Dark Tranquillity – Construct

Merhaba.

Albüm yazım süreci hakkında konuşurken “Zaten ilk başta elimizde olan şey hep pop şarkıları oluyor, daha sonra bunlara DarkTranquillity esansını ekliyoruz,” diyen Mikael’in söylediği bu sözler o kadar hoşuma gidiyor ki kritiğe de bu cümle üzerinden başlamak istedim. Bilindiği gibi Dark Tranquillity yıllar içerisinde melodik death metal sancağının altından hiç ayrılmamış, buna karşın her albümünde minimal da olsa bariz olarak nitelendirilebilecek birtakım değişikliklerde bulunmayı da artık alamet-i farikası haline getirmiş bir topluluk.

İşin ilginç yanı, hemen her albümde bir öncekinden farklı bir şeyler olacağı daha ilk günden bilinmesine hayranlarda yeni albüm haberi karşısında şüphe oluşmaması. Dark Tranquillity, stilistik bakış açısı ve müzikal evrimi destekleyen vizyonuyla yaptığı sayısız (sayılı aslında tabii) albüm ile kendi esansının başarısını öyle güzel ispatladı ki, yeni bir albüm haberi aldığımda pek çokları gibi ben de iyi bir albüm geleceğine büyük oranda emin, kendine ve gruba güvenir bir halde bekliyorum grubu. Belki işin heyecanını veya büyüsünü bir nebze baltalayan bir durum, fakat grubun bu güven algısını oluşturmuş olması bana göre çok büyük bir başarı.

Fakat ne zamandır Dark Tranquillity övmüyordum, iyi geldi. Devam.

Fiction ile We Are The Void evlililiğinden doğan bir çocuktu 2013’te çıkan Construct. Fiction’daki orta tempo ısrarı ya da We Are The Void’in kimilerine göre biraz fazla black metal hissi yaratan karanlık atmosferi hemen hemen aynı ölçülerde Construct’a yerleşmiş durumda ama Construct’ın kendine özgü bir havası var ve o havayı çok seviyorum.

Projector’den beri beste aşamasında kendilerini en çok zorladıkları albüm olduğunu iddia etmeleri boşuna değil. Şarkı yazımında bariz bir farklılık var. Bu değişimin ortaya çıkardığı en büyük sonuç ve tek handikap ise patlayıcı, kan akışını hızlandıran, DarkTranquillity’nin agresif hitleri arasına girebilecek bir şarkı bulunmaması. Yalnızca belirli anlarda parlayıp sönen bir agresiflik düzeyi var albümde. Farklı açılardan bakıldığında hit olarak değerlendirilebilecek şarkılar olsa da patlayıcı özellikte, albümün lokomotifi olabilecek şarkıların eksikliği hissediliyor bir parça. Bu eksiklikse albümün verdiği bütünlük hissi sayesinde gideriliyor neyse ki.

Grup Haven ve Fiction dönemlerindeki orta tempolarda seyreden besteleri hatırlatacak şarkılara WeAre The Void’in yoğun ve karanlık klavyelerini ekleyerek bahsi geçen albümlerdeki şarkılardan farklı işlere imza atmayı başarmış olsa da bazı şarkıların tek başına hatırda kalma şansının az olduğunu, bu şarkıların gücünün albüm içerisinde peş peşe dinlendiğinde ortaya çıktığını belirtmek gerek. Bütünlük hissini pekiştiren bu özelliğin albüme alışma süresini arttırmasıysa kaçınılmaz bir yan etki. Albüme uzaktan bakmayı bırakıp şarkılara dalındığı zaman ise bambaşka bir manzara ortaya çıkıyor. For Broken Words’de metot olmadığı iddiasına bakmayın, DarkTranquillity kariyeri boyunca şarkı yazarken kullandığı hemen her yöntemden faydalanıyor her zamanki gibi.

İlk tahlilde We arethe Void ile keşfettikleri yeni dokuların üzerine gitmişler gibi görünse de o atmosferdeki karanlık tabakanın altında grubun geçmişinden birçok farklı kesite denk gelmek mümkün. Aradan geçen yılları da düşününce hangi şarkıda grubun hangi günlerinden esintiler yakalanabileceğine girmeyeceğim elbette. Zaten iki Dark Tranquillity konuşayım derken yazı uzadı da uzadı. Aşağıdaki paragrafta genel bir yıkama yağlama çekip müsaadenizi isteyeceğim o yüzden.

Melodik death metal gibi varyasyonu diğer türlere göre kısıtlı olan bir müzik türüne –Gothenburg soundunu yaratan gruplardan biri olmalarını saymıyorum – on bir (albüm çıktığı dönem on) albüm katmış bir grubun hala şarkı yazarken farklı yollara sapabiliyor olması, dört-beş dakikalık şarkıların söz konusu olduğu bir ortamda The Science of Noise, Uniformity ve The Silence In Between gibi zerre alakası olmayan şarkıları peş peşe dizebilmesi gerçekten takdir edilesi. Yeri gelmişken, albümdeki bonus şarkılardan outro niteliğindeki Photon Dreams o kadar iyi ki; Dark Tranquillity’nin Ex-Nihilo ile giriştiği bu modern kıyamet atmosferli şarkılardan daha fazla yapması gerektiğini düşünenleri yarın 13:30’da Gothenburg’daki Rogue Music’in önünde bekliyorum. Kapısına dayanalım Brandström’ün. Yeter artık.

Construct, We Are The Void’de yakaladığı atmosferi kullanma açısından kendini tekrar ediyor gibi gözükse de şarkı yapılarına bakıldığında farklılığın kendini rahatlıkla gösterdiği, grubun farklı dönemlerinde kullandığı yapıları bir araya getiren, sabit bir hızla ilerleyen ve bu yüzden çıktığı dönem geri planda kalsa da uzun vadede sağlam yol alabilmiş bir albüm. Hakkında çok az konuştuk gibi geliyor, o yüzden burada biraz sizi darlayayım dedim. Çünkü herkes bilir ki bazen insanın Dark Tranquillity damarı kabarır. Bu defa Construct yanımdan kabardım. Ortalama bir albümün bile ne kadar güzel ya, canım DT.

82/100

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Dark Tranquillity – Construct” için 2 yorum

  • 7 Mart 2019 tarihinde, saat 09:58
    Permalink

    80-90 yıllarının albümlerini incelemelisin. günümüzden çok daha iyi albümler bulacaksın şuan konkhranın 97 çıkışlı weed out the weak albümünü dinliyorum ümit stüdyodan 98de kasedini almıştım uzun zaman walkmanimden çıkmamıştı ve bu gün pek bilinmeyen daha niceleri.
    Yok arkadaş 2bin sonrası şunlarda çok iyiymiş diyeceğim pek bişey yok. dinazor olduk

    Yanıtla
    • 7 Mart 2019 tarihinde, saat 12:50
      Permalink

      2000 sonrasından bir şey bulamayıp gençlikte keşfettiğin şeylere takılı kaldıysan büyük geçmiş olsun, kepenk kapatmışsın resmen ahah.

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.