Brymir – Breathe Fire to the Sun

Merhaba.

Hem arkadaşım hem de iyi bir Metalperver takipçisi olan Selim Çetiner’in Patreon üzerinden yaptığı istek doğrultusunda, ömrümde daha önce hiç dinlemediğim Brymir’in 2011 yılında çıkardığı ilk albümü Breathe Fire to the Sun‘ı incelemek üzere oturmuş bulunuyorum bilgisayarın karşısına. Hem daha önce hiç duymadığım bir grubu keşfetmeme ön ayak olduğu için hem de Metalperver’e desteği için bir kez de buradan selamlar Selim’e.

Senfonik/melodik, folk/pagan death metal. İnsan daha söylerken yoruluyor gibi ama Finlandiyalı (buna kimsenin şaşırmamış olması lazım) Brymir’in yaptığı müzik bu çerçevede değerlendiriliyor. 2006 yazında, bir müzik kampında temelleri atılan ve ENSIFERUM şarkıları çalarak kazandığı bir yarışmanın ardından ismini duyurarak yaz kampı projesinden tam zamanlı gruba dönüşen, enteresan geçmişe sahip bir grup Brymir.

Resmen boşuna yaşıyoruz yalnız. Adeta boşa akıyoruz. Neyse.

Türün genel algısı ve bu algıyı yaratan grupları göz önüne alınca zaten bir fikir oluşuyor insanın zihninde ama Brymir özelinde işler biraz farklı. Folk/pagan melodik death metalden ziyade Breathe Fire to the Sun‘ı senfonik, epik death metal şeklinde değerlendirmek daha doğru gibi geliyor bana. Bazı albümlerde olduğu gibi senfonik bir intro sonrasında belki his olarak zaman zaman başa dönülse de müzikal açıdan hiç de o giriş parçasıyla ilgisi olmayan türden değil Brymir müziği. Epik bir atmosfer tabanı yaratan klavye, zaman zaman devreye giren flüt ve klarnet gibi üflemeliler, üst üste bindirilmiş koro vokaller vb. özellikleri düşününce açılışında verdiği o büyüklük hissini albüm boyunca üzerinde taşımayı başarıyor Breathe Fire to the Sun. Brymir’in kendini çok da ciddiye almadığını hissediyorsunuz kolaylıkla, ancak bir eğlence ya da parodi grubu da değiller kesinlikle ve bu tam ikisinin arası halleri benim çok hoşuma gitti.

Tam kararında dedim ve ilk göze çarpan ve en önemli, en önde özelliği olduğu için senfonik altyapıdan girdim ama aslında bu epiklik hadisesi nadiren de olsa bazen biraz havada kalıyor ve albüme hafif bir banallik, bayağılık da katıyor. Fakat benim için doğru bir dengede duruyor albüm ve genel olarak çok başarılı bir orkestrasyon söz konusu; metal enstrümanları ile doğru bir frekansta buluştuğu anlar ise kesinlikle çoğunlukta. Albümün power/speed metal ile eser miktarda melodik black metal karışımından oluşan metal bölümleri ise ENSIFERUM, MOONSORROW, INSOMNIUM, WINTERSUN gibi grupların işlerini çağrıştırmakla beraber gayet akılda kalıcı, eşlik etmesi keyifli melodiler ve -nadiren de olsa- gaz blast-beat bölümler eşliğinde su akıp gidiyor. Fakat aynı şeyi vokaller için söylemek pek mümkün değil. Fazlasıyla geride kalmış vokal kaydı ve sesi açtıkça daha da coşan klavyenin arkasında kaybolup gidiyor çoğu zaman ve o klavyenin yarattığı gazı destekleyen bir vokalin enerjisini hissedemiyor insan. Breathe Fire to the Sun‘ın tek büyük problemi bu sanırım. Koro bölümler daha anlaşılabilir ve önde mesela ama ana vokali duymak için gerçekten biraz çaba göstermek gerekiyor.

Metal bölümler bu kadar melodik eşlik etmesi keyifli, senfonik kısımlar aynı ölçüde atmosferi perçinleyip insanın kanını kaynatan bir yapıda olunca Breathe Fire to the Sun’ı kısa süre içerisinde sevip benimsemek mümkün. Çok daha sert, çok daha teknik ya da her haliyle tr00 bir şeyler aramayan herhangi bir dinleyici için Brymir müziğinden keyif almamak biraz zor. Cycle of Flame‘de örsün üzerine inen çekiç darbeleri, In Silence‘daki sinematik -hakikaten abartmışlar biraz, haha- klavyeyi besleyen kesik gitarlar, gaz bir blast-beat ile giren Burning Within veya albümdeki en atipik rifleri barındıran Withering Past, hiç de ilk albümünü yayımlamış yeni yetme çocukların elinden çıkmış işler gibi durmuyorlar.

Önyargılı demek biraz abartılı olabilir ama bu türde yeni grup keşfetme motivasyonuna sahip olmayan bir dinleyici olarak bir yerlerde kendi başıma karşılaşsam muhtemelen hiç açıp bakmayacağım Brymir’i keşfettiğime memnunum. Breathe Fire to the Sun vokal eksikliğini ve bazı anlarda kendini frenleyemeyen gaz klavyeleri bir kenara koyunca mis gibi bir albüm çıktı. Türün takipçileri çoktan hatmetmiştir belki ama eminim Metalperver okuyucularının büyük bir kısmı için yeni ve iyi bir keşif olacak. Bu sene yeni albümleri de gelecekmiş anladığım kadarıyla, merakla bekliyorum bakalım.

83/100


Her zamanki gibi kritikle ilgili düşüncelerinizi yorumlara yazmayı; bu inceleme ve sitedeki diğer yazılar hoşunuza giderse sağda solda paylaşmayı ihmal etmeyin. Metalperver içeriğinin katlanarak çoğalması ve zenginleşmesi için Patreon sayfası üzerinden Metalperver’e ulaşabilir ve destek olabilirsiniz. Okuduğunuz için teşekkürler.



İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.