Kriegsmaschine – Apocalypticists

Merhaba.

Bu hafta içerisinde pek çoklarının farkına varamadığı, fakat çok önemli ve ulvi bir mesele vuku buldu. Gezegenler doğru şekilde mi hizalandı ne oldu tam da bilmiyorum ama en son Exercises in Futility‘yi kucağına bırakıp insanoğlunun aklını başından alan Darkside ve M. ikilisi, insana bildiği her şeyi unutturan ve olduğu gibi kendini karanlığa adamasına neden olan müzikleri aracılığıyla bilinen en eski, kadim savaş makinesini bir defa daha çalıştırıp insanı ayartmak ve modern black metale yön vermek üzere yüzeye duhül ederek fanilere göründüler.

Mgła‘dan bir hayli farklı olmasına karşın müzikal açıdan en az onun kadar büyüleyici olan ve kadrosunda Mgła‘dan farklı olarak HATE‘den tanıdığımız Destroyer’i barındıran Kriegsmaschine’in dört yıllık bir aranın ardından gelen üçüncü albümü Apocalypticists, şahsım adına senenin en büyük sürprizlerinden biri. Kıyametin müjdesi hiç patırtı gürültü çıkarmadan verildi ve böylesi bir karakter, özgüven ve testis şovu karşısında perişan olmuş vaziyetteyim doğrusu.

Apocalypticists bir kuklaymışçasına oynuyor dinleyicisiyle. Ne yapacağınıza, ne hissedeceğinize kendisi karar veriyor. Önceden de endüstriyel tınılarla kaotik gösterisini kontrol mekanizmasına çevirmeyi başardığına şahitlik ettiysek de bu defa Darkside’ın davulları ile bambaşka bir kontrol kudretine erişiyor Kriegsmaschine. Müziğin yalnızca dizemden ibaret olduğu ilkel zamanlar ile günümüzün ötesinde bir modernite algısının şekillendiği alternatif bir şimdi arasında, düzensiz bir salınıma sürüklüyor dinleyiciyi Darkside. Yalnızca davullar üzerine bile ayrı bir kirtik yazılabilir; her kültürden, her zamandan bir şeyler var Apocalypticists’de ve bu çeşitlilik asla bütünü bozmuyor. Gerçekten çok özel bir performans.

Solgun bir ay ışığı altında M.’in gitarından dökülen buz gibi melodiler ve Destroyer ile birlikte, bir vahşinin duygsuzluğuyla kıyametin merhametsizliğini harmanlayan vokalleri, acımasız sözler ile daha da büyüleyici bir hal alıyor. Katıksız bir nefretle dudaklarının arasından alev kusuyorlar adeta. Bu alevi besleyen en büyük güç ise Darkside’ın davulları kesinlikle. Apocalypticists‘de nasıl usul usul devreye girdiğini ve 2:41 itibariyle kontrolü tamamen nasıl ele geçirdiğine bir bakın. The Pallid Scourge‘a, ya da birkaç defa dinlersem hepten çıldıracağım On the Essence of Transformation‘a bir bakın. Bu kadar net bir black metal içerisinde böylesi davulları hayal edebilmek bile başlı başına büyük bir delilik.

Daha fazla maruz kaldıkça insanın içine daha çok işleyen, kara veba gibi dokunduğu her şeyi tüketen, ürkütücü, baskıcı, insanı umutsuzluğa iten ve gerçekten kıyametçi bir albüm Apocalypticists. İnanç, gerekçelendirme ve doğruluk yanılsamasının, başka bir yaşam için öğrendiğiniz onca şeyin, kurulabilecek bütün cümlelerin, vücut bulabilecek tüm o düşüncelerin, doğabilecek ve olabilecek her şeyin hiçliğini anlatıyor Apocalypticists. Tek bir çatlağı bulunmayan, ışık geçirmeyen, kimsenin uyanamayacağı, yapısızlaştırma çarkının sonsuz döngüsü karşısında semazenlerin bile kristalleşip yok olacağı, bütün tekliflerin reddedileceği, tüm suların durulacağı, kimsenin serbest bırakılmayacağı, erdemin tükürüğe dönüşeceği mutlak ve sonsuz bir kabusu müjdeleyerek bilinç eşiğinde kaybolup gitmeyi anlatıyor.

Söyleyecek bir şey bulamıyorum.

96/100

 

 

 

İsmail Korhan Tok

Üniversiteden sonra metali bırakmadım.

Kriegsmaschine – Apocalypticists” için 4 yorum

  • 26 Ekim 2018 tarihinde, saat 10:16
    Permalink

    Albümü dinlerken baterist abinin bir noktada sikerim lan diyip bagetleri falan attığını hayal ettim. Oyle yogun bir iscilik var ki sanki adam eliyle ayagiyla vura vura calmis. Dinlerken insanin aklina tuhaf bir sekilde kendinden gecmis bir darbukaci falan geliyo. Balik Ayhan misin arkadas!

    Yanıtla
  • 27 Ekim 2018 tarihinde, saat 13:17
    Permalink

    Mgła denilen insanüstü grup bir de yandan yandan böyle bir albüme imza atmış. Black metali yeniden tanımlayacaklar gibi geliyor. Cidden bateri inanılmaz ama bence vokali de es geçmemek lazım. Şimdiye kadar 2 kere canlı izleme şansı bulduğum bu elemanların her mamülünü yakından takip etmeye devam.

    Yanıtla
  • 29 Ekim 2018 tarihinde, saat 00:07
    Permalink

    İlk şarkı diğerlerine gerek kalmadan beni tek başına yiyor zaten, sonrasında afallamış halde başa gelen çekilir diyerek salıyorum kendimi. Ne girdi ne çıktı anlamadan bitiyor albüm.

    Bir de Destroyer bu albümde yok mu acaba? Metallum’da gruptan ayrılmış gözüküyor.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.