmiş gibi çaldığının daha da kulağımıza, beynimize, ruhumuza kazınmasını sağlayan pinch harmonics tekniği gerçekten kusursuz. İkilinin müthiş uyumu ise Heartwork‘ü kusursuz bir gitar albümüne çeviriyor. Carnal Forge, Heartwork, Embodiment, Blind Bleeding the Blind ve diğer her bir şarkıda paslaşarak, atışarak ya da tek vuruş oynarak gönülleri şen eyliyor Bill&Micheal ikilisi.

Yıllar, yıllar sonra nihayet gitarları özümseyince bu defa bir başka ikili performans ile Heartwork, farklı bir odak ile yıllarca yine, yeni ve yeniden dinlenebilir olduğunu kanıtlıyor. Jeff Walker’dan başlayalım: Biraz dikkat gerektirse de alıştıktan sonra rahatça duyulabilen bas gitarı, kinayeli, muzip sözler yazmadaki üstün becerisi ve kirli olduğu halde anlaşılabilir vokaliyle şüphesiz Carcass’ı Carcass yapan en büyük etmenlerden biri ve Heartwork performansı da muhteşem; in God we’re trussed!

Ken Owen’ın önceki albümlere nazaran daha sade ve gitarları öne çıkaran performansına ise aldanmayın, zira öyle kritik yerlerde öyle bir vites yükseltiyor ki Carcass denildiğinde birçoklarının aklına ilk gelen onun o nereden patladığı belli olmayan kısacık blast-beat delilikleri. Heartwork‘te de ara sıra sıkılıp direksiyonu ele geçiriyor ve Arbeit Macht Fleisch ve Blind Bleeding the Blind gibi şarkılarda resmen susturuyor grubun kalanını.

Daha vahşi, daha saldırgan bir şeyler için grubun önceki albümlerini tercih edebilirsiniz tabii ama benim için Carcass ilk olarak her zaman Heartwork olmaya devam edecek sanırım. Çıktığı dönem gruba pek yaramadıysa da Heartwork bugün bile ilhamını koruyan kusursuz bir albüm ve melodik, özenli bir death metal seven herkesin başucunda durması gereken ebedi bir klasik.

100/100

Not: Kısa bir süreliğine herhangi bir yazım çıkmayacak sitede, herkese iyi tatiller.


Hey! Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi yorumlara yazmayı, sitedeki içerik hoşunuza giderse sağda solda paylaşmayı ihmal etmeyin lütfen. Metalperver’de olan bitenin bir takdiri hak ettiğini düşünüyor, içeriğinin katlanarak zenginleşmesini arzu ediyorsanız PATREON üzerinden Metalperver’e destek olabilir, veyahut hiçbir şey yapmayabilirsiniz. Okuduğunuz için teşekkürler.

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Klasik Bir Cumartesi: Carcass – Heartwork” için bir yorum

  • 1 Haziran 2019 tarihinde, saat 13:25
    Permalink

    Hey gidinin, 9 yıl önce bu albümle death metale başlamıştım. Kusursuz bir icraat. Bayağıdır da dinlemiyordum, açıyım da kulaklarım şenlensin.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.