Obsequiae – Aria of Vernal Tombs

Merhaba. Bugün yine bir konuk inceleme var elimde. PATREON abonelerimizden Hasan Molla’nın, daha önce incelememi önerdiği, fakat baktı ki benden iş çıkmayacak kendisinin el attığı 2015 çıkışlı Obsequiae – Aria of Vernal Tombs incelemesiyle baş başa bırakıyorum sizleri, buyursunlar:

Aslına bakarsanız metal ile tanışmamın üstünden henüz beş yıl gibi nispeten kısa bir süre geçmesine rağmen bu sürede özellikle ilk başlarda keşfettiğim her şey aklımı aldığı ve bu yüzden dinlediğim şeylerin yaklaşık %85’i metal olduğu için repertuarımı bayağı genişlettiğimi düşünüyorum. Manyaklar gibi tekrar tekrar günlerce dinlediğim albümler vardı tabii ki. Ancak bu yüzlerce, binlerce grup ve albümlük şamata arasında hani bazen ilk duyduğunuzda konuşamadığınız, hareket dahi etmeyip sadece dinlemeye devam ettiğiniz, “bu farklı bir şey,” diye düşündüğünüz albümler olur ya. Bu çok farklı bir şey.

Obsequiae, meraklısı dışında çok bilinmeyen bir grup ve bu beni hem çok şaşırtıyor -çünkü milyonlarca metal grubu arasında gerçekten tek bir eşi benzeri yok- hem de hiç şaşırtmıyor çünkü adamların kafasında ne yapmak istedikleriyle ilgili vizyonu çok net, hiçbir şekilde genele hitap etmesi için basitleştirme, yumuşatma gibi bir olay yok. Özellikle bu albüm taş gibi bir melodik black metal albümü.

Melodik black desem de bu en basit tabir çünkü sıradan kalıplara uyan bir müzik yok burada. En uygun isim “Orta Çağ black metali” diye çevrilebilen “medieval black metal” olur herhalde. Böyle denince akla Satyricon, Summoning gibi gruplar gelebilir ama aradaki benzerlik sadece bu isim ile sınırlı. Aslında Obsequiae üzerinde en çok etkisi olan gruplar en erken melodik death metal grupları, özellikle Eucharist ve Dark Tranquillity isimlerini kendileri de belirtiyor ki A Velvet Creation, A Moonclad Reflection, Skydancergibi eserlerden nasıl ilham aldıklarını görmek zor değil. Zaten ilk albüm Suspended in the Brume of Eos da daha death metal ağırlıklı – bu açıdan bir Dissection benzetmesi de yapılabilir. Biraz folk hissi de almak mümkün ama ne bileyim mesela Finntroll gibi, Korpiklaani gibi vıcık vıcık veya folk olayı sadece akustik gitar ile sınırlı olan gruplar gibi değil bu. Obsequiae çok sıcak, ferah ve yumuşak (yani ne kadar yumuşak olursa artık) bir müzik yapıyor, ne de güzel yapıyor.

Albümde dört tane, sadece arp ile çalınan parça bulunuyor ki bunlar gerçekten de Orta Çağ’da yazılmış ve o zamanlardan günümüze ulaşan en büyük müzik koleksiyonlarından biri olan Cantigas de Santa Maria’dan ya direkt alıntı ya da alıntının farklı bir yorumu. Açılış parçası Ay que por muy gran fremosurada bunlardan biri ve o Orta Çağ hissini hüzünlü bir şekilde fazlasıyla yansıtan mükemmel bir giriş yapıyor. Buradan bayrağı devralan Autumnal Pyre bu havayı metal çerçevesinde nasıl devam ettirebileceklerinin en güzel örneği, zira metal parçalarda da – bazı gruplar gibi sadece olabilecek en yüzeysel şekilde synth vs. kullanarak kolaya kaçmadan – şarkı yapılarında da tamamen o zamanın müziği baz alındığını melodilerin nasıl ilerlediğine dikkat edersek rahatça duyabiliriz.

Büyük çoğunlukla bas ve ana gitarların arasında dönen oyunlar üzerinden yürüyor şarkılar (bas için ayrı bir parantez açıyorum çünkü o nasıl bir bas tonudur,) ve neredeyse hiçbirinde belli bir ana rif göstermek mümkün değil, onun yerine bir motif etrafında şekilleniyor şarkılar; rifler kendilerini çok az tekrar etmesine rağmen hiçbir şekilde zorlama gelmiyor kulağa. Bu kadar dinlenebilir bir albüm olmasının en büyük sebeplerinden biri de bu. Her şey olması gerektiği gibi, son derece doğal ilerliyor. Kısa arp parçaları da biraz havayı değiştirme ve nefes aldırma açısından oldukça başarılı. Albümün süresi de 44 dakika gibi tam ideal olunca ne olduğunu anlamadan bitiveriyor.

Tek tek şarkılara girmek istemiyorum ama özellikle dikkat çekmek istediğim iki tane var: Biri az önce bahsettiğim Autumnal Pyre, diğeri de In the Absence of Light; o hafif hüzünlü, akşamüzeri günbatımından bir-iki saat önce, bir kalenin tepesinde elinde kılıçla zafer çığlığı atan Battal Gazi hissini dibine kadar yaşatıyor. Daha çok komedi niyetine izleyen biri olarak bundan sonra benim için bambaşka bir boyut kazandı. Yine ve yeniden metalin faydaları. Biz de Türkler olarak “Ghazi Metal” diye Battal Gazi, Tarkan konulu metal mi yapsak acaba?

90/100

Obsequiae – Aria of Vernal Tombs” için bir yorum

  • 22 Nisan 2019 tarihinde, saat 23:52
    Permalink

    güzel bir keşif oldu benim için, teşekkürler.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.